• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Eğitime erişimde fırsat eşitliği sunulmalı”

10 Eylül 2021 Cuma 00:00
12
14
16
18

TÜSİAD ve ERG iş birliği ile hazırlanan Covid-19 Etkisinde Türkiye’de Eğitim Raporu tanıtım toplantısında, pandemi sürecinde fırsat eşitliğinin sağlanmasının başlıca gereksinim olduğunun altının çizildi

“Eğitime erişimde fırsat eşitliği sunulmalı”


   ► TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski: Eğitime erişimde fırsat eşitliğini sunmadığımız durumda ise sosyo-ekonomik açıdan mevcut eşitsizliklerin derinleşmesi ve uçurumların artması ne yazık ki kaçınılmazdır.

           DİLAY SARKİLER      
     TÜSİAD (Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği) ve ERG (Eğitim Reformu Girişimi) tarafından hazırlanan Covid-19 Etkisinde Türkiye’de Eğitim Raporu değerlendirmesi gerçekleştirilen çevrimiçi toplantı ile yapıldı.
     Toplantının açılış konuşmalarını, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal Politikalar Yuvarlak Masa Başkanı Elvan Ünlütürk gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü ERG Direktörü Işık Tüzün’ün üstlendiği toplantıda, rapor yazarlarından ERG Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık ve ERG Politika Analisti Ekin Gamze Gencer, raporla ilgili detayları paylaşırken, ÖRAV (Öğretmen Akademisi Vakfı) Eğitim Koordinatörü Arzu Atasoy ve AÇEV (Anne Çocuk Eğitim Vakfı) Erken Çocukluk Eğitimleri Özel Projeler Direktörü Duygu Yaşar, çalışmanın sonucunda ulaşılan bulguları yorumladı.
     Covid-19 salgını ile birlikte yüz yüze eğitimin ara verilmesinin etkilerinin analiz edildiği raporda, öngörülen riskler, okul terki, öğrenme kaybı, çocuğun iyi olma hali ve çocuk koruma sistemi konuları başlıklarında incelendi. Eğitime ara verilmesinin gelecekte küresel rekabet gücüne verebileceği etkilerin ele alındığı rapor, salgının dünya ve Türkiye’de eğitim üzerindeki yansımalarını değerlendiriyor.

“Eğitim ülkemizin geleceği için en önemli mesele”
     TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, yaptığı açılış konuşmasında, eğitimin insan kaynağının niteliğini belirleyen en önemli etmen, aynı zamanda ekonomik ve sosyal kalkınmanın taşıyıcı gücü olduğunun altını çizdi. Kaslowski, “Nitelikli eğitim, dünyamızın daha yaşanılır bir yer olması için belirlenen Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin de çok önemli bir parçasıdır. Eğitimin ülkemizin geleceği için en önemli mesele olduğunu hep vurguluyoruz. Her bireyin erken çocukluktan yükseköğretime kadar her aşamada kaliteli eğitime erişmesi, daha sağlıklı ve sürdürülebilir yaşamlara, daha iyi işlere kavuşmasının da anahtarıdır” diye konuştu.  
     Başkan Kaslowski, yüz yüze eğitimin önemini vurgularken, okulların açık kalması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini belirtti. Kaslowski, “Millî Eğitim Bakanlığı’nın da bu yönde kararlı olduğunu her fırsatta dile getirmesinden memnuniyet duyuyoruz. Eğitim alanında niteliğe ve kapsayıcılığa yatırım yapan, koşullar ne olursa olsun çağı yakalayan, kendini güncelleyen bir eğitim sistemine sahip ülkeler, salgınlar gibi karşımıza çıkan zorlu süreçlerle mücadelede avantajlı konumda yer alabiliyorlar. 21. yüz yıl becerileri ile çocuklarımızı ve gençlerimizi çok yönlü olarak geleceğe hazırlamalıyız. Salgının etkilerine dair bir durum tespiti yapmayı amaçladığımız raporumuzun vurgularının atılabilecek adımlar için bir zemin oluşturmasını umut ediyoruz” dedi.

“Uzaktan eğitimden herkes eşit yararlanamadı”
     TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal Politikalar Yuvarlak Masa Başkanı Elvan Ünlütürk, konuşmasında, salgından en çok etkilenen alanların başında eğitimin geldiğini belirtti. Ünlütürk, “Ülkemizde ise yüz yüze eğitim geçtiğimiz bir buçuk senede yerini uzaktan eğitime bırakmak zorunda kaldı. Bu süreçten herkes aynı şekilde etkilenmedi. Uzaktan eğitimden her çocuk ve genç eşit imkanlarla yararlanamadı. Ailelerin eğitim ve gelir düzeyi, çocuk sayısı bakımından farklılıkları, internete ve dijital araçlara erişim, uzaktan eğitim sürecinde önemli belirleyici faktörler oldu. Özel önem gerektiren çocuklar, yine ülkemizde son yıllarda sayısı hızla artan sığınmacı çocuklar da bu süreçten çok olumsuz etkilendiler. Eğitim Reformu Girişimi uzmanlarının katkılarıyla kapsamlı bir durum tespit raporu hazırlandı. Raporda, hem önemli bir karşılaştırma referansı olması sebebiyle salgın öncesi durum hem de salgının eğitimdeki etkileri çok yönlü ele alınmakta. Tüm eğitim kademelerindeki ve özel önem gerektiren gruplardaki öğrencilerin yanı sıra, aileler ve eğitimciler bakımından da önemli tespitlere yer veriliyor. Uluslararası karşılaştırmalar ışığında eğitimsel kazanımların yanı sıra, günümüz ve geleceğe yönelik sosyo-ekonomik bakımdan da durum tespiti ve öngörüler içeriyor” dedi.

“Bu bir Dayanışma Raporu’dur”
     Raporun yazarlarından olan ERG Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık, rapora, hazırlanma aşamasında iş dünyası ve sivil toplum kuruluşlarının ortaklaşa emek vermiş olmasından dolayı “Dayanışma Raporu” denilebileceğini söyledi. Raporumuz, eğitimi farklı alanlarda izleyen kurumların yaptığı izleme ve değerlendirme çalışmalarının bir sentezi oldu. Arık, “Bizim bu raporla amacımız, belirsizlikle geçen salgın dönemine uzmanların görüşleri doğrultusunda bir ışık tutulması, kritik alanların ortaya konması, bu analizlerin de önümüzdeki eğitim-öğretim süreçlerinin güçlenmesinde yol gösterici olması, çocukların eğitim haklarının korunmasına katkı sunulmasıdır. Analizlerimizin sunumunun ardından önümüzdeki günlerde çözüm önerilerinin de tartışılacağı bir süreç bizi bekliyor” dedi.

Ekonomik imkanların eğitime erişimde rolü ele alındı
     Raporun ana yazarı ERG Politika Analisti Ekin Gamze Gencer, salgın sürecinde dünya genelinde bir buçuk milyarı aşkın öğrencinin eğitiminin sekteye uğradığını söyledi. Gencer, “Okul öncesi öğretimde 22 milyon, ilkokul seviyesinde 105 milyon, ortaokul seviyesinde 53 milyon, lisede ise 34 milyon öğrenci, yüz yüze eğitim sürelerinin yüzde 75’ine katılamadı. Krizler çağında yaşıyoruz diyebiliriz, bu çağda eğitim alanını ele aldığımız raporumuzda, kırılganlığı yüksek birey ve gruplar için Covid-19’un kesişimsel etkilerinin çok daha şiddetli olduğunu görüyoruz. Salgın nedeniyle kadınlara yüklenen ev içi sorumluluklarının artması kadınların işten ayrılmasına, bu da ailelerin çift kazançlı yapısının bozulmasına neden oldu. Ekonomik durumun uzun vadede çocukların eğitim hayatını olumsuz etkileyecebileceğini öngörüyoruz. Covid-19’un 140 milyon çocuğu daha çocuk yoksulluğuna iteceği ve bu sayının dünya çapında 750 milyona ulaşması bekleniyor. Yirmi yıl sonra iş gücünün yüzde 46’sını salgın döneminde öğrenci ya da 5 yaş altında olan bireyler oluşturacak. Yapılan bir projeksiyona göre 4-17 yaş grubunda olan çocukların gelecekteki potansiyel kazançları yüzde 5 azabilir. Covid-19 salgınından eğitim bakımından en çok etkilenenler salgın öncesinde de eğitime erişimde zorlanan kırılgan gruplar oldu. Bu grupların başında özel gereksinimleri olan öğrenciler ve sığınmacılar geliyor. Türkiye’de internet erişimi okul çağındaki çocukların bulunduğu yoksul hanelerde yüzde 39 gibi yetersiz bir oranda. Uzaktan ve hibrit eğitim için olanakları sınırlı olan ve artan yoksulluktan etkilenen kırılgan gruplardaki çocukların okul terki riski daha yüksek. Yapılar araştırmalar salgın öncesi okula giden çocukların yaklaşık yüzde 11’inin salgın sonrası okula devam etmeyeceği yönünde bir veri sunuyor. Uzaktan eğitimin çocukların yaşadığı ev içi şiddeti artırdığını ve eğitimi bırakarak çalıştırılan çocukların sayısının çoğaldığını görüyoruz.

  ERG Direktörü Işık Tüzün, öğrenciler gibi veliler ve öğretmenlerin de süreçten farklı şekillerde etkilendiğini ifade ederek, “Raporda dikkat çekildiği gibi; salgının eğitime etkileri çok boyutlu ve uzun soluklu. Dolayısıyla müdahalelerin de bir o kadar çok boyutlu, uzun soluklu ve sadece eğitim sistemiyle sınırlı kalmayarak tasarlanması gerekiyor” dedi.

 

 

 



Öğretmen-öğrenci ilişkisinde Covid-19’un etkileri
     ÖRAV Eğitim Koordinatörü Arzu Atasoy, süreç boyunca öğretmenlerle etkileşimde bulunarak pandeminin kendilerini nasıl etkilediğine dair izlenimleri ilk elden elde ettiklerini belirtti. Atasoy, “Raporda da belirtildiği üzere birçok noktayı sahadan gelen birebir ihtiyaçlarla, deneyimlerle eşleştirmiş olduk. Salgınla birlikte öğretmenlerimizde ilk olarak insani ihtiyaçlar ortaya çıktı. Toplumun diğer paydaşlarında olduğu gibi sağlıklarını nasıl koruyacaklar, ailelerini nasıl koruyacaklar, varoluşlarını nasıl sürdürecekler ve çocuklarla olan bağı nasıl sürdürecekler, okul ortamının yarattığı çocuğun ailesiyle birlikte hayatındaki en etkili kişiler olan öğretmenlerin onlarla nasıl bir araya geleceği sorular gündemde oldu. Öğretmenlerin öncelikli vurgusu “Kendim nasıl iyi olacağım ve bunu çocuklara nasıl yansıtacağım?” sorularıydı. Bu konu pandemiden sonraki uzun yıllarda da bizim gündemimizi meşgul edecek. Diğer taraftan öğretmenlerimizin bu süreçteki en önemli ihtiyacı dijital okuryazarlık ve teknolojinin efektif kullanımı ile ilgili deneyim ve bildi oldu” diye konuştu.

“Çocukların psikososyal ihtiyaçları göz ardı edildi”
     AÇEV Erken Çocukluk Eğitimleri Özel Projeler Direktörü Duygu Yaşar, konuşmasında raporu, erken çocuk eğitimi ekseninde aileler ve haneler açısından değerlendirdi. Yaşar, “Salgın döneminde yoksunluk derinleşti, sosyal uçurum arttı, çocuk işçiliği ve çocukların daha fazla ihmal, şiddet, istismara maruz kalma riskleri arttı. Okuldan ve erken çocuk bakım ve eğitimi hizmetlerinden uzak kalma gibi sebeplerle dünyada ve Türkiye’deki eşitsizlikler çok daha belirgin hale geldi. Bu süreçte çocukların eğitim ve öğretim ihtiyaçları dışındaki psikososyal ihtiyaçları biraz göz ardı edildi. Çocuklar yetişkinlere kıyasla kendi sosyal, duygusal ve kişisel gereksinimlerini kendi kendilerine gideremiyorlar. Bu sebeple de küresel salgından daha olumsuz bir şekilde etkileniyorlar. Çocuklar ve gençlerin bu konudaki gereksinimlerinin farkına varamadığımız takdirde daha uzun dönemde ciddi psikososyal problemlerin ortaya çıkabileceğini öngörüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Eğitimde verim fırsat eşitliği ile sağlanır”
     TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, salgın döneminde artan eğitimde fırsat eşitsizliğinin giderilmesinin geleceğe yönelik en önemli yatırımlardan biri olacağını vurgulayarak, “Salgın sürecinde önce insan sağlığı denilerek, hızla kapanmaya yönelik önlemler alınırken, salgının seyriyle beraber öngörülenden daha uzun süre yüz yüze eğitime ara verildi. Teknolojik imkanlar ancak tüm çocuklar ve gençler için fırsat eşitliğinin olduğu bir ortamda arzu edilen verimi sağlayabilir. Eğitime erişimde fırsat eşitliğini sunmadığımız durumda ise sosyo-ekonomik açıdan mevcut eşitsizliklerin derinleşmesi ve uçurumların artması ne yazık ki kaçınılmazdır. Okuldan uzak kalınan bu sürecin yarattığı etkilerin en hızlı şekilde tespit edilmesi ve telafi edilmesi yolunda veriye dayalı şekilde kararlı adımlar atılması son derece önemli” açıklamasında bulundu.


+ Benzer Haberler
» Vak’a sayısı yine arttı, vefat sayısında gerilime var
» Elektronik haberleşme yatırımlarında %34 artış
» Rekabet Kurulu’ndan dev markalara soruşturma kararı
» Palandöken: Gıda ürünlerine gramaj standardı getirilmeli
» İngiltere’de akaryakıt krizi büyüyor
» Zincir marketler Rekabet Kurulu’na savunma verecek
» Temmuz ayı linyit üretimi 5 milyon 478 bin 675 ton oldu
» Özuslu, Bosna Hersek heyetini ağırladı
» Bartın Belediyesi Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü sıvı klor (sodyum hipoklorit) satın alacak
» Eylül’de sosyal yardım tutarı 179 milyon lira oldu


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 28.09.2021
  Ticaret 27.09.2021
  Ticaret 25.09.2021
  Ticaret 24.09.2021
  Ticaret 23.09.2021
  Ticaret 22.09.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni