• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

En zengin ile en yoksul arasındaki eşitsizlik 8,3 kata yükseldi

21 Ocak 2021 Perşembe 15:00
12
14
16
18

En zengin ile en yoksul arasındaki eşitsizlik 8,3 kata yükseldi

   ► DİSK Genel İş Sendikası Covid-19 Sürecinde Türkiye’de Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk Raporu’na göre  Avrupa ülkelerinde gelir eşitsizliği en fazla Türkiye’de

           HABER MERKEZİ      
     DİSK Genel İş Sendikası Covid-19 Sürecinde Türkiye’de Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk Raporu’nu yayınladı. Raporda; gelir dağılımı, kişi başına düşen GSYH, yoksulluk, çalışan yoksulluğu, yoksulluk riski altında olanlar ve borçluluk düzeyi güncel veriler ışığında değerlendirildi. Rapora göre, Avrupa ülkeleri içinde gelir eşitsizliğinin en fazla olduğu ülke Türkiye olurken, en zengin ile en yoksul arasındaki eşitsizlik 8,3 kata yükseldi ve halk 1 yılda yaklaşık bin 500 dolar fakirleşti.
     DİSK’in araştırma sonuçlarına göre yaptığı değerlendirme şöyle: “Türkiye’de gelir dağılımındaki eşitsizlikler, emekçilerin insanca yaşam ve çalışma koşullarını olumsuz etkiliyor. İnsanlar yoksulluk sınırı altında, asgari yasam düzeyinde, borçlanarak yaşıyor. Salgınla birlikte ise yoksulluk ve borçlanma daha da artmış, eşitsizlik derinleşmişti. Bu eşitsizliklerin giderilmesi için öncelikli talebimiz; toplumu oluşturan tüm fertlere hiçbir ayrım gözetmeksizin eşit, adaletli ve onurlu bir yaşam hakkı sağlanmasıdır. Diğer bir deyişle, gelir dağılımında adalet sağlanmalı. Bu temel talep ile beraber; gelir dağılımı eşitsizliğinin ana kaynağı olan emek ve sermaye arasındaki eşitsizlik son bulmalı, tüm ücretliler ürettikleri değerin karşılığını eşit ve adil bir şekilde almalıdır. Çalışan yoksulluğunu önlemek için asgari ücret başta olmak üzere tüm ücretlilere insanca yaşayabilecekleri bir gelir güvencesi sağlanmalıdır. Kamusal bir hak olan eğitim, sağlık, barınma gibi haklardan herkes eşit şekilde faydalanmalı, bu temel haklar nitelikli ve parasız biçimde sağlanmalıdır. Vergide adalet sağlanmalı az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınmalıdır. Asgari ücret vergiden muaf tutulmalıdır. Vergi dilimleri hakkaniyetli bir şekilde yeniden düzenlenmelidir. Yoksulluk riski altında olan kadın, çocuk ve gençler için koruyucu düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Sosyal yardımlar bireysel olarak değil, herkes için ulaşılabilir ve nitelikli bir hak olarak sağlanmalıdır. Herkes için temel bir gelir güvencesi sağlanmalıdır.”

Avrupa’da gelir eşitsizliği en fazla Türkiye’de
     Gelir dağılımı eşitsizliğinin Türkiye’de önemli bir sorun olarak karşımıza çıktığı aktarılan raporda; 107 gelişmekte olan ülkede 1,3 milyar insan yani nüfusun yüzde 22’si çok boyutlu yoksulluk içinde yaşadığı ifade edildi. Konu ile ilgili olarak hazırlanan raporda şu değerlendirmelere yer verildi: “Dünya’da gelir dağılımı, ülkeden ülkeye farklılık göstermesine karşın, var olan kapitalist sistem içerisinde hiçbir zaman adil olmamıştır. Ülkelerin ekonomi politikaları ile doğrudan ilişkili olan gelir dağılımında eşitlik, kapitalist sistemin içerisinde ancak sosyal devlet anlayışına sahip ülkelerde bir nebze olsa korunmaktadır. Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında gelir eşitsizliğinin en fazla olduğu ülkelerin başında geliyor.

En zengin ile en yoksul arasındaki eşitsizlik 8,3 kata yükseldi
     Gelir eşitsizliği arttıkça en zengin ve en yoksul kesim arasındaki kazanç farkı da genişledi. Yoksul daha da yoksullaşırken zengin daha zenginleşti. Türkiye, Avrupa ülkeleri içinde en yoksul yüzde 20’lik kesim ile en zengin yüzde 20’lik kesim arasındaki gelir farkının en fazla olduğu ülke olarak açıklandı. Raporda verilen bilgiler şöyle: “Eurostat verilerine göre 2019 yılında Türkiye’de en zengin kesim en yoksul kesimden 8,3 kat daha fazla kazanmıştır5. Avrupa Birliğine üye ülke ortalamasında ise en yoksul ve en zengin arasındaki kazanç farkı 5 kattır. Gelir dağılımının daha adil gerçekleştiği; Fransa, Macaristan gibi ülkelerde ise 4 kattır. Ekonomik krizlerle sıkça gündeme gelen Yunanistan ve İtalya’da ise zengin-yoksul kazanç farkı Türkiye’den azdır. Bunun en önemli etkisi bu ülkelerde gelir dağılımının Türkiye’ye göre daha adil olmasıdır. Yunanistan’da en zengin kesim en yoksul kesimden 5,11 kat daha fazla kazanırken, İtalya’da bu oran 6 kattır.”

Halk 1 yılda neredeyse bin 500 dolar fakirleşti!
     Yapılan araştırmaların sonuçlarına göre; Türkiye’de kişi başına Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH) son bir yılda bin 434 Dolar azaldı. Kişi başına düşen milli gelirin 2019 yılında 9 bin 150 Dolar olan ülkemizde bu tutar 2020 yılında 7 bin 715 Dolara düştü. AB ortalaması 43,615 Dolar iken, gelişen ekonomiler ve gelişmekte olan Avrupa ülkeleri ortalaması ise 26,025 Dolardır. Türkiye 7,715 Dolar olan kişi başına yıllık milli gelir tutarı ile AB ülkeleri arasında son sıralarda yer alıyor.
Türkiye’de yoksul sayısı son 2 yılda yüzde 8,4 arttı
     TBMM Genel Kurulunda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2021 bütçesi görüşmelerinde Bakan Zehra Zümrüt Selçuk tarafından yapılan “Yoksulluk, özellikle aşırı yoksulluk, uluslararası dokümanlarda da ifade edildiği gibi artık Türkiye için sorun olmaktan kalktı” açıklamasının aksine Türkiye’de yoksulluk gün geçtikçe artıyor.
     Türkiye’de yoksul sayısı son 2 yılda yüzde 8,4 arttı. 2017 yılında 15 milyon 864 bin kişi olan yoksul sayısı, 2019 yılında 1 milyon 343 kişi daha artarak 17 milyon 207 bin kişiye çıktı. Yoksulluk oranıysa yüzde 21,3’ü buldu.

Çalışan yoksulluğu dünyada % 9, Türkiye’de %14,4
    İşçilerin çalıştığı halde insanca yaşayabileceği bir gelir elde edemediği için temel gereksinimlerini karşılayamama durumuna “çalışan yoksulluğu” denilmektedir. ILO Dünyada İstihdam ve Sosyal Görünüm 2020 Raporuna göre; günümüzde 630 milyonu aşkın çalışan, diğer bir deyişle, dünyada çalışan nüfusun beşte biri çalıştığı halde yoksuldur. Dünya ortalamasına göre yoksulluk oranı yüzde 10 iken, çalışan yoksulluğu yüzde 9’dur. Düşük gelirli ülkelerde çalışan yoksulluğu yüzde 40, düşük-orta gelirli ülkelerde çalışan yoksulluğu yüzde 14, üst orta gelirli ülkelerde çalışan yoksulluğu yüzde 1’e kadar düşmektedir. Türkiye’de 2017 yılında 3 milyon 493 bin çalışan yoksul var iken bu sayı 2019 yılına yarım milyon artarak 3 milyon 999 bin kişiye çıktı. 2019 yılında çalışan yoksulların oranı yüzde 14,4’ü buldu.
     Çalışan yoksul sayısına, salgın ile birlikte kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneğine mahkûm edilen yaklaşık 3 milyon 737 bin 831 kişiyi de eklediğimizde bu sayının 7,7 milyondan fazla olduğunu söyleyebiliriz. Salgın döneminde 3,7 milyondan fazla işçi, işsizlik ödeneği, ücretsiz izin ödeneği ve kısa çalışma ödeneği aldığı için ciddi gelir kaybı ile karşı karşıya kaldı. Ücretsiz izne tabi tutulan işçilere ayda 1.068 TL (asgari ücretin yüzde 50’si), kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işçilere aylık ortalama 1.547 TL (asgari ücretin yüzde 66’sı), işsizlik sigortası ödeneğinden yararlanan işçilere ise ayda ortalama 1.212 TL (asgari ücretin yüzde 52’si) ödeme yapıldı. 8 Bu ödemeler, Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi tarafından Aralık 2020 dönemi için hesaplanan 2.478 TL’lik açlık sınırı tutarından ve 8.570 TL’lik yoksulluk sınırı tutarından kat ve kat düşüktür

Sosyal korumanın yetersizliği salgın döneminde borçlanmayı arttırdı
     Gelir eşitsizliği ve yoksulluk, Türkiye’de yaşayanların yüzde 71’ini borçlu hale getirdi. TÜİK verilerine göre 83 milyon 154 bin 997 kişilik ülke nüfusunun yalnızca yüzde 28,9’unun borcu bulunmazken, yüzde 71,1’i yani 59 milyon 123 bin 203 kişi borçlu yaşamaktadır. Bu borçlanma konut ve konut masrafları dışında kalan borçlanmadır.
     Yoksulluğun artması, toplumun temel ihtiyaçlarının karşılanmasını da kısıtladı. Nüfusun büyük bölümü en temel ihtiyaçlardan olan sağlıklı beslenme, ısınma gibi ihtiyaçlarını karşılayamadı. 2019 yılında nüfusun yüzde 33,6’sı iki günde bir et, tavuk veya balık içeren yemek ihtiyacını karşılayamadı. Yine nüfusun yüzde 29,7’si beklenmedik harcamalarını karşılayamazken yüzde 19,2’si de 2019 yılında ev içinde ısınma ihtiyaçlarını karşılayamadı.

Türkiye’de yoksulluk riski diğer ülkelere göre yüksek
     Türkiye’de yoksulluk riski altında yaşayanların oranı her geçen gün artıyor. Türkiye, Avrupa ülkeleri içerisinde yoksulluk riskinin en fazla olduğu ülkedir. Türkiye’de yoksulluk riski içinde olanların oranı, AB ortalamasının iki katıdır. AB üye ülke ortalamasında toplam yoksulluk riski yüzde 21,4 iken Türkiye’de yüzde 39,8’dir. Yoksulluk riskinin yüksekliği aynı zamanda gerekli önlemler alınmadığı zaman yoksulluk oranının daha da artacağının bir göstergesidir.

Kadınların yoksulluk riski, erkeklerden fazla
     Yoksulluk riski cinsiyete göre incelediğinde tüm ülkeler için kadınların yoksulluk riskinin erkeklerden fazla olduğunu görülmektedir. Bu durumun hiç kuşkusuz kadınların istihdamı ile doğrudan ilgisi vardır. Kadın istihdamının erkeklere göre düşük olması aynı zamanda kadınların yoksulluk riskini de arttırmaktadır. AB ortalamasına göre kadınların yoksulluk riski yüzde 22,3 iken erkeklerde bu oran yüzde 20,4’tür. Türkiye’de ise kadınların yoksulluk riski yüzde 41, erkeklerin ise yüzde 38,6’dır.

Türkiye’de 18 yaşın altında her 2 çocuktan biri yoksulluk riski altında
     Yoksulluk tüm ülkeler için başta gençleri ve çocukları etkilemektedir. Daha güvencesiz ve bu nedenle daha geniş sosyal korumaya ihtiyacı olan çocuk ve gençler ise tüm ülkelerde en fazla yoksulluk riskiyle karşı karşıya olan kesimlerdir. Seçili Avrupa ülkelerinde ve AB ortalamasında gençlerin yoksulluk riski diğer yaş gruplarına göre öne çıkarken Türkiye’de çocukların yoksulluk riski diğer yaş gruplarına göre daha fazladır. Türkiye’de yoksullukla mücadelede uzun süreli ve gerçekçi politikalar uygulamazsa ileri dönemlerde yoksulluk daha da fazla artacaktır. AB üye ülkelerde çocukların yoksulluk riski oranı 23,4 iken Türkiye’de bu oran iki kat fazla, yüzde 48’dir. Yani Türkiye’de 18 yaşın altında her 2 çocuktan biri yoksulluk riski ile karşı karşıyadır.”


+ Benzer Haberler
» Günlük vak’a yüzdesi 8,5’in üzerinde
» Yıllık enflasyon %15,6’ya çıktı
» EİB’ten Şubat’ta 1 milyar 172 milyon dolarlık ihracat
» “Pancar ve şeker üretiminde rekor kırıldı”
» EPDK’dan akaryakıt fiyatlarındaki haksız kâr artışına müdahele
» İzmir’in Gevreği tescillenecek
» Petkim, portföyündeki ürünlerde yaşanan genel fiyat düşüşüne rağmen kârlılığını artırdı
» Nadir Hastalıklar Ağı’ndan “Nadir Çağrı”
» Fındık ihracatında 60 bin tonluk azalış
» Batur’dan esnafa işgaliye desteği


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 04.03.2021
  Ticaret 03.03.2021
  Ticaret 02.03.2021
  Ticaret 01.03.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni