NİHAL ÖZKEN
Bahadır Kuyumculuk, dolar/ons kurlarındaki yükseklikten dolayı ihracat yapamayınca tamamen iç pazara yöneldi. Yurtiçi pazarda çok geniş bir takı kültürü olduğu için krizlerden çok da etkilenmediklerini vurguluyorlar.
Dünya genelindeki kuyum pazarındaki daralma üretici bir ülke olan Türkiye'nin ihracat pazarını da son derece olumsuz etkilediğini söyleyen Bahadır Kuyumculuk Yönetim Kurulu Üyesi Günay Mengi, “İhracatçı konumundaki birçok firma son 3-4 yıldır ağırlıklı bir şekilde iç pazara yöneldi. Normalde ihracat yapıyorduk ama şu an ihracat olmuyor. Bu dolar/ons kuru ihracatı çok mümkün kılmıyor. Bu da iç pazara olan talebi artırıyor” dedi.
Mengi, kuyumculuk sektöründe 2012'nin beklentilerinin 2011'in gerisinde olduğunu fakat yine de 2012'den ümitli olduklarını söyledi.
Mengi, altın fiyatlarının yükselmesiyle yatırım amaçlı alımların da arttığına dikkat çekti.
Yatırım amacı olanlar yükselirken alıyorlar, takı amacıyla alanlar ise son dakikaya kadar düşmesini bekliyorlar diyen Mengi, “Biz Türk halkı olarak elimizde tuttuğumuz değer verdiğimiz bir şeye yatırım yaparız. Çok az insan vardır ki, kağıda yatırım yapar. Ya toprak ev, arsa alırlar ya da altın alır. Altın fiyatları yükselmeye başlayınca insanlar daha çok altın talep ediyor. Aralık ayının sonundan Şubat ayı ortalarına kadar olan ay içerisinde her sektörde olduğu gibi kuyumculuk sektöründe de durgunluk yaşanabiliyor. Bu yaşanan durgunluk içerisinde bu nasibini alanlardanız” diye konuştu.
Türkiye'de anenevi etkinliklerimiz sayesinde mecburen satılan bir takı olduğuna dikkat çeken Mengi, “Her yıl 600 binden fazla evlilik oluyor, doğan çocukla başlayan takı macerası, evlilikle, yıldönümüyle, yaşgünü, sevgililer günü, anneler günü gibi etkinliklerle devam ediyor. Ciddi bir takı kültürümüz var” dedi.
“2011 ALTINI ELDEN ÇIKARMA YILI OLDU”
Mengi, 2011 yılının altının elden çıkarma dönemi olduğunu, altın fiyatının çok ciddi yükselmesiyle birçok kişinin elindeki altını sattığını vurguladı.
Bankalardaki altına dayalı yatırım fonlarını değerlendiren Mengi konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bazı kuyumcular; bankalar neden benim işimi yapıyor? Altın alıp satmasınlar diye kızıyorlar. Ancak orada bankaların çok ciddi bir fonksiyonu da var, onu da iyi algılamak gerekiyor. Tasarruf amacıyla alınmış ve yastık altına alınmış o kadar çok altın var ki. Bankaların topladığı altın fonları ve mevduatları yastık altındaki altınları da ekonominin hareketli kısmına kazandırıyor. 3 bin ile 6 bin ton arası yastık altında altın olduğu tahmin ediliyor. Bunların ekonominin içine alınması gerekiyor.”
Paylaş