• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Destek verilirse toparlanmamız hızlı olur”

31 Ağustos 2020 Pazartesi 07:00
12
14
16
18

Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) Yönetim Kurulu Başkanı Merih Özgen: Türkiye makine sektöründe teknoloji üssü olabilir. Krizden fırsat ve güç doğabilir

“Destek verilirse toparlanmamız hızlı olur”

   ► “2019 yılındaki ihracat başarımızı ve ihracata yönelik hedef pazarlarda pandemi sürecinde ve sonrasında varlığımızı güçlü olarak devam ettirmemiz gerekiyor. İş makinaları sektörü olarak ihracatımızı arttırarak devam ettirebilmemiz ve yurt içindeki hareketliliği yurt dışına taşıyabilmemiz için de Ekonomik İstikrar Paketi gibi bir desteğe ihtiyacımız var.”

           SEDA GÖK     
     Makine sektörü temsilcileri, koronavirüs sonrası verilecek ekonomik destek ve teşviklerle krizin en az hasarla atlatılabileceğini, sektörün güç kazanabileceğini belirtiyor. Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) Yönetim Kurulu Başkanı Merih Özgen, “Salgının olumsuz etkilerini azaltmak için hem yerli üretimi hem de bu üretim içerisindeki yerli katkı payını daha yüksek seviyeye çıkarmamız gerekiyor. Gerçekten çok zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemi olası en az hasarla atlatmak için devlet desteği mutlaka gerekli. Türk makine sektörü dünya pazarındaki payını önemli ölçüde arttırabilir” dedi.
     Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) Yönetim Kurulu Başkanı Merih Özgen, son 3 ayda makine sektöründe de diğer birçok sektörde olduğu gibi dengelerin değiştiğini belirtti. 2019 yılına kadar sekiz yıl, Çin ve Hindistan’dan sonra en hızlı büyüme oranına sahip iş makineleri pazarının Türkiye olduğunu belirten Merih Özgen’le, koronavirüsün sektöre etkilerini, ekonomi hakkındaki endişelerini ve çözüm yollarını konuştuk.

YAKLAŞIK 131 BİN KİŞİYE İSTİHDAM
İş makineleri sektöründen bahsedebilir misiniz?
     İMDER, 2002 yılında sektörün ihtiyaçlarının belirlendiği ve problemlerinin çözüldüğü platform olmak, sektör ve devlet arasındaki iletişimi sağlamak, sektöre dair uluslararası ilişkileri düzenlemek ve sektörün küresel platformda tanıtımını sağlamak amacı ile kuruldu. Sektörde, 200 imalatçı, 220 yan sanayi ve yaklaşık 200 ticaret yapan firma ile toplamda 650’ye yakın firma faaliyet gösteriyor. Böylelikle sektörde yaklaşık 131 bin kişiye de istihdam sağlanıyor. Üretim yapan firmalar, ürünlerinin yüzde 45’ini ihraç ediyor. Türkiye’de iç pazar talebinin yüzde 65’i distribütör, yüzde 35’i ise imalatçı firmalar tarafından karşılanıyor.
     2019 yılında iş ve inşaat makinaları iç pazarı, bir önceki yıla kıyasla yüzde 55 oranında daralma göstermişti. Üretim ve ticaret yapan firmalar büyük ölçüde etkilenmişti. Pandemi sürecinde de işlerin seyri değişti diyebiliriz. Pandemi, 2018 yılı ikinci yarısında döviz krizi ile başlayıp tüm 2019 yılı boyunca devam eden olumsuz tabloyu daha da ağırlaştırdı. Pandeminin ülkemizin yanı sıra tüm dünyadaki etkilerinin artmasıyla birlikte sektör değer zincirimiz her iki başta da sıkıntıya girdi. Bir taraftan hem yerli hem de yurt dışı tedarikçilerimizde faaliyete ara verme ve hatta tamamen durdurma kaynaklı kesintiler ortaya çıkmaya başladı. Bu durum bizim üretim ve/veya piyasaya arzımızı olumsuz etkiledi. Ancak faizlerin düşmesi ile birlikte iç pazarda bir hareketlilik yaşandı. Ertelenen talepler ve kamu alımları canlandı. Bunun neticesinde de yılın ilk yarısında sektörde iç pazar satışlarında %75’e yakın bir büyüme gerçekleşti.
     Diğer taraftan başta AB, Ortadoğu ve Uzakdoğu olmak üzere önemli ihraç pazarlarımızda ciddi daralmalar ortaya çıktı. Bu pazarlardaki yatırımların durgunluğu ve işgücü piyasasının kısa vadede toparlanamayacak olması bizi derinden etkiliyor.

Türkiye’de iş makinaları sektörünü nasıl bir gelecek bekliyor?
     İç pazarda satış adetlerimiz Mart ve Nisan aylarında bir önceki yılın aynı dönemine göre artış eğilimi gösterdi. Ancak, bu aylardaki satışların büyük bir kısmı, önceki aylarda alınan siparişlere dayanıyordu. Pandeminin ülkemizde ortaya çıktığı ilk ay olan Mart ayı ve akabindeki Nisan, Mayıs aylarında yeni siparişlerde önemli ölçüde düşüş yaşadık. En önemli müşteri segmentlerimizden olan inşaat sektörünün ilk çeyrekte yaklaşık yüzde 1.5 daralmasıyla iç pazarın daha da zora gireceği gözüküyor. Sektörün önemli araştırma şirketlerinden Off-Highway Research’e göre pandeminin etkisiyle dünyadaki iş makinası satış adetlerinin 1.1 milyon adet civarlarından yaklaşık yüzde 20 düşerek 891 bin adet seviyelerine ineceği, yılın ikinci çeyreğinin sektör için kötü geçeceği, çoğu ülkede iyileşmenin ancak yılın ikinci yarısında başlayabileceği tahmin ediliyor.
     Türkiye sanayi, rekabet gücü yüksek ve son teknolojiye sahip ürünler üreterek sanayileşme yolunda emin adımlarla ilerliyor. Sanayileşme sürecini tamamlayan ülkelere baktığımızda makina sektörüne ayrıcalıklı ve öncelikli yer verildiğini rahatlıkla görebiliriz. Bizim ülke ekonomimiz için de, makina sektörü hayati bir öneme sahip. Ancak makine sektörünün sanayi ihracatı içerisindeki payını artırmak istiyorsak bir taraftan elektrifikasyon, dijitalizasyon, otonom kullanım gibi “yıkıcı”, “oyun değiştirici” yeni teknolojilere tam olarak hakim olup ürünlerimize uygulamayı hızlıca öğrenmemiz, diğer taraftan da ürünlerimizdeki yerli katkı oranlarını çok daha yüksek oranlara, yine hızlıca, çıkarmamız gerekecektir. Böylelikle çok bilinen “krizden fırsat çıkarmak” klişesini de gerçekten hayata geçirme imkanı ortaya çıkabilecektir.

AB’DEKİ DARALMA SEKTÖRÜ ETKİLİYOR
Avrupa’da durum nasıl gözüküyor?
     Avrupa İş Makinaları Federasyonu’nun(CECE) Nisan ayında sektör liderlerine yaptığı ankete göre Avrupa İş Makinaları Endüstrisi, 2020 yılı satışlarında azalma bekliyor. Mayıs ayı verileri de bunu destekliyor. AB’deki daralma, sektörün ihracatını etkiliyor. İş ve inşaat makinaları sektörümüz, 2020 yılının Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 18.2’lik düşüşle 555 milyon Dolar değerinde ihracat gerçekleştirdi.
     CECE’nin geçtiğimiz aylarda açıkladığı verilere göre, COVID-19 salgını, 2020 yılının ilk çeyreğinde Avrupa’da ağır iş makinaları ürün grubu satışlarında yüzde 10’luk bir düşüşe neden oldu. Fransa’da yüzde 25, İngiltere’de yüzde 23 satış daralması yaşanırken, sektörün önemli pazar hacmine sahip Almanya’da ise ilk çeyrekte yüzde 3’lük bir büyüme yaşandı.
     Avrupa’da 2020 ve 2021 yıllarında inşaat faaliyetlerinde yüzde 20-25 arasında düşüş yaşanacağı öngörülüyor. Avrupa’da şirketlerin yüzde 61’i geçici olarak çalışmalarına ara verdi ve çalışanları için devlet desteğine başvurdu. Görüldüğü üzere tüm dünya, pandeminin etkilerine çözüm üretmeye çalışıyor. Biz de, gereken destekleri bekliyoruz. Destek verilmesi halinde, küresel krizde ayakta durma şansımız bir o kadar yükselecek.

İŞBİRLİKLERİMİZİ GÜÇLENDİRMELİYİZ
     Bizim en büyük pazarımız Avrupa. Kuzey Afrika başta olmak üzere Afrika, Rusya, Türki Cumhuriyetler diğer ana ihracat pazarlarımız. İş makinesi üreticileri son birkaç yıldır Güney ve Orta Amerika, Avustralya, Yeni Zelanda gibi okyanus aşırı pazarlarda da faaliyet göstermeye ve bu pazarlara hızlı bir tempo ile nüfuz etmeye başladılar. Fransa, İngiltere, İtalya gibi AB’nin diğer önemli pazarları bu salgından etkilenerek çıkacak. Tüm bu ülkeler pandeminin getirdiği olumsuzlukların ardından yeniden üretim ve piyasada söz sahibi olmak için sabırsızlanıyor. İMDER olarak tüm gelişmeleri gözlemleyerek, sektörü iyi analiz etmeye ve yurt dışındaki partnerlerimizle yakın işbirliği içinde olmaya çalışıyoruz. Biz de Türkiye olarak bir yandan küresel ölçekte pozisyon alırken, bir yanda da bu ülkelerdeki işbirliklerimizi daha da güçlendirmeliyiz.

2019 YILINDA, 1 MİLYAR 365 MİLYON DOLARLIK İHRACAT
“Ekonomik İstikrar Kalkanı” paketinden faydalandınız mı?
     Yazık ki, tüm ısrarlı girişimlerimize rağmen, makine sektörü olarak bu kapsama dahil edilmedik. Mobilya üretiminin, inşaatın olduğu listeye bu sektörlerin en önemli tedarikçilerinden birisi olan ve biraz evvel de üstüne basarak söylediğimiz gibi ülke ekonomisinin kalbi niteliğindeki makine imalat sektörünün neden dahil edilmediğini, inanın, üyelerimize izah edemedik.
     2017 yılından bu yana yaklaşık yüzde 75 daralan iç pazarın etkilerini ihracata yoğunlaşarak hafifletmeye çalıştık. Üyelerimizin çabaları sayesinde 2019 yılında 1 milyar 365 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirerek ülke ekonomisine katkı sağladık. Kısa süreli çalışma planları ve işletmeler için verilen kredi desteklerini kullanarak pandeminin işgücü piyasası üzerinde olumsuz etkisini azaltmak için çaba sarf ediyoruz. Çok zor bir dönemden geçiyoruz. Ülkemizin ekonomik refahı için en önemli sektörlerden birisi olan, genelde makine imalat sanayine, özelde de iş ve inşaat makineleri sektörüne “Ekonomik İstikrar Kalkanı” paketinde yer verilmesini beklerdik. Biz, yıldan yıla ihracat rakamını yükseltmek için çalışmalar yapan, geniş ürün yelpazesi ile ekonomiyi de hareketlendiren bir sektörüz. 2019 yılındaki ihracat başarımızı ve ihracata yönelik hedef pazarlarda pandemi sürecinde ve sonrasında varlığımızı güçlü olarak devam ettirmemiz gerekiyor. İş makinaları sektörü olarak ihracatımızı arttırarak devam ettirebilmemiz ve yurt içindeki hareketliliği yurt dışına taşıyabilmemiz için de Ekonomik İstikrar Paketi gibi bir desteğe ihtiyacımız var. Bundan sonraki süreçte eğer destek verilirse toparlanma sürecimiz daha hızlı olacaktır.
     Dünya sosyo-ekonomik anlamda toparlanmaya gayret ediyor. Başta AB pazarı olmak üzere ihracat pazarlarındaki hızlı toparlanma sektöre muhakkak pozitif yansıyacaktır. Yeni normal arayışların ekonomi odağında, makine sektörü var.
     AB ekonomileri, birbirine bağımlı. Her üye devletteki toparlanma dinamikleri diğerlerinin toparlanma gücünü de etkileyecek. Sektörün önemli araştırma şirketlerinden Off-Highway Research’ın yaptığı analize göre, COVID-19’un yayılmasını kontrol edebilen ülkelerde ekipman pazarlarının daha hafif etkileneceği gözüküyor. Üreticilerimize ve diğer piyasa oyuncularına ikinci bir salgın dalgası da dahil olmak üzere farklı senaryolar üzerinde çalışmalarını ve en iyiden en kötüye her olasılık için hazırlıklı ve tedbirli olmalarını tavsiye ediyoruz. Tedarik, üretim ve dağıtım süreçlerimizi bu senaryolara göre iyi planlamalı ve her durumda talebe en hızlı yanıtı verecek şekilde kurgulamalıyız.


+ Benzer Haberler
» Sağlık bilgisi veren akıllı maske dönemi
» “Yaş meyve sebze sektörünün yol haritasında değişime ihtiyaç var”
» Çalışan sadakati için Hizmetkâr Lider olun
» ‘Tarımda 4. Devrim’ dünyanın açlık sorununu çözecek
» Tarımda yeni bir üretim seferberliği başlatmalıyız
» İşyerinde mutluluk: Başarı, gurur ve güven
» Teknik ve akademik eğitimi harmanlıyor Sanayiye ‘can suyu’ oluyor
» ‘Türk insanı gülsün’ diye evlerini ‘set’ yaptılar
» “Tarımsal nüfusumuzu kaybetmememiz gerekiyor”
» Çırak olarak başladı, pullukta dünyada ‘Ünlü’ oldu


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 26.09.2020
  Ticaret 25.09.2020
  Ticaret 24.09.2020
  Ticaret 23.09.2020
  Ticaret 22.09.2020
  Ticaret 21.09.2020
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni