• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

Poseidon, Hazar Denizi’ne yelken açıyor

09 Mart 2012 Cuma 10:10
12
14
16
18

ÖZDE KILINÇ
2005 yılında İzmir’de kurulan Poseidon Mühendislik ve İnşaat Şirketi’nin, Azerbaycan’ın Eurovision’un özel misafirlerini ağırlamak için tasarladığı üç gemi, Nisan ayında Bakü’ye doğru yola çıkacak. Türkiye’de üretilen en sıra dışı görünüme ve lüks iç mekana sahip restoran gemisinin yanı sıra yolcu gemileri de çok lüks bir iç yerleşime sahip olduklarını belirten firma sahibi ve Genel Müdürü Burak Acar, gemilerinin devlet kademesinde üst düzey organizasyonlar için kullanılacağını ve Bakü’nün prestij sembollerinden olacaklarını vurguladı. Acar, Poseidon’un Bakü’ye uzanan serüvenini ve firma hedeflerini TİCARET Gazetesi’ne anlattı.
Poseidon nasıl doğdu?
Firmamızı 2005 yılında İzmir’de kurduk. Ağırlıklı olarak küçük tekne ve yat sektörüne hizmet veriyorduk. 2009 yılında sektörde başlayan kriz, bizi farklı konseptlere yönelmeye itti. Böylece çalışmalarımızı hizmet sınıfı gemiler, yolcu tekneleri ve iş teknelerine kaydırdık. İzmir’in maalesef denize sırtı dönük yapısı ve denizle ilgili işlerin azalmasıyla 2010 yılında İstanbul’a taşındık. Ancak merkez adresimiz İzmir’de ve hala vergimizi İzmir’de ödüyoruz.
Türkiye’de bazı ilklere imza attınız. Bu projelerinizden bahseder misiniz?
İstanbul’a geldikten sonra Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen projeler inşa etmeye başladık. Türkiye’nin ilk tanker barge projesini biz yaptık. Yine Türkiye’de ilk kez modüler sistemde bir jack-up duba tasarladık ve Azerbaycan’da hayata geçirildi.
Şu an yapımı devam eden Türkiye’nin en büyük ahşap motor yatlarından birinde firmamızın imzası var. Türkiye’de ilk kez tasarlanan ve Mısır’da petrol platformlarına hizmet edecek otel ve bakım-onarım maksatlı olarak çalışacak bir jack-up duba’nın tasarımını da biz gerçekleştirdik.

TEKLİF, BAKÜ’DEN GELDİ
Eurovision kapsamındaki gemilerin projesi size nasıl ulaştı? Tasarım sürecini anlatır mısınız?

Azerbaycan kapıları, bundan iki yıl önce orada ADO-G Firması tarafından inşa edilen modüler jack-up barge projesinin tasarımı ile açıldı. O süreçte, Azerbaycan’ın gerek devlet kademesinde ve gerekse özel sektörden önemli isimlerle tanıştık. Bir gün telefon geldi ve bize ‘Eurovision’a yetiştirilmek üzere üç farklı tipte gemi gerekli’ dediler. Bir tane 50 metre lüks restoran gemisi ve biri 28, diğeri 20 metre olmak üzere iki tane V.I.P. yolcu gemisini 20 gün içinde tasarlayıp projelendirdik. Gemiler üç ay gibi kısa bir sürede Yalova’daki Tersan Tersanesi’nde imal edildi. Gemilerimizin iç mekan tasarımlarını da yine İzmirli bir firma olan Aperta Mimarlık firması yaptı.
Azerbaycan’a ne zaman teslim edilecekler? Eurovision boyunca kimler kullanacak?
Restoran gemisi ve 28 metrelik yolcu gemisi Kasım 2011’de denize indirilmişti. Bakü’ye Karadeniz üzerinden kanallarla ulaşılacaktı. Ancak buzlanma nedeniyle gemiler üç aydır tersanede bekletiliyor. Nisan ayında kanalların açılmasıyla birlikte gemiler Bakü’ye doğru yola çıkacak.
50 metrelik restoran gemisi, bugüne kadar Türkiye’de üretilen benzer amaçlı gemiler arasında en sıra dışı görünüme ve en lüks iç mekanlara sahip gemi oldu. Bakü’de devlet kademesinde üst düzey organizasyonlar için kullanılacaklar. Benzer şekilde 28 ve 20 metre boylarındaki yolcu gemileri de çok lüks bir iç yerleşime sahipler. Tasarladığımız gemiler Bakü’nün prestij sembollerinden biri olacaklar. Eurovizyon sırasında şehre gelen yabancı misafirler bu teknelerde şehir turu yapacaklar, yemek yiyecekler. Eurovision sonrasında da firmamızın ve Türkiye’nin gururu olarak Hazar Denizi’nde arz-ı endam edecekler.
Tasarımlarınızı kendi tersanenizde mi inşa ediyorsunuz?
Şu an için sadece tasarım ve projelendirme hizmetleri veriyoruz. Bir tersanemiz olmadığı için üretimleri biz yapmıyoruz. Birlikte çalıştığımız tersanelerde müşterilerimiz için üretim yaptırıyoruz.
Firmanız için 2011 nasıl bir yıl oldu? 2012 hedefleriniz nelerdir?
2011 yılı bizim için yurtdışına açıldığımız ve çok önemli projelere imza atıp döviz girdisi sağladığımız bir yıl oldu. 2012 yılında da önemli projelerde yer alma gayreti içerisindeyiz.
Mısırlı bir müşterimiz için tasarladığımız ve petrol platformlarına hizmet edecek olan jack-up barge projesi hayata geçtiğinde, hem firmamız hem de Türkiye için mühendislik ve gemi inşa sektörünün geldiği nokta açısından çok önemli bir adım atmış olacağız. Diğer yandan, Amerikalı iki müşterimiz için de mega yat projelerimiz var. Şu an görüşme halindeyiz. Bu projelerden birini bile gerçekleştirebilirsek, önemli ihracat rakamına ulaşacağız.
Biz deneyimi yat tasarımından gelen bir firma olarak tasarladığımız tüm deniz araçlarında estetik unsurları ön planda tutmaya gayret ediyoruz. Dolayısıyla her projeye yat estetiğine verdiğimiz önemde yaklaşıyoruz. Bunlar da müşterilerimizde olumlu bir algı yaratıyor.
Türkiye'de tersane faaliyetleri ve gemi inşa sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Gerçekçi olmak gerekirse, 2009 yılına kadar tersaneler ağzına kadar doluydu. Ancak krizle birlikte daralan ekonomi, Türkiye’de ağırlıklı olarak üretilen gemi tiplerine talebi azalttığından dolayı pek çok tersane işsiz kaldı. Bu süreçte, dünyadaki ekonomik gelişmeleri doğru okuyabilen, taleplerin odaklandığı gemi tiplerini doğru takip edebilen sınırlı sayıdaki tersane işlerini artırarak devam ettirdi. Teknolojisini ve AR-GE çalışmalarını geliştirebilen tersaneler birkaç adım öne çıkmaya başladı.

‘ÖZEL AMAÇLI GEMİLER SEKTÖRÜN DİNAMOSU OLACAK’
Özel maksatlı iş gemileri ile petrol endüstrisine, deniz inşaatlarına hizmet eden dubalar ve deniz araçları, önümüzdeki beş yıl içinde gemi inşa sanayinin dinamosu olacaktır. Ayrıca yurtdışı bağlantılarını kalite ve güven esasına dayandıran tersaneler büyümeye devam edecektir.
Son olarak önemli bir noktaya dikkat çekmek istiyorum. İzmir’de son aylarda vapur ihaleleri gündemde.
Poseidon gibi firmaların varlığının, Türkiye’de bu işlerin çok kaliteli ve  süratli yapılabildiğinin farkına varılmalı. Bizler burada tasarlayıp, imal edip yurtdışına satarak ülkeye döviz kazandırırken tartışmalı teknolojilere sahip ve körfez şartlarına uygun olmayan gemilerin yurtdışına yaptırılması üzücü.
Üstelik yabancı üreticiye daha çok para ödeniyor. Bu duruma önce bir İzmirli, sonrasında da bir denizci olarak anlam vermekte zorlanıyorum.


+ Benzer Haberler
» Kuru incir ihracatında ilk gemi 26 Eylül’de yola çıkacak
» Nefes kredisine üçüncü faz geliyor
» S&P ve Moody’s Türkiye’nin notunu düşürdü
» Türkiye bayramda ‘aile’yi ‘tatil’e tercih ediyor
» “Gücümüzü ülkemize olan sorumluluğumuzdan alıyoruz”
» Seramiksan, yeni ürünleriyle Cersaie Seramik ve Banyo Fuarı’nda
» NISSAN’dan Bayram fırsatları
» Renault’da Ağustos ayında hurdaya ek indirim ve Kangoo’da sıfır faiz
» Apaydın, “Bayram trafiğinde daha dikkatli olunmalı”
» TOBFED: “Araç bakımı ihmal edilmemeli”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 20.08.2018
  Ticaret 18.08.2018
  Ticaret 17.08.2018
  Ticaret 16.08.2018
  Ticaret 15.08.2018
  Ticaret 14.08.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni