• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Gümrük Birliği elimizdeki önemli kozlardan biri”

26 Eylül 2020 Cumartesi 14:00
12
14
16
18

“Gümrük Birliği elimizdeki önemli kozlardan biri”

   ► Avrupa Birliği ile ilgili hedefin tam üyelik olması gerektiği vurgulanan etkinlikte, Gümrük Birliği’nin Türkiye için önemine ve STK’ların AB yolculuğundaki diyaloğuna değinildi.

           SELDA AK      
     Sivil Toplum Destek Programı II kapsamında birçok proje arasından seçilerek Avrupa Birliği (AB) tarafından desteklenmeye hak kazanmış, Ege Sanayicileri ve İş insanları Derneği (ESİAD) tarafından Denizli Sanayiciler ve İşadamları Derneği (DESİAD) ortaklığı ve Yaşar Üniversitesi işbirliğiyle yürütülen “Daha Güçlü Sivil Toplum İçin Rota Ege Bölgesi” projesi 2. Diyalog Forumu online gerçekleşti.
     DESİAD Yönetim Kurulu Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu ve ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fadıl Sivri açılış konuşmalarını yaptığı etkinliğe Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Emre Gönen ve Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü ve Yazarı Vahap Munyar konuk konuşmacı olarak katıldı. Etkinlikte AB süreci, Gümrük Birliği’nin Türkiye için önemi ve STK’ların rolü konuşuldu.

“AB’den alınan proje desteklerinin önemi çok büyük”
     “AB’de Güncel Gelişmeler Işığında STK’lar ve Türkiye” başlıklı konuşmasını gerçekleştiren İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Emre Gönen Gümrük Birliği ile ilgili, “Bizden istenen Gümrük Birliği toplumsal işleyişe nasıl yansıyacağıydı. Medya mensupları da her gün bu konuyu ele alıyordu. Fakat zamana yayılan son derece önemli bir unsur var. Gümrük Birliği AB’nin merkezlerinden biri. Yani bizim ona katılmamızın yanı sıra şuan elimizde tutmuş olduğumuz en önemli kozlarımızdan ve sağlam tutacağımız dallarımızdan biri” dedi.
     AB Türkiye ilişkilerinde diplomasinin öneminin çok büyük olduğuna değinen Gönen, “Son zamanlarda siyasilerin çok ciddi çaba sarf ettiğini görmekteyiz. Sivil toplum örgütlerinin demokratik katılımcı rejimlerde ve toplumlarda ne kadar bir işlev yerine getirir. Ancak sivil toplumun gücü demokrasinin iyi işleyişi ile doğru orantılıdır. Yani ne kadar katılımcı ifade özgürlüğünün, örgütlenme özgürlüğünün geniş olduğu bir toplum varsa sivil toplum o kadar etkili olur. Olmadığı toplumlarda sivil toplum bambaşka olur. Bugün Belarus’ta olana bitene bakıyoruz siyasi parti yok, hatta bir dernek dahi yok. On binlerce insan yollarda, çok dirençliler. Fakat daha direnç sağlayabilmesi için toplumun diğer katmanlarına, karar verme kanallarına açık olması gerekir. Türkiye’de sivil toplum örgütlenmesi ise dallı budaklı derine gidecek bir görünüme sahip. Bunda AB’den alınan proje desteklerinin çok büyük önemi olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“AB sürecini desteklemiş sivil toplum örgütlerinin ihtilal çağrısını duyduk”
     AB yolculuğunda sivil toplum örgütlerinin Türkiye’deki gelişimi, Türkiye’deki STK’ların AB ülkelerindeki diyaloğunu desteklemek amacıyla bu işin bayrağını her zaman taşımayı üstlendiklerini belirten Dışişleri Bakanlığı AB Başkanlığı Mali İşbirliği ve Proje Uygulama Genel Müdürü Bülent Özcan, “Bunu üstlenmeye gayret ediyoruz. İçinde bulunduğumuz Doğu Akdeniz’den kaynaklanan siyasi krizde de asıl bu diyaloğun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz. Çünkü her ne kadar siyasi anlamda ciddi krizler yaşansa da Türkiye’de AB’ye inanmış ve AB sürecini her zaman desteklemiş sivil toplum örgütlerinin hep ihtilal çağrısını duyduk. Bu sürecin doğru yönetilmesini, aklı selim hareket edilmesini ve diyalog içerisinde ifade edilmesini duyduk. Bunu AB’deki muadillerinde her zaman söylediklerini duyduk. Gerçekten bu da çalışmaların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Biz de AB Başkanlığı olarak AB ile olan ilişkilerimizi güçlendirmek, derinleştirmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

“Pandemi, STK’ların önemini bir kez daha ortaya koydu”
     Sivil toplum kuruluşlarının farkındalık yaratma açısından sorumluluk sahibi olduğunu anlatan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fadıl Sivri, “Yaptığımız çalışmalar, etkinlikler, ürettiğimiz raporlar, bilgiler toplum için önem arz ediyor. Pandemi sürecinin STK’ların önemini bir kez daha ortaya koyduğunu düşünüyoruz” dedi.
AB’nin sivil topluma destek veren çalışmalarına her zaman destek olduğunu anlatan Sivri, “Türkiye’ye katılım öncesi yapılan mali yardımın önemli bir önceliği de sivil toplum tarafına oldu. Biz de bu projede sürdürülebilir kalkınmaya yönelik kamuya ulaşımı ve STK’ların kapasitelerini artırılmaları konusuna önem verdik. Gümrük Birliği konusu açısından da AB ile ilişkilerin önem arz ediyor. Aynı zamanda Kopenhag kriterlerine uygun davranılması bunun sonucunda AB’ye tam üyelik süreciyle müzakere sürecine devam edilmesi ve Gümrük Birliği’nin genişletilmesi çalışmalarına da ESİAD olarak her zaman destek vermekteyiz” ifadelerini kullandı.
     Düzenlenen etkinliğin sivil toplum kuruluşları ve bölge iş insanının, üreticisinin birlikteliklere, beraberliklere ve üretime ne kadar önem verdiğinin göstergesi olarak düşündüğünü belirten DESİAD Yönetim Kurulu Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, “Birleşmiş Milletlerin sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden olan ortaklıklarla büyüme unsurunun bölge iş insanları tarafından algılanmasının birlikteliğimizin bir göstergesi olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

“Hedefimiz tam üyelik olmalı”
     “AB İlişkileri, Geleceği ve Ekonomiye Etkileri” başlıklı konuşmasını gerçekleştiren Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü ve Yazarı Vahap Munyar, Son yıllarda Türkiye’nin dış politikada izlediği politikaları yanlış gördüğünü ifade ederek, “Türkiye, AB rotasının peşini bıraktı. Bunun yanlış. Bu durum gerek dış dünyada gerek kendi içimizde bile ülke yönetimine güveni kaybetmesine neden oldu. Kovid-19 bütün dünyayı etkiledi. Ama bizim ekonomiyle ilgili sıkıntımız daha önce başlamıştı. 2018’de kur dalgalanması ciddi sarstı. Türkiye’nin 2017’ye kadar ekonomide yaşadığı başarılı döneme dönüş, çıtayı daha da yukarı çıkarabilmesi ancak AB rotasına dönmesiyle olabilir. Başka türlü IMF de konuşuluyor. Ama bu geçici çözüm olur. Sonuçta AB Türkiye için daha kalıcı çıta, Türkiye’yi daha yukarı çıkarabilecek bir basamak diye düşünüyorum. AB rotasına dönüş başta hukuk olmak üzere uygulamada da ortaya koymak güveni yeniden sağlamanın kapısını açacaktır. Güven kaybı ister istemez riski yukarı taşıyor. Beraberinde hukukla ilgili sıkıntılar da söz konusu. O da güven kaybını daha da aşağı çekiyor. Elbette hedefimiz tam üyelik olmalı. Türkiye masaya oturmanın yolunu bulmalı ve konuşmalı” diye konuştu.

“Gümrük Birliği sanayicilerimize, üreticilerimize açılan kapı”
     Türkiye’nin rotasının hiçbir zaman AB’den ayrılmaması gerektiğini vurgulayan Munyar, “1996 imzalanan Gümrük Birliği anlaşması olmasaydı, ki o dönem tartışıldı epey eksiklikleri var diye konuşuldu. Ama yine de bu haliyle beğenmediğimiz Gümrük Birliği’ni şöyle bir düşünelim. Mesela otomotiv sektörünü ele alalım. Eğer Gümrük Birliği anlaşması olmasaydı ülkemizde otomotiv sektörü bugünkü düzeyine asla ulaşamazdı. Fiat, Tofaş ile ortak ürünlerinden Türkiye’deki üretimini bugün geldiği noktadaki kadar asla büyütemezdi. Belki markalarını, bugüne kadar ulaşmış kalitelerini, gündeme getirmeyebilirdi. Gümrük Birliği ile Avrupa pazarı açılınca daha sonra dünya pazarına açılınca elbette hem üretim kalitesi arttı hem de şirket ciddi anlamda büyüdü. Benzer durum Ford Otosan içinde gerçekleşti. Bunların Gümrük Birliği çerçevesinde yapılan imzalamanın başarısı olduğunu düşünüyorum. Aynı şekilde Gümrük Birliği öncesi tekstil ve hazır giyim sektörünün en büyük sıkıntısı ile kota pazarlığıydı. Dolayısıyla bugün tekstil ve hazır giyim sektörünün dünyada öne çıkmasının altında Gümrük Birliği yatıyor. İhracatta bu şekilde gelişti ve marka yolculuğu da bu şekilde başladı. Bunların hepsi Gümrük Birliği’nin bizim üreticilerimize, sanayicilerimize açtığı bir kapı” ifadelerini kullandı.


+ Benzer Haberler
» HİK uçaklarının lojistiği yerli sanayi ile sağlanacak
» İzmir iş dünyasından deprem mesajı
» SunExpress’ten İzmir’e destek
» Başkan Soyer depremde son durumu anlattı
» Bayraklı Belediyesi, vatandaşı bir an yalnız bırakmadı
» İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri teyakkuzda
» Gaziemir Belediyesi’nde deprem teyakkuzu
» “Vatandaşlarımızın sağlığı için marketlerimizde üst düzey önlemlere devam ediyoruz”
» Biyoteknoloji yatırımları yükseliyor
» Arsa fiyatları yüzde 21, arazi fiyatları ise yüzde 25 arttı


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 31.10.2020
  Ticaret 30.10.2020
  Ticaret 29.10.2020
  Ticaret 28.10.2020
  Ticaret 27.10.2020
  Ticaret 26.10.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni