• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Dövizin %5 artışının iç borca faturası; 13,7 milyar TL

28 Kasım 2020 Cumartesi 14:00
12
14
16
18

Dövizin %5 artışının iç borca faturası; 13,7 milyar TL

   ► 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi 245 milyar TL bütçe açığı öngörüyor

           SEDA GÖK      
     2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi 245 milyar TL bütçe açığı öngörüyor. Bütçe, COVID-19’un etkilerini taşımakla birlikte 2016 yılından itibaren gözlenen genişletici maliye politikası da bütçenin yapısını etkileyen bir diğer faktör. Merkezi yönetim bütçesinin bir defalık ve geçici gelirlerle dengelenmesi öngörülmüşse de faiz dışı harcamaların GSYH içindeki payının artması ve vergi gelirlerinin payının gerilemesinin sonucu olarak uzun bir dönemin ardından bütçede faiz dışı açık ortaya çıktığı görülüyor. Buna ilaveten 2020 yılının ilk çeyreğinde görülen COVID-19’un etkisiyle merkezi yönetim bütçesindeki bozulma daha da hızlandı. Nitekim 2020 yılı bütçesinde açığın GSYH oranı yüzde 2,9 olarak programlanmışken gerçekleşme tahmini yüzde 4,9.

     Kamu maliyesine önemli bir esneklik ve hareket alanı sağlayan düşük seviyedeki Hazine borç stoku da artan bütçe açığı ve faiz dışı açık nedeniyle artış eğilimine girdi. Bütçe finansmanının en önemli unsuru olan Hazine iç borçlanmasının GSYH içindeki payı uzun yıllardan sonra yeniden yüzde 10 seviyesine yaklaştı. Merkezi yönetim bütçesindeki bozulmanın kalıcı yapısal düzenlemeler yerine bir defalık gelirlerle dengelenmesi çabasının bir sonucu olarak faiz giderlerinin bütçe ve GSYH içindeki payı da yıllar itibarıyla artış gösteriyor.
     Türkiye’nin son dönemde hız verdiği döviz cinsinden borçlanmanın Hazine’nin döviz kuruna duyarlılığı yanında mevcut varlıkların yükümlülükleri karşılama oranındaki düşüş nedeniyle de önem taşıdığı görülüyor.

     Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı-TEPAV bünyesinde Coşkun Cangöz tarafından yapılan araştırma çalışmasında, döviz kurundaki her yüzde 5 değişimin Ağustos 2020 kurlarına göre Türkiye’nin iç borcunda TL cinsinden 13,7 milyar TL artışa yol açtığı belirtildi.
     Yapılan çalışmanın ayrıntıları incelendiğinde; Türkiye’nin yerli para yerine dövizle iç borçlanma yapılmasından kaynaklanan mali akım uyumsuzları ve döviz kuru değişikliklerine karşı duyarlılığı azaltmak amacıyla iç borçlanmada sadece TL’nin kullanılması uygulamasından 2018 itibariyle vazgeçtiği hatırlatıldı.

     Bunun öncesinde 2012 itibariyle dövize endeksli tüm iç borçların vadesinin dolarak sıfıra indiğinin belirtildiği çalışmada, “Artan döviz cinsi iç borçlanmaya paralel olarak sadece Hazinenin döviz kurundaki değişikliklere karşı duyarlılığı artmamış, aynı zamanda mevcut döviz rezervinin toplam döviz yükümlülüklerini karşılama oranı da düşmüştür. Hazine’nin 2002 yılından bu yana uygulamakta olduğu borçlanmanın ağırlıklı olarak TL cinsinden yapılması stratejisine ek olarak 2011-2017 yılları arasındaki gibi iç borçlanmanın TL cinsinden yapılması, Hazinenin döviz pozisyonunun hızlı bir şekilde iyileşmesine neden olacak ve döviz kuru şoklarına karşı direncini artıracaktır” ifadelerine yer verildi.

     Türkiye’de dövize endeksli iç borçların toplam borçların Ağustos ayı itibariyle yüzde 25’ine ulaştığı vurgulanan çalışmada, Türkiye’nin döviz cinsinden iç borcunun yıllık maliyetinin dolarda yıllık ortalama yüzde 3,5 - 4,0; Euro’da 2,0 – 3,0 bandın olduğu, bunun eksi faizler görülen Avrupa ile kıyaslandığında çok yüksek oranlar olduğu ayrıca üstlenilen kur riski nedeniyle de ilave bir maliyetin düşünülebileceği, bu durumun düşük maliyet-düşük risk olarak belirlenen borçlanma ilkelerine ters göründüğü kaydedildi.
     Çalışmada, “Hazine’nin 2002 yılından bu yana sürdürdüğü “borçlanmanın ağırlıklı olarak TL cinsinden yapılması stratejisine ek olarak 2011-2017 yılları arasında uyguladığı gibi iç borçlanmanın TL cinsinden yapılması durumunda döviz cinsinden iç borçların vadesi görece kısa olduğu için Hazine döviz pozisyonu hızlı bir şekilde iyileşecek ve gerek Hazinenin gerekse finansal sistemin döviz kuru şoklarına karşı direncini artacak” değerlendirmesine yer verildi.

     Çalışmada ayrıca “2021-2023 dönemi hedeflerini içeren YEP20 genişletici mali politikaların sürdürüleceği ve kamu maliyesindeki bozulmanın devam edeceğine işaret etmektedir. Ancak, vergi düzenlemelerinin gözden geçirilerek bütçe gelirlerinin artırılması, harcamaların önceliklendirilerek COVID-19 nedeniyle yavaşlayan ekonomik faaliyetlerin yeniden güçlendirilmesi ve kamu borcunun riskler göz önünde bulundurularak sürdürülebilir bir yapıda olmasının sağlanması kamu maliyesindeki bozulmanın kontrol altına alınmasına ve güçlü kamu maliyesinin özel sektör kaynaklı riskleri dengelemesine olanak sağlayacak” öngörüleri paylaşıldı.


+ Benzer Haberler
» Günlük vak’a sayısı hızla azalıyor
» Çelikte ihracat hedefi; 23 milyon ton
» İklimlendirme sektörü ihracatta 5 milyar doları aşmaya odaklandı
» Anadolu Efes’e ‘Sıfır Atık’ belgesi
» E-ticaret ile birlikte iş gücü açığı da büyüyor
» Şirketler dijitalde daha aktif olmayı planlıyor
» Palandöken, “Emekliliği gelen esnaf sicil engeline takılmamalı”
» “İnsana yatırım yapmaya devam edeceğiz”
» Evde kaldık, oyunlara daha fazla para harcadık
» Enerji yatırımları için de sigorta olmazsa olmaz


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 18.01.2021
  Ticaret 16.01.2021
  Ticaret 15.01.2021
  Ticaret 14.01.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni