• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Devlet nezaketinden dolayı açıklamadım”

15 Eylül 2018 Cumartesi 11:00
12
14
16
18

“Devlet nezaketinden dolayı açıklamadım”

   ► Kocaoğlu, 2009 yerel seçimleri öncesinde yaşanan arsenik krizi ilgili Ankara’da 36 yerde numune aldığını ve değerlerini tespit ettiğini söyledi.

           FATİH ÖZKILINÇ     
     İzmir Büyükşehir Belediyesi Eylül ayı olağan meclis toplantısının üçüncü oturumu Başkan Aziz Kocaoğlu idaresinde gerçekleşti. Oturumda İZBAN’da uygulanan daha sonra pilot nokta seçilerek ESHOT tarafından Seferihisar Bölgesi’nde hayata geçirilen ‘Gittiğin kadar öde’ tarifesi ve İzmir Körfezi’nde yaşanan kötü koku ve kirlilik gündeme geldi. Toplantıda AK Partilerin eleştirilerine yanıt veren Başkan Kocaoğlu, 2008 yılında, 2009 yerel seçimleri öncesinde yaşanan arsenik krizini ilgili dönemin Başbakanı ve şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile arasındaki diyalogu açıkladı. Kocaoğlu, “Ankara’da 36 yerde numune aldım, değerlerini tespit ettim. Sabahleyin açıklayacağım, akşam dönemin başbakanı ‘bu tartışmayı bitirelim’ dedi. Devlet nezaketinden dolayı açıklamadım” diye konuştu.
     Toplantıda komisyon raporları görüşülürken AK Parti Grup Başkanvekili Ali Kökoğuz, önce İZBAN’da uygulanan daha sonra pilot nokta seçilerek ESHOT tarafından Seferihisar Bölgesi’nde hayata geçirilen ‘Gittiğin kadar öde’ tarifesinin İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yeni ulaşım politikası çerçevesinde bundan böyle 984 nolu hatta (Urla ile Fahrettin Altay Aktarma istasyonu arasında) faaliyete geçecek olmasıyla ilgili konuştu.  Kökoğuz, “Burada her ne kadar vatandaşın lehine gibi görünse de vatandaşa kaşıkla verip kepçeyle alma durumu vardır. 90 dakika hakkını kaldırmış oluyorsunuz. Bunu kaldırmayın. Lütfen vatandaşın elindeki hakkı kaldırmayın” dedi.

Türkiye’ye örnek olacak
     Kökoğuz’un ardından açıklama yapan Başkan Kocaoğlu, “Ulaşım konusunda Türkiye’ye örnek olacak uygulamayı oya gibi işleyerek hayata geçirmeye çalışıyoruz. Vatandaşın aleyhine hiçbir iş yapmadık. Genelin menfaati dışında şahsi menfaatlere yönelik de karar almadık. Bu ulaşımdaki yeni sistem vatandaşın lehinedir. Sizin görüşünüz odur, saygı duyuyorum” yorumunu yaptı.
     Bunun üzerine Kökoğuz, “90 dakika kaldırıldı mı kaldırılmadı mı?” sorusunu yöneltti.  Kocaoğlu ise, “Bir gün size o projenin ne olduğunu anlatırım. Madra Dağı’ndaki köyden Beydağ’daki köye kadar herkes merkezi hükümetin ve belediyenin ulaşım için verdiği destekten yararlanacaktır. Bu onun projesidir. O kadar!” ifadelerini kullandı.

“Her yer böyle mi İzmir gibi olacak?”
     Toplantının dilek ve temenniler bölümünde tekrar söz alan AK Partili Kökoğuz, “İzmir’in dünyanın, Ege’nin incisi olduğu yaşamayanlar tarafından bilinmektedir. Bazı sokak ve caddelerde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin billboardlarını görmekteyiz. Şiirsel cümleler görmekteyiz. ‘Her yer İzmir gibi olsun’ demektesiniz. Gerçekten öyle mi? Onu bir test edin isterseniz. İzmir bir deniz şehridir. İzmir’i deniz kültürüne yabancı bıraktınız. Deniz ulaşımı yeteri kadar olmamaktadır. Yüzülebilir körfez dediniz çok uzaktasınız” dedi.  Salonda sesler yükselince araya giren Başkan Kocaoğlu, “Hatibi dinleyelim, inciler dökülüyor” diye konuştu.
     Eleştirilerini sürdüren Kökoğuz, “Denizi yasaklı kıldınız. Sayenizde insanlar denize yabancılaşmaktadır. Tramvay denize ulaşımı engellemiştir. Meydanlar yayalarındır. Konak Meydanı’nda yürümek yayalar için işkencedir. Arabalar hızla akıyor. Şehrin doğasına aykırıdır. Akşam karar verip sabah uygulayarak tüm işlemleri yürütmektesiniz. Kaldırımlarda yürümek bir zulüm. Her taraf lağım kokuyor. Nerede sizin yüzülebilen körfeziniz? 1 haftadır yetkililere soruyoruz. Araştırmalar devam ediyor denilmektedir. Yeni bir uzay mekiği mi icat ediyorsunuz? Bu anlaşılamaz bir durumdur. Son yapılan testlerde normal olması gereken bakteri oranı 20 milyon çıkmıştır. Gereklerini yerine getiriniz. Denizdeki canlıları yok etmeyiniz. Bunları yapmaktansa aklınız fikriniz siyaset üretmekte. Billboardlarda diyorsunuz, her yer böyle mi İzmir gibi olacak? Vatandaşa şaka mı yapıyorsunuz?” dedi.

“Büyükşehir Belediyesi ne bekliyor?”
     Partili Meclis Üyesi Çağlar Haspolat da söz aldı ve deniz kirliliğiyle ilgili Sağlık İl Müdür Bediha Salnur’un yaptığı açıklamayı hatırlattı. Haspolat, “İl sağlık müdürü açıklama yaptı. Denize dokunan hasta olur diyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden bir açıklama gelmedi. Biz de vatandaş da bekliyor. Deniz kirliliğinin yanında koku da var. Çiğli’deki çamur arıtma tesislerinde buna benzer kokular var. Bu tesisler İzmir’in kapasitesini kaldırıyor mu, kaldırmıyor mu? Dere ıslahları yeterli mi? Bununla ilgili açıklama bekliyoruz. Bilim insanları ne bulmuş? İzmir Büyükşehir Belediyesi ne bekliyor?” açıklamasını yaptı.

Kocaoğlu, 10 yıllık sırrı ilk defa açıkladı
     AK Partililerin eleştirilerine toplu cevap veren Başkan Kocaoğlu ise 2008 yılında, 2009 yerel seçimleri öncesinde yaşanan arsenik krizini hatırlattı. Kocaoğlu, dönemin Başbakanı ve şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile arasındaki diyalog hakkında ilk kez bilgi verdi. Kocaoğlu, “Tam 10 sene önce 2009 seçimlerine 6-7 ay kala bir arsenik krizi yaşandı. İzmir’in suyunda arsenik var dediler. O zamanki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek bunu duyurdu. Çoğu vilayetlerimizde bizim değerlerimizden kat be kat fazla arsenik değerleri olmasına rağmen sadece İzmir gündeme getirildi. Aslında bir geçişten dolayı bu yaşandı. 50 miligram olan değer, dünya standardı 10 mikrograma düşürüldü. Bizim de bazı yerlerimizde 15-20 mikrogram bir durum allandı pullandı. Kızılırmak’ın ağır metal yüklü suyu Ankara’da verildi. O zaman Ankara’daki insanlara o suyun ne durumda olduğunu sormamız mümkündür. O süreçte epeyce uğraştık. Bakanlarımız sular içerek şov yaptılar. En son Ankara’da 36 yerde numune aldım, değerlerini tespit ettim. Sabahleyin açıklayacağım, akşam dönemin başbakanı ‘bu tartışmayı bitirelim’ dedi. Devlet nezaketinden dolayı açıklamadım” diye konuştu.

Kocaoğlu’ndan koku açıklaması
     Son günlerde gündemde olan koku meselesine değinen Kocaoğlu, “Şimdi koku meselesiyle karşı karşıyayız. Çeşitli nedenler üzerinde çalışıyoruz. Tek bir neden yok. Sabaha karşı borular boşalınca artıyor. Biz çok yoğun bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Ve su değerlerimiz hem çevre il müdürlüğü tarafından hem diğer kurumlar tarafından hem İZSU tarafından sürekli denetlenmektedir. Bir problem söz konusudur.
     Basmane’de bir havuza dökülür güneyden gelen sular. Oradan da cazibeyle Bayraklı gümrük pompaya gider. Basmane ile Bayraklı gümrük pompa, Çiğli’ye kadar 2 bin 200’lük tahliye boruyla gider. Basmane’ye kadar olan boruda yetersizlik vardı. 6-7 sene önce gazi bulvarından ikinci bir hat çektik, o hattı rahatlattık. Geçen kış aynı şekilde Üçkuyular’dan gümrük pompaya gelen hatta zaman zaman denize deşarj oluyordu. Onu tespit ettik. Proje ihalesine çıktık. Proje bitti, elimizde. Aynı kazmayı yaparken em temiz hem pis suyu birlikte yapalım diye onun da ihalesine bir ay içinde çıkıyoruz. Cazibeyle gelen hattı gümrük pompaya ulaştıracağız. Körfeze zaman zaman doluluktan dolayı olan tahliyenin olduğu yerden alınan numunelerle bize saldırılmaktadır. Çiğli arıtma 3 faz 24 saat çalışıyor. Biz kentin büyümesini de hesaba alarak 4’üncü fazın inşaatına başladık.

     Oradaki müteahhitlerde anlaşmazlık oldu. Yeniden ihaleye çıktık. 13-14 ay içinde o faz da devreye alınacak. Kapasitemiz yüzde 30 daha fazla artacak. Ayrıca büyük kanal projesi için yıllarca Anadolu Caddesi bir tarafı kapalı olarak tek hat çalıştı cadde. Çok uzun sürdü. Bir taraftan yapılırken bir taraftan da kullanılmadan eskimeye başladı. Biz pis su master planında onu da bitirmek üzereyiz. Tünel sistemiyle, boru değil ve Çiğli arıtmaya götürecek bir projeyi daha gerçekleştiriyoruz. Bu bugün yapılmayacak. Bugünkü sistem bunu karşılıyor ama önümüzdeki yıllarda köklü çözüm olarak biz bunu değerlendiriyoruz. Sağlık il müdür bir değer bulmuş. Biz de bir değer aldık. Orada değerler kabul edilebilir değerlerin altında çıkıyor” dedi.
     Foça’da bir gemiden denize sızan yakıt ve sonrasında oluşan çevre kirliliğine değinen Kocaoğlu, “Çok garip şeyler söyleyeceğim de… Yeni Foça’da bir gemiden atık sızdı, çevre kirliliği oldu. Çevre ve Şehircilik İl Müdürü, ‘bu acaba Foça arıtmadan mı geliyor?’ diye müdür yardımcısını gönderdi. ‘Jeneratör kullanıyorsanız, onun da yakıtı varsa oradan sızmış olabilir’ diye, oraya kadar iyi niyetli bir çalışmada bulundu. Kendisini bu konuda canı yürekten tebrik ediyoruz. Aliağa’da binlerce kişi yemekten zehirlendi. O yemek firmasının kimler olduğunu biliyor musunuz? Bir araştırın” yorumunu yaptı.

“Sorumlu İzmir Büyükşehir Belediyesi”
     Bunun üzerine Kökoğuz, “Sorumluları kimse cezalandırılır. Biz burada sorumlu bulamıyoruz. Mesele bu” dedi. Kocaoğlu ise, “Sorumlu İzmir Büyükşehir Belediyesi ve başkanıdır” cevabını verdi.

“Gözümüzün içi gibi bakıyoruz”
     Sözlerine devam eden Kocaoğlu, yurt dışından ithal edilen hayvanlardan taşınan şarbon hastalığı üzerinden hükümete göndermede bulundu. Kocaoğlu, “Bu şarbon işi nedir hocam? Çevre konusunda İzmir değil Türkiye’de dünyada yatırım yapmış çevreyi koruyan en önemli kentlerdendir. Bunun bilinmesi gerekir. İstanbul yarımız kadar Ankara 15’te 1’imiz kadar su arıtıyor. Bunları bilip İzmirliyi körfeze küstürdünüz demek… Tebrik etmek lazım. İzmir’i kim körfeze küstürdü? 70 sene İzmir’in körfezini lağım çukuru olarak kim kullandı? 2002 yılından bu yana büyük kanal bittikten sonra gözümüzün içi gibi bakıyoruz. Körfezdeki değişimi de tüm İzmir takdir ediyor. Yüzülebilir körfez dünyanın en büyük çevre projelerinden biridir. Onu anlayıp değerlendirmek gerekiyor. İzmir’in kurtuluşu oradadır. Bana ve 5 arkadaşıma ait bir projedir. Devlet Demiryolları ile çıktık ÇED raporunu aldık, liman sahasını derinleştirmek ve kuzeydeki ada yapımı için… Biz ÇED raporunu alır almaz proje ihalesine çıktık. Çalışmalar devam ediyor. Kazı yapabilmemiz için gerekli donanımların tespiti ve temini yolunda hızlı bir şekilde ilerliyoruz” ifadelerini kullandı.
     Kocaoğlu’nun açıklamalarını yeterli bulmayıp itiraz eden AK Partili Meclis Üyesi İmet Tunç, “Konuya gelin Başkanım” dedi. Tunç’un sözleri üzerine Kocaoğlu, “Bu işlerde konuşmak, konuşulanı anlamak , doğru dinlemek ve art niyetli bakmamak gerekir. O da ayrı bir kapasite işidir, sen konuşma müsaade et ben konuşayım’’dedi ve meclisi kapattı.

 


+ Benzer Haberler
» İkinci 100 günde 24 milyar TL’lik 454 eylem
» Merkez Bankası, politika faizini yüzde 24’te sabit tuttu
» Türkiye Uzay Ajansı kuruldu
» Bakan Selçuk: Sözleri tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz
» Markalaşmanın yolu ‘dijitalleşme’
» Arçelik tasarım öyküleri ile ilham verdi
» 1 milyon kullanıcı lifebox’la rehberini yedekledi
» Capatect Isı Yalıtım Sistemi % 50’ye varan enerji tasarrufu sağlıyor
» Toprak ve Çocuk Programı’ndan öğrencilere zeytin hasadı etkinliği
» Gündem, dijital dönüşüm olmalı


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 14.12.2018
  Ticaret 13.12.2018
  Ticaret 12.12.2018
  Ticaret 11.12.2018
  Ticaret 10.12.2018
  Ticaret 08.12.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni