• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Devlet yüz yüze eğitimde ‘sınıfta kaldı’

13 Ekim 2020 Salı 16:00
12
14
16
18

Devlet yüz yüze eğitimde ‘sınıfta kaldı’

   ► Cangı: Gelir seviyesi düşük ailelerin çocuklarının uzaktan eğitim ya da yetersiz koşullardaki okullarda öğrenim görmeye çalışması fırsat eşitliğini sarsıyor

           KÜBRA TOPAL / ÖZEL     
     Okul öncesi ve birinci sınıfların ardından 2, 3, 4, 8 ve 12’nci sınıflar da yüz yüze eğitime başladı. Devam zorunluluğunun olmadığı yüz yüze eğitimde; okul öncesi eğitim haftada beş gün, diğer sınıflar için ise haftada iki gün olarak belirlendi. Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Eğitim İş İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Ahmet Cangı, “Mevcut fiziki şartlar ve hijyen açısından devlet okulları yüz yüze eğitim sistemine hazır değil” dedi.
     Okulların açılmasını eğitim camiasındaki herkesin beklediğini dile getiren Cangı, “Çünkü uzaktan eğitim gibi platformlar öğrenciyi ve öğretmenleri hem ekonomik olarak hem ruhen yordu. Ancak buradaki en büyük sıkıntı bakanlığın Mart ayından bu yana yüz yüze eğitim noktasında gerekli önlemleri almamış olması.

     Okulların açılma tarihi yaklaştıkça Bakanlık tarafından seyreltilmiş eğitim ve hibrit sistemi dediğimiz sosyal mesafeye uygun yöntemler denendi. Fakat fiziki yapılarımız buna uygun değildi. Süreç istenildiği gitmiyor, her okul idaresi okulun temiz olduğunu belgelendirmesi gerekiyor fakat maddi anlamda devletin katkısı çok az. Bu süreçte bütün yük okul idarelerine yıkıldı ve okul idareleri şu an oldukça zor durumda. Çalışan öğretmenler de ne yapacaklarını bilmiyor. Yasal olarak girmekte zorunlu olduğu ya da maksimum girmesi gereken saatleri var. Öğretmenler bu süreçte uzaktan eğitim mi yapsınlar yüz yüze eğitim mi yapsınlar böyle bir çelişkinin içerisinde boğulup gidiyorlar” ifadelerini kullandı. Kendi okulunun aldığı önlemlerden bahseden Cangı, “6 ay öncesi ile bu zamana kadar yapılanlara baktığımızda tek fark dezenfektan ünitesi alınmış ve 14 kural işaretleri yapıştırılmış. Onun dışında sınıflar her şey aynı duruyor. Bizi sadece dezenfektan ve yapıştırılan uyarı işaretleri korumayacak. Buna yakalanmamak için devletimizin ne gibi önlemleri alması gerekiyorsa onları almakla yükümlü olması gerekiyor” dedi.

Ekipman desteğinin olmaması veliye külfet
     Çocukların uzaktan eğitim noktasında ekonomik olarak yıprandığını söyleyen Cangı, “Ekipman vermeden akıllı telefon, tablet ya da bilgisayar ihtiyaçlarını karşılamaları ve ona uygun internet hattıyla bu işin yürütülmesi isteniyor. Fakat bu durum velilere külfet oluyor. Bu noktada mevcut fiziki şartlar ve hijyen açısından devlet okulları yüz yüze eğitim sistemine hazır değil. Şu anda ülkemizde eğitim noktasında büyük bir fırsat eşitsizliği var. Ekonomik durumu iyi olan aileler çocuklarını özel okula gönderiyor. Özel okullarda çocuklar istenilen şartlarda yüz yüze eğitimlerini sürdürüyor. Fakat gelir seviyesi düşük ailelerin çocukları aynı şartlarda eğitim alamıyor. Gelir seviyesi düşük ailelerin çocuklarının uzaktan ya da yetersiz koşullardaki okullarda eğitim görmeye çalışması fırsat eşitliğini sarsıyor” diye konuştu.

“Okullarda sağlık uzmanı olmalı”
     Öğrencilerin okullara haftada 2 gün gitmeye başladıklarını belirten Cangı, “Fakat diğer günlerde uzaktan eğitim devam edecek. Hibrit sistemini uygulamaya çalışıyorlar önemli dersler yüz yüze verilsin diğer dersler uzaktan devam etsin. İşin sıkıntılı tarafı bu öğretmen yüz yüze eğitim mi versin uzaktan eğitime mi koştursun hangi birine yetişecek onu da bilmiyoruz. Bu durumda karmaşa çok derinleşiyor” dedi. Sendika olarak yüz yüze eğitim ile ilgili talepleri olduğunu söyleyen Cangı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Öncelikle kapatılan köy okullarının açılması, okulların fiziki yapılarının geliştirilmesi, okullar da temizliği yapacak hizmetlinin istihdam edilmeli, sağlık konusunda uzman olan kişiler  okullarda görev almalı. Bu noktada Bakanlığın açıkladığı projeleri hayata geçirmesini ve yüz yüze eğitimin bu şekilde başlamasını istiyoruz.”

“Okullarda 300 öğrenciye 1 rehber öğretmen düşüyor”
     Özellikle pandemi sürecinde okullardaki belirsizlik ve eğitimin başlaması noktasında çocukların kaygı yaşayabildiğini dile getiren Cangı, “Yaş grupları küçüldükçe kaygının azaldığını yaş grupları büyüdükçe kaygının arttığını düşünüyorum. Küçük yaş grubundaki çocuklar, okulu, arkadaşlarını ve öğretmenleri özlediler. Çünkü ilkokul çocuklarında öğretmen bağı çok yüksek bu durumu özellikle uzaktan eğitimde çok net gördük. Fakat yaş grupları büyüdükçe ve öğretmenin etkisi azaldıkça uzaktan eğitime katılım oranının çok düştüğünü gördük. Bu süreçte de çocuklar kaygı duyuyor ve bunun aşılması içinde sınıf öğretmenleri, rehber öğretmenler ve velilere iş düşüyor. Ama sorun şu ki okullarda 300 öğrenciye 1 rehber öğretmen sınırı var ve sayı 300’ün altına düştüğü takdirde kadro açılmıyor. Bu süreçte bu kontenjanın düşürülmesi gerektiğini ve daha fazla rehber öğretmenin istihdam edilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.


+ Benzer Haberler
» “43 şehrin elektriğinden tasarruf edebiliriz”
» Türkiye’nin pandemi sınavı, gayrimenkulde yatırıma dönüştü
» Patateste pazar payını başka ülkelere kaptırdık
» Yerli kozmetikçiler ithalata ek vergi istiyor
» Akıllı Tarım Kentleri ile hedef 400 milyon TL
» Tarımda sürdürülebilirlik için acil dönüşüm gerekiyor
» Öğrenciler gitti, spotçu bitti
» Optikte yerli üreticinin soluğu kesiliyor
» Yerli üretimle çelik sektörünün başarısı dalga etkisi yaratır
» “Kütüphanelerin Türkçe elektronik kaynağa ihtiyacı var”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 21.10.2020
  Ticaret 20.10.2020
  Ticaret 19.10.2020
  Ticaret 17.10.2020
  Ticaret 16.10.2020
  Ticaret 15.10.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni