• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE
YAZARLAR Dr. Cevdet Züngün ►SAĞLIK ve YAŞAM
12
14
16
18
23/07/2018 13:36
D Vitamini ve Eksikliği ile İlişkili Hastalıklar

Dr. Cevdet Züngün
Tıbbi Biyokimya Uzmanı
Düzen Sağlık Grubu Polikliniği/Ankara

     D vitamini şüphesiz ki son zamanlarda sağlık haberleri içinde en ilgi gören konulardan biri. D vitaminini bu kadar önemli kılan şüphesiz kemik metabolizmasının yanı sıra diğer birçok hastalıkla ilişkisinin kurulmuş olması. Peki nasıl oluyor da bir vitamin, hem de kaynağı güneş olan bir vitamin çoğumuzda eksik ve bu kadar çok hastalıkla ilişkili olabiliyor?

     Bu soruyu basit bir örnekle cevaplamaya çalışırsak:
     Kağıt, üretildiği günden beri haberleşmek amacıyla kullandığımız belki de en ilkel haberleşme aracı. Tek başına pek bir fonksiyonu olmasa da üzerine yazdığımız notları birbirimizle haberleşmek amacıyla kullandığımızda çok önemli bir iletişim aracı haline geliyor. Varsayalım ki iş yerimizde geçen yıl şirket içi haberleşme amacıyla 500 adet kağıt kullanıldı. Bu sayede işler hiç aksamdan sürdürülebildi. Ama yeni yılda bütçe kısıtlamasına giden şirket yönetimi, tüketilen kağıt miktarının geçen yılın sadece %10’u kadarıyla işlerin sürdürülmesine, yani sadece 50 kağıtla iç iletişimin devamına karar verdi.
Ortaya çıkacak durumun kaos olacağını ön görmek zor değil.

     Aynı durum D vitamini için de geçerli. Çünkü vücudumuz tek başına bir fonksiyonu olmayan D vitaminini alır ve kağıdın üzerindeki yazının yaptığı görevin aynısını, yani hücreler arası iletişimin sağlanması için olması gereken aktif hale getirir. Vücudumuzdaki hücrelerin birbirleri ile iletişiminde önemli rol oynayan bu aktif vitaminin- bu haliyle artık hormonun- eksikliğinde hücrelerin birbiri ile iletişiminin bozulması, hücrelerin ve oluşturdukları dokuların birbirlerinden habersiz, başına buyruk ve kontrolsüz hareketi ile sonuçlanacaktır.

     Bu kontrolsüz durumun neden olduğu en önemli hastalık ise vücudumuzdaki kaos olan kanserdir.
D vitaminin gen yapımızdaki 300’ün üzerinde genle ilişkili olması onun öneminin, eksikliğinde ise birçok sistem ile bağlantılı hastalıklara dönük riskin artmasının göstergesidir. Günümüzde D vitamini eksikliğinde meme, prostat, akciğer ve kolon kanseri riskinin arttığı, yüksek D vitamini düzeylerinin ise bu hastalıklara yakalanma riskinin azaldığını gösteren, kanıt düzeyi yüksek, güvenilir bilimsel çalışma sonuçları mevcut.

     Ayrıca bağışıklık sistemindeki rolü itibariyle D vitamini eksikliğine bağlı olarak bağışıklık sistemi hastalıkları ile de ilişkisini gösteren yayınlar vardır. Örnek olarak multipl skleroz (MS) hastalığı verilebilir. MS hastalarında, MS ile ilişkili şikayetlerin düşük D vitamini düzeylerinde arttığı, D vitamini takviyesi alanlarda ise bu şikayetlerin azaldığı randomize kontrollü çalışmalar dediğimiz, yüksek kanıt düzeyi olan çalışmalarla ortaya konulmuştur.
     D vitaminin ilişkili bulunduğu düşünülen bir diğer hastalık ise dünya üzerindeki en yaygın hastalıklardan bir tanesi olan diyabettir. D vitamini eksikliği halinde kalp damar hastalıkları açısından önemli bir risk faktörü olan diyabet riskinin arttığı iddia edilen yayınlar var.

     En çok karşılaştığımız sorulardan biri nispeten güneşli bir ülkede yaşamamıza rağmen neden bu kadar önemli olan kan D vitamini düzeyleri düşük?
Evet ülkemizin birçok bölgesinde yaz aylarında yeterince güneş görüyoruz. Ama önemli olan D vitaminin vücudumuzdaki üretim yeri olan cildimizin, D vitamini sentezinin olmazsa olması ultra viyole B (UVB) ışınları ile ne kadar temas ettiği. Vücudumuzun yaz aylarında bile-deniz kenarında geçirdiğimiz tatil dönemlerini hariç tutulursa-neredeyse %80’inin kıyafetle örtülü olduğunu düşünürsek, cildimiz güneşten çok az faydalanıyor diyebiliriz. Tatil dönemlerinde bolca kullandığımız ve cildimizin güneşle temasını kesen güneş kremlerini de unutmayalım.

     Güneş kremi tabii ki kullanabiliriz. Ama dikkat edilmesi gereken cildimizin güneşle yeterli miktarda temasını sağladıktan sonra. Beyaz tenli bir kişinin, yaz aylarında, güneşli bir günde, saat 10:00-14:00 saatleri arasında, vücudunun büyük bir kısmı (dirsekler ve dizler açıkta olacak şekilde) sadece 15-20 dakika güneşle direkt teması -UVB camdan geçmez- vücudumuzda yeterli miktarda D vitamini sentezlemesine yetiyor. Bu şekilde sentezlenen D vitamini düzeyi ile Ekim-Kasım aylarına kadar idare edebiliyoruz. Çünkü D vitaminini vücudumuzdaki yağ dokularında yedekleyebiliyoruz.

     Ekim-Kasım ayından itibaren güneş, D vitamini sentezlemede kullandığımız UVB ışınlarının etkisini kaybediyor. Yani D vitamini kışına giriyoruz. Yaz ayları dışında D vitamini sentezi güneşli günler bile yaşasak asla mümkün olmadığından ve yukarıda bahsettiğim şartları çoğu zaman sağlayamadığımızdan D vitamini düzeylerimiz yaklaşık %75’imizden fazlasında düşük seyrediyor.

     Bu nedenle çoğu zaman, özellikle güneşle çok temas etme imkanı bulamayanlarda – yaşlılar, çocuklar, kapalı ortamlarda çalışmak zorunda olanlar vb- D vitamin takviyesi gerekiyor. Günümüzde, beslenme kılavuzlarında önerilen günlük D vitamini miktarlarının-günlük 600 ünite-,yeterli kan D vitamini seviyelerinin sağlanması için çok yetersiz kaldığını belirtmek lazım. Bu günlük alım miktarını karşılaştırabilmeniz için bir örnek verelim. Yukarıda bahsettiğimiz şartlarda 15-20 dakika UVB ile direkt temas halinde 10 bin ünite D vitamini sentezleyebiliyoruz ki bu bile kış aylarında yeterli miktarda (30 ng/mL) kan D vitamini düzeylerinin sağlanmasına yetmiyor.

     Son olarak iki bilimsel çalışmanın verilerinden bahsederek tamamlayalım. İlkinde yaz aylarında günlük 400 ünite D vitamini ve günlük 4000 ünite D vitamini verilen iki ayrı gruba, yaz ayı sonunda bir mutluluk anketinin soruları yöneltiliyor. Bu anket uyku kalitesi, stres durumu, halsizlik hissi ve mutluluk durumlarını sorguluyor. Anket sonuçları günlük 4000 ünite D vitamini takviyesi alan grupta kış-depresyonu da denilen durumun neredeyse hiç yaşanmadığını gösteriyor. İkincisi ise yaşlı bir hasta grubunda D vitamini eksikliği ve kırık riski değerlendirilmesi hakkında. Çoğunluğu yaşlı erkeklerde oluşan yaklaşık 2600 kişilik bir grup üzerinde gerçekleştiriliyor.

     Çalışmaya katılanlara yılda üç kez olmak üzere bir zarf postalanıyor. Zarfın içinde tek bir hap var. Katılımcıların yaklaşık yarısına içerisinde hiçbir şey içermeyen haplar gönderilirken, diğer yarısına içerisinde 100 bin ünite vitamin D içeren haplar gönderiliyor. Zaman içerisinde bu iki grupta kaç tane kalça kırığı vakası olduğu takip ediliyor. Çalışma yaklaşık 6 yıl sürdürülüyor. Yılda 4 kez 100bin ünite vitamin D içeren zarfın gönderildiği grupta kalça kırığı vakalarında %25’lik bir azalma olduğu görülüyor. Eğer bu osteoporoz tedavisi için patent almış bir ilaç olsaydı belki gece gündüz reklamı yapılabilirdi.  Oysa ki vitamin D belki erişimi en kolay, en ucuz bileşik.

     Güneşten doğru faydalanabileceğiniz bir yaz ve hastalık riski düşük bir ömür geçirmeniz dileğiyle.

Önceki Yazılar :
Haberler
  Esnafta ‘ücretli’ poşet endişesi

  “Konkordatolar ekonomik hayatı derinden etkiliyor”

  Aslan, ilçe ilçe proje anlatıyor

  Zıtlaşma yok, centilmenlik var

  “Topluluğumuzun yarattığı ciro, Türkiye milli gelirinin yüzde 7’sine eşdeğerdir”

  Güzelbahçe Piri Reis, Fransız televizyonunda

  Galataport Projesi MAPIC 2018 ile ilk kez uluslararası arenada

  “Değerli taşlar kuyumculuğa katkıda bulunacak”

  Güneşten payımızı alalım

  Yabancılara gayrimenkul satışı %58,5 arttı

  Altın Orman, satış başarısıyla dikkat çekiyor

  TOBTİM’den Karlov Vakfı’na anlamlı jest

  Portekiz Büyükelçisi’nden yatırım daveti

  ALTO Yüksek İstişare Kurulu ilk toplantısını gerçekleştirdi

  Çeşme Altın Yunus’ta 44.yıl coşkusu

  Avrupa’nın en iyi festivalleri elinizin altında

  2018 yılsonunda hedef 1000 ton satış hacmi

  TARSİM hasarları uydudan takip ediyor!

  Buca Otokent esnafının 21 yıllık ruhsat rüyası gerçek oldu

  Yarım litre zeytinyağı 30 bin liraya satıldı

  Aşık Mahzuni Şerif Kültür Cemevi’nde ilk cem gerçekleştirildi

  Vapur beklemek hiç bu kadar keyifli olmamıştı

  Karşıyaka’da spor kurslarına büyük ilgi

  Dans etmek gençleştirir

  Gaziemir’den Milli Takım’a

  Doğanlar’da Prof. Dr. Aysel Bayraktar Kültür Merkezi açıldı

  Çocuk Hakları Bornova’da konuşulacak

  İhale Özetleri

  17 Kasım 2018 Tarihli ve 30598 Sayılı Resmî Gazete

  Karayollarında Durum

  İHALENİN TARİHİ ve SAATİ ► 10.12.2018 - 13:30

  İHALENİN TARİHİ ve SAATİ ► 26.11.2018 - 11:30

  İHALENİN TARİHİ ve SAATİ ► 10.12.2018 - 10:30

  İHALENİN TARİHİ ve SAATİ ► 27.11.2018 - 10:00

  İHALENİN TARİHİ ve SAATİ ► 10.12.2018 - 11:00

  İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN GAYRİMENKUL SATIŞI

  BORNOVA VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜN’DEN İLANEN TEBLİĞ

  TÜBİTAK’tan milli ve özgün teknolojilere destek

  Tarım makineleri ihracatında hedef 800 milyon dolar

  Ekim ayında kurulan şirket sayısı arttı

  “Motorinde indirim için fazla beklenmemeli”

  Sanayi üretiminde yüzde 2,7 azalma

  Toplam ciro endeksi yüzde 32,3 arttı

  Yılda 12,4 kilogram kırmızı et tüketiyoruz

  Kaplan, “Daha iyisi için geliyoruz”

  Ekonomi, yerli ve yenilebilir enerji ile sürdürülebilir

  Özgörkey Otomotiv’den BMW, Mini, Land Rover ve Jaguar

  İzmirli Omorfo ve Mitra, endüstrideki kötü kokulara son verecek

  Kipa AVM, İbi ile Tosi’yi minik dostlarıyla buluşturuyor

  Kürk sektörünün genç tasarımcıları ödüllendirildi

ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 17.11.2018
  Ticaret 16.11.2018
  Ticaret 15.11.2018
  Ticaret 14.11.2018
  Ticaret 13.11.2018
  Ticaret 12.11.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni