• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Ekonominin işleyişinde ciddi endişeler devam ediyor”

22 Ekim 2021 Cuma 14:00
12
14
16
18

“Ekonominin işleyişinde ciddi endişeler devam ediyor”


           HABER MERKEZİ      
     Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, 2021 Genişleme Paketi kapsamında yer alan ‘Türkiye Raporu’nu paylaştı. Paylaşılan raporda, Türkiye ile ilgili demokrasi, temel haklar, yargı gibi konularda, önceki yıllarda açıklanan raporlarda yer verilen eleştirilere, bu yıl tekrar yer verildi. Göç politikası, ekonomi, iklim gibi başlıklarda ise Türkiye hakkında olumlu ifadelerde bulunuldu. Raporda, “Türkiye ekonomisi oldukça ileri düzeyde ancak raporlama döneminde herhangi bir ilerleme kaydedilmedi. Ekonominin işleyişi ile ilgili ciddi endişeler devam ediyor. Türkiye’de yetkililer iç talebi artırmak ve COVID-19’un ekonomik etkilerini hafifletmek için ‘büyük ve geniş kapsamlı bir dizi önlem’ aldı. Söz konusu önlemler sonucunda Türkiye, ekonomik krizden hızlı bir şekilde çıktı ve 2020’nin üçüncü çeyreğinde kriz öncesi seviyelere ulaştı” denildi.

“TÜRKİYE’DE MAKROEKONOMİK POLİTİKA KREDİLERE FAZLA BAĞLI”
     Türkiye’de makroekonomik politikanın kredilere çok fazla bağlı olduğu, doğrudan mali desteklerin sınırlı seviyede uygulandığının belirtildiği raporda, “Geçen yılki parasal genişleme TL’yi zayıflattı. Bu da enflasyonu ve dolarizasyonu yükseltti. Portföy çıkışına neden oldu. Para politikası 2020 yılı sonbaharında sıkılaştı. Ancak yeni Merkez Bankası Başkanı’nın 4 ay sonra görevden alınması finansal piyasaları istikrarsızlaştırdı. Kayıt dışı ekonomi kriz sırasında geriledi. Halen ekonominin büyük bir bölümü kayıt dışı. Bankacılık sektörü iyi bir sermaye yapısına sahip olmaya devam etti. Salgın iş gücü piyasasını olumsuz etkiledi.  İstihdam seviyesi COVID-19 nedeniyle geriledi” açıklamasında bulunuldu.  Türkiye’nin AB içindeki rekabet baskısı ve piyasa güçleri ile başa çıkma kapasitesine ulaşma konusunda iyi derecede bir hazırlık düzeyine sahip olduğu belirtildi. Eğitime erişimin geliştirilmesinde ilerleme kaydedildiği ifade edilen raporda, ARGE’ye yatırımın artış gösterdiğine işaret edildi.

“GÖÇ VE SIĞINMA POLİTİKASINDA İLERLEME KAYDEDİLDİ”
     Türkiye’nin göç ve sığınma politikası konusunda bir miktar ilerleme kaydettiğinin aktarıldığı raporda, 18 Mart 2016 tarihli AB-Türkiye mutabakatının sonuç vermeye devam ettiği, Türkiye’nin Doğu Akdeniz güzergahı boyunca göç akışını etkin biçimde yönetmekte kilit rol oynamayı sürdürdüğü tespiti yapıldı. Ancak 18 Mart Mutabakatı’nda AB’nin üzerine düşen yükümlülükler hakkında değerlendirmelerde bulunulmadı.  ‘Mülteciler ve ülke içinde yerinden edilenler’ başlığında ‘Türkiye, geçici koruma altındaki yaklaşık 3,7 milyon Suriyeli ile uluslararası koruma statüsüne sahip olanlar veya başvuruda bulunanlar da dahil olmak üzere 320 binden fazla Suriyeli olmayanlardan oluşan dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapmak için muazzam çabalarını sürdürdü’ değerlendirilmesine yer verildi.

“TÜRKİYE, TEMEL HİZMETLERİN SUNUMUNU ARTIRDI”
     Türkiye’nin sınır içinde ve dışında güvenlik operasyonları yaptığı hatırlatılan raporda,  “Sınır bölgelerinde güvenlik durumu, AB’nin terör eylemlerine karışan kişi, grup ve kuruluşlar listesinde yer alan PKK’nın tekrarlayan terör eylemleri nedeniyle belirsizliğini koruyor. AB, PKK’nın saldırılarını açık bir şekilde kınadı ve kurbanların aileleriyle dayanışma içinde olduğunu ifade etti.Türkiye’nin giderek daha iddialı olan dış politikası, özellikle Kafkasya, Suriye ve Irak’taki askeri harekata verdiği destek nedeniyle, AB’nin Ortak Güvenlik ve Dış Politikası kapsamındaki AB öncelikleriyle çelişmeye devam etti. AB Türkiye ile ‘istikrarlı ve müreffeh bir Suriye’ hedefini paylaştı. Türkiye, Suriye  kuzeyinde ‘kendi askeri faaliyetini’ yürüttü. Aynı zamanda Türkiye, temel hizmetlerin sunumunu artırdı ve Kuzey Suriye’deki altyapı ağlarını genişletti” açıklamalarına yer verildi.  Çok taraflılığı destekleyen Türkiye’nin Birleşmiş Milletler, NATO ve AB tarafından liderlik edilen 9 uluslararası barış ve gözlem misyonuna katıldığının altı çizilen raporda,  “Türkiye  Afrika’ya yönelik özel bir önem atfetmeye devam ediyor. Birçok zorluğa rağmen ABD için önemli bir ortak olmayı sürdürdü.  Mısır ve Suudi Arabistan ile ilişkilerini geliştirdi, Libya’daki yeni yönetim ile derhal iletişim kurdu” ifadelerine yer verildi.

“DEMOKRATİK KURUMLARIN İŞLEYİŞİNDE CİDDİ EKSİKLİK VAR”
     Türkiye’nin demokratik kurumlarının işleyişinde ciddi eksiklikler olduğu, raporlama döneminde demokratik gerileme ve derin siyasi kutuplaşmanın devam ettiği aktarılan raporda, “Sivil toplum sürekli bir baskıyla karşı karşıya kaldı. Kamu yönetimi reformu alanında raporlama döneminde herhangi bir ilerleme kaydedilmedi. İdarenin hesap verebilirliği ve insan kaynakları yönetimi konusundaki endişelerin devam ettiği, reform için siyasi iradenin hala eksik olduğu, yönetimin siyasallaşmayı sürdürdüğü” belirtildi. Raporda yargı sistemi ‘hazırlık aşamasında’  ifadesiyle nitelenerek, “Yolsuzlukla mücadele konusunda Türkiye, hazırlıkların erken bir aşamasında kalmış ve raporlama döneminde ilerleme kaydetmemiştir” denildi. Türkiye’nin organize suçla mücadelede bir dereceye kadar hazırlıklı olduğu ve sınırlı ilerleme kaydettiğinin aktarıldığı raporda olağanüstü hal sırasında getirilen önlemlerin çoğunun yürürlükte kalmaya devam ettiği açıklandı.

“TÜRKİYE SALGININ EKONOMİK YANSIMALARINI YUMUŞATMAK İÇİN ÖNLEMLER ALDI”
     Türkiye’de COVID-19 karşı aşılama oranının yüzde 71 civarında olduğuna dikkat çekilerek, “Türkiye, iç talebi artırmak ve salgının ekonomik yansımalarını yumuşatmak için önemli önlemler aldı. Ayrıca, Doğu Akdeniz’de 2020 yılında gerginlik artarken, bu yıl başında ise düştü. AB, Doğu Akdeniz’de istikrarlı ve güvenli bir ortamda Türkiye ile iş birliğine dayalı, karşılıklı yarar sağlayan bir ilişkinin geliştirilmesine yönelik stratejik bir çıkarı olduğunu bir kez daha teyit etti. AB, AB Konseyi tarafından belirlenen koşullara tabi olarak, bir dizi ortak çıkar alanında Türkiye ile aşamalı, orantılı ve tersine çevrilebilir bir şekilde ilişki kurmaya hazır. AB-Türkiye ilişkilerinde daha olumlu bir dinamik oluşturulabilir. Bu bağlamda iklim, göç ve güvenlik konularında üst düzey diyaloglar gerçekleştirildi ve bunu yakında sağlık konulu diyalog izleyecek” sözlerine yer verildi. Türkiye’nin çevre ve iklim değişikliği alanında bir miktar hazırlıklı olduğu aktarılan raporda, Paris İklim Anlaşması’nın onaylanması, atık yönetim kapasitesi, atık su arıtımı ve mevzuat uyumu gibi alanlarda ilerleme gösterdiği ifade edildi.

“ENERJİ KAYNAKLARININ ÇEŞİTLENDİRİLMESİNDE İLERLEME KAYDEDİLDİ”
     Türkiye’nin enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve yenilenebilir enerji sektörünün geliştirilmesi konusunda ilerleme kaydediliği belirtilen Raporda, “AB’nin Türkiye’nin dış ticaretinde payının bir miktar arttırdığı aktarıldı.  Raporda, “Türkiye kara para aklama ve terörün finansmanı ile mücadeleyi düzenleyen yasal çerçevesini iyileştirdi. Türkiye tüketici ve sağlığın korunmasına ilişkin mevzuat uyumu açısından iyi bir hazırlık düzeyine ulaştı. Türkiye  AB-Türkiye Gümrük Birliği kapsamındaki yükümlülüklerinden sapmaları oldu. Türkiye  jeopolitik risklere ve küresel finansman koşullarındaki değişikliklere maruz kaldı” ifadesine yer verildi.

“İLİŞKİLERDE ÇİFTE STANDARTLI YAKLAŞIM SERGİLENDİ”
     Dışişleri Bakanlığı, raporla ilgili, ‘Türkiye’ye karşı sorumlulukların göz ardı edildiği ve ilişkilerde yine çifte standartlı yaklaşımın sergilendiği bir Türkiye Raporu’ değerlendirmesi yaptı. Yapılan açıklamada şu sözlere yer verildi: “Avrupa Komisyonu 2021 yılı Genişleme Strateji Belgesi ile Türkiye dâhil tüm aday ve potansiyel aday ülkeler için hazırlanan Ülke Raporlarını bugün açıklamıştır. AB ile olumlu bir siyasi gündem oluşturmaya çalıştığımız ve üst düzey diyaloğumuzu canlandırdığımız bir dönemde, ne yazık ki aday ülke Türkiye’ye karşı sorumlulukların göz ardı edildiği ve ülkemizle ilişkilerde yine çifte standartlı yaklaşımın sergilendiği bir Türkiye Raporu yayımlanmıştır.

“TÜRKİYE’NİN ADAY STATÜSÜ GÖZ ARDI EDİLİYOR”
     İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu 2021 Genişleme Stratejisi ve ülke raporları sonrasında Türkiye raporu hakkında açıklamasında ise, “Her yıl Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan aday ülkeler hakkındaki raporlar ve Genişleme Stratejisi 19 Ekim 2021 tarihinde açıklandı. İKV olarak, 13-14 Ekim 2021 tarihlerinde Brüksel’e bir ziyarette bulunduk. Komisyon’da Türkiye raporunun yazıldığı Komşuluk ve Genişleme Müzakereleri Genel Müdürlüğü’nün bağlı olduğu Komisyon Üyesi Varhelyi ve diğer yetkililer ile görüştük. Türkiye’nin AB üyelik perspektifinin önemini vurguladık ve bu yolda bir sivil toplum örgütü olarak sürece katkı sağlamak için yaptıklarımızdan söz ettik. Komisyon Üyesi Varhelyi, Türkiye’nin AB için önemine vakıf ve göç ile güvenliğin dışında iklim, ticaret, enerji ve ulaştırma gibi konularda ilişkilerin gelişmesine destek veriyor. Ancak AB genelindeki Türkiye’nin üyeliği konusunda irade eksikliği Komisyonun tutumuna da yansıyor. Türkiye’nin Aday Ülke statüsünün devam ettiğini vurgulamakla birlikte, Komisyon’da Türkiye masasının AB’nin Güney Komşuları ile birlikte aynı müdürlüğe bağlanması gibi gelişmeler Türkiye’nin aday statüsünün göz ardı edildiği ve daha çok bir komşu ülke olarak ele alındığını gösteriyor” diye konuştu.

“TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNDEKİ TIKANIKLIĞA RAĞMEN RAPORA ÖNEM ATFETDİLMELİ”
     Ege Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (ESİAD) Avrupa Komisyonu 2021 Türkiye Raporu ile ilgili açıklamada, “Türkiye-AB ilişkilerinde yaşanan bu tıkanıklığa rağmen Avrupa Komisyonu tarafından açıklanan 2021 Türkiye Raporuna önem atfetmek gerekmektedir. Raporda, Türkiye’nin AB’ye katılım hedefi konusunda dile getirdiği kararlılığı reformlarla desteklemediği, demokrasi, hukukun üstünlüğü, temel haklar ve yargının bağımsızlığı başta olmak üzere birçok alanda ciddi gerileme gösterdiği vurgulanmaktadır. Ekonomik kriterler bağlamında özellikle piyasa ekonomisinin işleyişi konusunda getirilen eleştirilerin, Ekonomik ve Parasal Politika, İşletme ve Sanayi Politikası gibi fasıllardaki uyum durumuna da yansıdığı ve geriye gidiş olarak değerlendirildiği görülmektedir.


+ Benzer Haberler
» EİB’ten kasımda 1 milyar 437 milyon $’lık ihracat
» Enflasyon yıllık yüzde 21,31’e çıktı
» Yİ-ÜFE, kasımda yüzde 9,99 yıllık yüzde 38,94’e yükseldi
» Dikili TDİOSB’nin, jeotermal arama ruhsatı 9’a yükseldi
» EPDK, lisans bedeli ve katılma payını yürürlükten kaldırdı
» Merkez Bankası’ndan üst üste ikinci döviz müdahalesi
» Doğu ve Güneydoğu’nun sınır ticaretinde düzenleme yapıldı
» Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayii A.Ş.’de yeni dönem
» EGEPLASDER, sektörün dünya buluşmasında yerini aldı
» Karabağlar’da seçilmiş kadınlar 6. kez buluştu


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 04.12.2021)
  Ticaret 03.12.2021
  Ticaret 02.12.2021
  Ticaret 01.12.2021
  Ticaret 30.11.2021
  Ticaret 29.11.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni