• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Hal Yasa Taslağı ile fiyatlar düşmez”

26 Şubat 2019 Salı 09:00
12
14
16
18

   ► Hazırlanmakta olan yasa taslağı ile sebze ve meyve fiyatlarının düşebileceğini zannetmediğini ifade eden TÜRKHAL Başkanı Yüksel Tavşan, planlı üretim yapılmadıkça fiyatların yükseleceğini söyledi. Tavşan, “Asıl mesele üretim azlığından kaynaklanıyor. Olmayan ürünün fiyatı yükselir. Öncelikle tespit yapılıp üretimin planlanması gerekiyor” dedi.

     Türkiye, sebze meyvede 100 milyon TL’lik ticaret hacmine sahip. 174 hal üzerinden Türkiye’ye dağıtılan bu ürünler, 20 bini aşan hal esnafı ve emektarına iş imkanı sağlıyor. Bugünlerde en fazla konuşulan başlık; 5957 sayılı Hal Yasası’ndaki revizyon…
     Türkiye Halciler Federasyonu(TÜRKHAL) Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Tavşan,  olağanüstü artışların yaşanmaması için özellikle patates, soğan gibi temel ürünlerden başlayarak acilen planlı üretime geçilmesi gerektiğini söyledi. Hazırlanan Hal Yasa Taslağı ile fiyatların düşmeyeceğini belirten Tavşan, taslağa ilişkin komisyonculuğun kaldırılması ve özelleştirme başlığında eleştirilerinin olduğunu kaydetti.

Türkiye’de kaç tane hal var, buradaki istihdam hakkında bilgi verir misiniz?
     174 tane halde 8 bin esnaf faaliyet gösteriyor. Ama bir o kadar da tüccar ve çalışanlardan oluşan geniş bir kitleye hâkim. Sebze ve meyve diğer ürünler gibi değil. Raf ömrü kısa… Sermaye ve imkân da olsa sebze meyveyi maliyet analizi ile satışa sunamıyorsunuz. Hal; özellikle sebzede, sera ürünlerde ve diğer ürünlerin doğru şekilde fiyat bulması için çok sayıda alıcı ile çok sayıda satıcıyı bir araya getiriyor ve o günkü talebe göre fiyat oluşuyor. Bu fiyatın doğru çakışması için en doğru yer haldir.  Bizim 5957 sayılı kanunumuz var. Burada üreticilere öncelik verilmiş durumda. 

Hallerin yarattığı ticaret hacmi nedir?
     Bakanlık verilerine göre sebze-meyvede 100 milyar TL bir ticaret hacimden bahsediliyor. Türkiye’de 50 milyon tonluk ürün var.

Geçtiğimiz günlerde verdiğiniz demeçlerde ‘planlı üretim’ vurgusu yaptınız. Bu konuyu biraz daha ayrıntılı ele alalım mı?
     Federasyon olarak bunu yıllardır söylüyoruz. Üretim planlaması çok önemli… Özellikle Aralık-Ocak aylarında patates, soğan, örtü altı sera ürünlerde fiyatlar çok arttı.
     Göçmen ve turizm hareketini de düşündüğümüzde toplamda 100 milyon nüfusumuz var. Zayi oranımızı, ihracatımızı düşünerek bir üretim planlaması yapmamız gerekiyor. Bu şekilde ancak denge kurabiliriz. Tamamen tesadüfe kalmış şekilde yol alıyoruz. Bakın bu sene patates soğan para etti. Tohumcu arkadaşlarımız “Elimizde patates soğan tohumu kalmadı” diyor.  Önümüzdeki sene fiyatlar düşebilir. Bu işin üretim planlamasını yapmadan olmaz.

Yıllardır bunu ifade ediyorsunuz ama bir arpa boyu yol alamıyorsunuz. Neden?
     Biz her fırsatta söylemeye devam edeceğiz. Bu krizi fırsata çevirebiliriz. Bakın patates soğanı pilot ürün ilan edelim. Amasya, Polatlı, Adana, Niğde, Kayseri ve Nevşehir gibi patates soğanın iyi yetiştiği yerler belirlenip ekim için buralar önerilmelidir ve tarafların içinde olduğu bir çalışma ile belirlenen yerlerin dışında her yerde her şey ekilip biçilmemelidir. Burada Devletin ağırlığı olmalıdır. Taban fiyatına benzer bir şekilde fiyat belirlenmelidir, üreticimiz de buna güvenerek ekim yapmalıdır. Fiyat istikrarı ancak bu şekilde sağlanabilir. Bu alım garantisi üreticiyi rahatlatır. Üretim planlamasını bir an önce yapması lazım. Artık buna başlamak gerekiyor.

Uzun zamandır üzerinde çalışılan bir Hal Yasası var. Ancak ciddi eleştiriler de alıyor. Bu konuda sizin de eleştirileriniz oldu. Sesinizi duyurabildiniz mi?
     Meyve sebze ticaretinin bir yasası var. Çünkü işin içine üreticinin ürününü pazarlaması giriyor. Mercimek nohut gibi depolarda bekletemiyorsunuz. Onlar lisanslı depoculuk üzerinden yol alabiliyor.  Lisanslı depoculuk, meyve-sebze için de uygulanabilir. Depolanabilir bütün ürünler de kesinlikle daha fazla teşvik edilmeli. Bakın elma üreticilerimiz çok zor durumda. Bütün depolar dolu ve satılmıyor.  Narenciye fiyatları çok düşük seviyede gidiyor. 
     Hal Yasası’nın temel özelliği; üreticinin sürekli bir Pazar bulmasını içerir. Burada Hal Yasası Taslağı’na iki temel itirazımız var. Taslak, hal komisyonculuğunun kaldırılmasını öngörüyor. Bunu doğru bulmuyoruz.
     - Neden?
     Hal komisyonculuğu şeffaf ve güvenilir olması kaydıyla üretici için çok doğru bir uygulamadır. Unutulmaması gereken; hal komisyonculuğu ile tüccarlık arasında fark var. Hal komisyoncusu; başkası adına ürün satışında rol alan ve kendi adına hareket etmeyen birisidir. Tüccar; kendi adına alır ve satar. Bu sistemi sadece tüccara döndürürseniz;  tüccar satın alacak, kara yönelecek.
     Komisyonculuğu kaldırırsa yasaya da gerek kalmıyor. Bu yasanın olma nedeni üreticinin ürününün pazarlanmasını kolaylaştıma ve bu sistemde komisyonculuğun işlevsel olarak yer almasıdır. Sistemdeki bu komisyonculuk kalkarsa yasa kısa süre sonra kendiliğinden düşer ve Türk Ticaret Kanunu ile yol alır.

Peki, bunun yerine önerilen nedir?
     Kooperatif sistemini doğru buluyoruz. Bu sistemde bir takım düzenlemeler yapılması şartıyla, günün koşullarına göre güncellenerek daha da şeffaf olmalı. Komisyoncu, üretici için son derece faydalıdır, bunun altını çiziyorum.  Halde, komisyoncu da olsun, tüccar da olsun,  kooperatif de olsun. Aralarında tatlı bir rekabet olsun. Ürünü daha değerli satsınlar. Üretici ona göre tercihini yapsın. Mevcut olan sistem şeffaf ama daha da güncellenebilir.

Nasıl daha fazla şeffaf olunabilir?
     Biz, Hal Kayıt Sistemi’ne bağlıyız. Üreticiyi de bu elektronik sisteme bağlayalım.  Hal komisyoncunun satışını anında izleyebilsin. Ürünün kaça satılabildiğini görsün, ona göre ürünü istediği yere gönderebilsin. O zaman daha fazla teknolojiden faydalanalım. Bakanlığın ana server’ına sistemine bağlıyız. Bizim şikâyetimiz; bakanlıkta bu sisteme tam bakılmamasıdır. Biz bu sisteme ve özellikle hal dışı denetime daha fazla bakılsın istiyoruz, kayıt dışı ticarete karşıyız. Kooperatif önemli ama onun da şeffaf olması lazım. Suistimal edilmemeli. Kooperatif de ciddi olarak denetlenmeli. Üç grupta olsun, tatlı bir rekabet olsun ve şeffaf yapıdan tüketici de faydalansın.

Hallerin özelleştirilmesine neden itiraz ediyorsunuz?
     Yurtdışındaki modelleri yerinde inceledik. Dünyada özel hal diye bir şey yok. Bizde de kamuda olan sadece binalar. Biz hal binaları için kira ödüyoruz. Burada denetim çok önemli. Bakanlık ve belediye tarafından denetleniyoruz. Buralarda kamunun bir denetim gücünün olması lazım. Buralar da büyük market gruplarının eline geçerse, ciddi sıkıntıya sebebiyet verir. Öyle olursa 8-10 büyük market grupları piyasaya hükmeder hale gelecek. Biz bunu anlatıyoruz. Hal Yasası’nda revizyon olabilir.

Hazırlanan Hal Yasası’nda hiç mi iyi bir başlık yok?
     Şeffaf yapıyı güncelliyor. Atıl olan sistem yenilenecek. Kayıt altına alınıyor. Bu çok önemli. Ürün işleme merkezi(ürün toplama merkezi), üründe standartlaşma ve markalaşmayı sağlayacak. bu ması doğru olabilir. Çünkü bir marka değerinin oluşması ve kalitenin korunması önemli bir çalışmadır. Kalitenin korunması için önemli bir çalışmadır. Zayi oranları var. Yüzde 20-30 oranındadır. Buna soğuk zincir kurularak bunun azaltılması amaçlanıyor. Hallerin modernizasyonunu sağlayacak. Fiziki yenilenmeyi esas alıyor. Bunlar güzel başlıklarıdır.  Bizim eleştirimiz sadece komisyonculuğun kaldırılması ve özelleştirme…
     Mağaza ölçeği büyük ve binlerce mağazaları olan market grubu,  nihai tüketiciye kadar hâkim olma sürecinde. ‘Patlıcan almayacağız’ dedikleri anda patlıcan fiyatı düştü. Tanzim olayı başladığı anda onlar da fiyatlarını düşürdüler. Demek ki güç bunlarda… Ticaretini zorlanarak yapan halciler ,yerel marketler ve gariban pazarcı ile kimse uğraşmasın. Bizde 5,6 tane market grubu gelirse istedikleri gibi fiyatlarla oynayabilirler bu haksız rekabete de sebep olabilir. Patlıcan biber örneğinde olduğu gibi fiyatları tanzimler ile aynı seviyeye getirdiler zarar bütçesi var ve onu harcıyorlar.

Gelelim tanzim meselesine… Bu piyasayı uzun vadede nasıl etkiler? Sorunların çözümü olur mu? Siyasete malzeme olması doğru mu?
     Siyaset bizim dışımızda bir konudur. Devletin bir tarım ülkesi olarak belli ürünlerde ithal kararı alması ne kadar zor ise tanzim konusuna karar vermek de o kadar zor olmuştur. Bu çalışma iyi niyetli bir şekilde fiyatları dengeleme çabasıdır. Fiyatları düşürmenin anahtarı tanzim değil. Fiyatları düşürmenin yolu üretimden geçiyor. Geçici bir uygulamadır. Sürdürülebilir değil ama devlet; imkânlarını kullanarak sürdürmek isterse sürdürebilir de…
     Bakanlık ile temas halindeyiz. Yasanın üzerinde biraz daha tartışılması ve çalışılmasına karar verildi. Seçim döneminde çıkması zaten doğru değil. Bu yıl sonuna kadar yasanın çıkabileceğini düşünüyoruz.

     “Meyve sebze ticaretinin bir yasası var. Çünkü işin içine üreticinin ürününü pazarlaması giriyor. Mercimek nohut gibi depolarda bekletemiyorsunuz. Onlar lisanslı depoculuk üzerinden yol alabiliyor.  Lisanslı depoculuk, meyve-sebze için de uygulanabilir. Depolanabilir bütün ürünler de kesinlikle daha fazla teşvik edilmeli. Bakın elma üreticilerimiz çok zor durumda. Bütün depolar dolu ve satılmıyor.  Narenciye fiyatları çok düşük seviyede gidiyor.”

     ”174 tane halde 8 bin esnaf faaliyet gösteriyor. Ama bir o kadar da tüccar ve çalışanlardan oluşan geniş bir kitleye hâkim. Sebze ve meyve diğer ürünler gibi değil. Raf ömrü kısa… Sermaye ve imkân da olsa sebze meyveyi maliyet analizi ile satışa sunamıyorsunuz. Hal; özellikle sebzede, sera ürünlerde ve diğer ürünlerin doğru şekilde fiyat bulması için çok sayıda alıcı ile çok sayıda satıcıyı bir araya getiriyor ve o günkü talebe göre fiyat oluşuyor. Bu fiyatın doğru çakışması için en doğru yer haldir. Bizim 5957 sayılı kanunumuz var. Burada üreticilere öncelik verilmiş durumda.”

 


+ Benzer Haberler
» "Tarım, decletin ’Kırmısı Kitabı’nda yer almalı"
» 4,2 trilyon $’lık helal ekonomisi, ortak dil’ istiyor
» Enflasyona ezilmemek için ‘imza’ hareketi
» “Orta Gelir Tuzağı’ndan kurtulabilmek için dört İstanbul lazım”
» “Anadolu’daki ‘kadın kaplanlar’ uyanıyor”
» Bu Çocuklar Okumalı Projesi ile yurt yapacak, Anadolu’ya açılacak
» Kur dalgalanmasını girdi tedarik güvencesiyle aşacaklar
» Konutta ‘mahalle emlakçısı’ dönemi kapandı
» “Enerjide dışa bağımlılık Türkiye’yi operasyonlara açık hale getiriyor”
» “Türkiye, CERN’de sessiz ve derinden iş yapıyor”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 19.03.2019
  Ticaret 18.03.2019
  Ticaret 16.03.2019
  Ticaret 15.03.2019
  Ticaret 14.03.2019
  Ticaret 13.03.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni