• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Çin-ABD hattınde gerilim yüksek

20 Mart 2019 Çarşamba 08:00
12
14
16
18

   ► ABD Başkanı Trump, her seferinde Çin’i fikri mülkiyet ve teknoloji hırsızlığıyla itham ediyor ve adil olmayan uygulamalarına son vermesini istiyor.

     AB’de durum bu şekildeyken, Washington yönetimi Pekin ile de benzer bir “misillemeler silsilesi” yaşıyor. ABD Başkanı Trump, her seferinde Çin’i fikri mülkiyet ve teknoloji hırsızlığıyla itham ediyor ve adil olmayan uygulamalarına son vermesini istiyor. Trump ithal çeliğe ve alüminyuma ek vergi getirmesinden 15 gün sonra 60 milyar dolarlık Çin ürününe karşı soruşturma başlattı. Çelik ve alüminyum vergilerine cevaben Pekin yönetimi, ABD’den ithal edilen 3 milyar dolar değerinde 128 ürüne yüzde 15 ile yüzde 25 arasında vergi koymak üzere soruşturma başlatacağını duyurdu. Bu durum Washington’un fikri mülkiyet iddiasıyla 50 milyar dolar değerinde 1300 Çin menşeli ürüne yüzde 25 vergi getirme kararını açıklamasıyla devam etti. ABD-Çin ticaret hattında bir sonraki adım, Çin’in ABD’den ithal ettiği 50 milyar dolarlık 106 ürüne yüzde 25 gümrük vergisi getirmeyi planladığını duyurması oldu. Daha sonra mayıs ayında sular bir süreliğine duruldu ve ABD ile Çin, vergi planlarını beklemeye aldı. Trump’ın Çin için tasavvur ettiği ticaret hamlelerine verdiği ara sadece bir ay sürdü. 18 Haziran’da ABD Başkanı, çalışanlarına yüzde 10 ek gümrük vergisi getirilebilecek 200 milyar dolar değerinde Çin ürününü içeren bir liste hazırlaması talimatı verdi.
     Son karar ile beraber Donald Trump’ın vergi koymayı gündeme getirdiği Çin menşeli ürünlerin toplam değeri 450 milyar dolara ulaştı ve bu Çin’in 2017 yılındaki 505 milyar dolarlık ABD’ye olan ihracatının yüzde 90’ı anlamına geliyor. Çin de ABD karşısında önlemler almaya kararlı ancak her seferinde bunun DTÖ müktesebatı ile uyumlu olacağı dile getiriliyor.

AB ek vergi karından olumsuz etkilenecek
     Öncelikle AB’den başlayacak olursak, ABD’nin çelik ithal ettiği ilk 10 ülke arasında Almanya dışında yer almayan AB’nin, pazarının büyüklüğü sebebiyle ek vergi kararından olumsuz etkilenmesi bekleniyor. Çünkü AB, 2017 yılında Dünya Çelik Derneği (Wordsteel) verilerine göre Çin’den sonra küresel ham çeliğin yüzde 10’unu üretmiş durumda. Karar ilk gündeme geldiğinde Avrupa Çelik Derneği, Trump’ın ithal çeliğe getirdiği yüzde 25’lik gümrük vergisinin Birliğin ABD’ye yaptığı çelik ihracatını yüzde 50’den fazla düşürme tehlikesinin olduğunu açıklamıştı. AB ile ABD arasında son dört aydır misillemelerle ilerleyen süreçte ABD Başkanı’nın kararından sonra Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker’den ve Komisyonun Ticaretten Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström’den AB’nin ekonomisinin ve istihdamının olumsuz etkilenmesini önlemek için gerekli adımların atılacağı yönünde tepkiler geldi. Bu kapsamda ABD menşeli ürünlerden Harley Davidson marka motosikletler, Levi’s marka kotlar, Bourbon viskisi, fıstık ezmesi, yaban mersini, süt ürünleri ve portakal gibi ürünlere vergi getirileceği duyuruldu. Bunun üzerine Donald Trump, böyle bir durumun gerçekleşmesi halinde AB’den ve özellikle Almanya’dan ithal edilen araçlara vergi getireceğini açıkladı. Mart ayının ilerleyen günlerinde taraflar birbirlerine ek vergi getirmek için listeler hazırlamaya girişmişti ki geçici muafiyet kararı geldi ve listeler bir süreliğine rafa kaldırıldı.

     Mayıs ayının sonunda AB’nin geçici muafiyetini kaybetmesiyle taraflar arasında tansiyon tekrar yükseldi. AB’nin serbest ve kurallara dayanan ticaret vizyonundan taviz vermeyen Komisyon Başkanı, Trump’ın kararının DTÖ kurallarıyla örtüşmediğini ve bariz bir şekilde tek taraflı korumacılık hamlesi olduğunu dile getirdi. Açıklamasında doğrudan Çin’den bahsetmese de çelikteki kapasite fazlasının sorumlusunun AB olmadığını belirten Juncker, ABD ile son aylarda bu soruna yönelik çözüm yolları aramaya çalıştıklarını ama hem ABD’nin buna çok yanaşmadığını hem de artık Birliğin ekonomisinin açıkça tehdit edildiği bir ortamda AB’nin işbirlikçi tutumunu devam ettirme taraftarı olmadığını vurguladı. Komisyon, Trump’ın ithal çeliğe ve alüminyuma getirdiği vergilerin AB ekonomisinde 6,4 milyar Euro’luk çelik ve alüminyum ihracatını etkileyeceğini hesapladı. Ardından üçte birini ithal tarım ürünlerinin oluşturduğu bir liste hazırlandı. Birliğin vergi uygulamayı düşündüğü ABD ürünlerini içeren listede, 1 milyar dolar değerinde çelik ve alüminyum da yer alıyor. Toplamda 2,8 milyar dolar değerinde ürünü içeren liste, 18 Mayıs’ta DTÖ’ye sunuldu. 22 Haziran’da yürürlüğe giren dengeleyici önlemler adı altındaki vergiler, Komisyon tarafından yapılan açıklamaya göre ABD’nin kararı değişmediği müddetçe yürürlükte kalacak. 3,6 milyar euroluk kısmın ise daha sonraki bir tarihte (üç yıl içerisinde) yürürlüğe gireceği bildirildi.

Kanada’dan ek vergi uygulaması geldi
     Bu süreçte kendine pozisyon alan bir diğer ülke de Kanada. Kanada, ABD’den satın aldığı demir-çelik ve alüminyum başta olmak üzere gündelik yaşamda kullanılan birçok ürüne 1 Temmuz itibarıyla 12,6 milyar dolar değerinde ek vergi getirdi. Ürünler arasında kahve, hazır yemekler, yoğurt, soya sosu, tükenmez kalemler, mutfak malzemeleri, tekstil ürünleri, viski ve turşu da yer alıyor. Kanada Ticaret Bakanı, geçtiğimiz günlerde bu konuda AB ve Meksika ile ortak çalıştıklarını açıkladı.

Meksika, ABD’den gelen ürünlerin vergisini artırdı
     Trump’ın seçim kampanyası boyunca sınırına duvar örmeyi taahhüt ettiği Meksika’nın Ticaret Bakan Yardımcısı Juan Carlos Baker da ABD’nin Meksika’nın muafiyetini kaldırma kararının ardından sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Meksika, ABD’nin Kuzey Amerika’da ticareti bozan tek taraflı ve korumacı önlemlerini kuvvetli bir şekilde reddediyor” ifadesini kullanmıştı. Bu kapsamda Meksika, ABD’den ithal edilen ve misilleme vergisi uygulanabilecek toplamda 3 milyar dolara tekabül eden ürünlerin bir listesini çıkardı ve 5 Haziran’dan itibaren ABD’den satın alınan domuz eti, viski, yaban mersini, peynir ve elmaya uygulanan vergileri artırdı. Anlaşılacağı üzere küresel ekonominin gündemi, vergi getirilecek ürün listeleri ve misilleme kararları ile bir hayli meşgul.

Çin, ABD’ye 60 milyar dolarlık misilleme
     ABD’nin 200 milyar dolarlık Çin ürününe yüzde 25 vergi getireceğini açıklaması sonrası Pekin yönetimi 60 milyar dolarlık misilleme kararı aldı. 3 Ağustos 2018 tarihinde uluslararası medyaya yansıyan habere göre ABD’nin 200 milyar dolarlık Çin ürününe vergi getireceğini açıklaması ve önceki gün vergi oranını yüzde 10’dan yüzde 25’e çıkarması üzerine Pekin yönetimi karşı hamle atıyor.
     Çin Ticaret Bakanlığı, yaklaşık 60 milyar dolar tutarında ABD menşeli ürüne farklı oranlarda gümrük tarifesi uygulanacağını açıkladı.
     Bakanlık tarafından yapılan açıklamaya göre, ürünler için yeni tarifeler ABD’nin yeni tarifelerini yürürlüğe sokmasının ardından en kısa sürede uygulanacak. Açıklamaya göre, vergi oranları yüzde 5-25 arasında değişiyor.
     Açıklamada, tedbirin amacının Çin’in çıkarlarını korumak ve ticari gerginliğin uzamasını önlemek olduğu kaydedildi. Bakanlık, “Çin’in ABD mallarına yeni tarifelerin mantıklı ve sınırlı olacak. Bunların uygulanması ABD’nin yapacağı eylemlere bağlı.” denildi. Bakanlık ayrıca, ABD’ye karşı ek önlemlerin saklı tutulduğunu belirtti.

Ticaret savaşında yeni perde aralanabilir
     Çin Yuanı’ndaki zayıflama, dolara karşı yılbaşından bu yana yüzde 4,3’ü aştı. Bu durum yuanın küresel arenada ticaret üstünlüğünü elde etmesini sağlarken ABD’nin bu durumdan rahatsız olduğu ve ticaret savaşında yeni bir perdeyi aralayabileceği üzerinde duruluyor.
     Ticaret savaşı endişeleri ile son dönemde dolar karşısında hızla değer kaybeden Çin Yuanı, “likidite şokunun tetiklenebileceği” endişelerini beraberinde getirirken, Çin Merkez Bankası’ndan müdahale beklentileri arttı.
     Çin’in haksız ticaret kazancı sağladığı gerekçesiyle ABD’nin bazı ürünlere gümrük vergisi artırımı uygulaması ile fitili çekilen ticaret savaşına ilişkin gelişmeler, tüm dünya piyasalarının odağına yerleşti.
     ABD’nin Çin başta olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ve birkaç ülkeyi daha ilgilendiren ürünlerde gümrük tarifelerini yükseltmesi, küresel ekonomide korumacılık eğiliminin artacağına dair endişeleri artırırken, bu gelişmelerin dünya ticaretinde dengeleri değiştireceği belirtiliyor.
     Söz konusu gelişmeler karşısında küresel piyasalarda volatilite arttı, en büyük etki ise Çin piyasalarında görüldü. Çin’de Şanghay bileşik endeksi yılbaşından bu yana yüzde 15’e yakın değer kaybetti, yuandaki zayıflama derinleşti.
     Bu yıla 3314 puan seviyelerinden başlayan Şanghay bileşik endeksi, temmuz ayında ticaret gerilimine ilişkin ABD ile Çin yetkililerinden gelen açıklamalar sonrasında iki yılın en düşük seviyesi olan 2691 puana kadar geriledi. Dolar/yuan paritesi ise 6,8112 ile 28 Haziran 2017’den bu yana en yüksek seviyeyi görürken, dolar karşısında yuandaki yıllık değer kaybı yüzde 4,3’ü aştı.
     Ekonomistler, Çin yuanındaki zayıflama karşısında ülke merkez bankasının ekonomiyi desteklemek amacıyla her an adım atabileceğini belirtirken, diğer taraftan dolar karşısında yuanın ticaret üstünlüğü elde etmesinin ABD tarafını daha da rahatsız edebileceği, ticaret savaşlarına ilişkin yeni gelişmelerin yaşanabileceğini ifade ediyor. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin’de hem döviz hem de hisse senedi tarafında görülen bu kayıpların derinleşmesi halinde “finansal panik” havasının görülebileceğini aktaran ekonomistler, yuandaki zayıflığın likidite şokunu tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.

“Korumacılık eğilimi, küresel ekonomiye henüz gölge düşürmedi”
     Konuya ilişkin geçtiğimiz ay uluslararası basına değerlendirmelerde bulunan Oxford Economics Küresel Makroekonomik Araştırmalar Direktörü Ben May, dünya ekonomisindeki büyümenin şimdiye kadar küresel tehlikelere karşı esneklik gösterdiğini ifade etti.
     Devam eden korumacılık eğiliminin, küresel ticaret ve ekonomiye henüz gölge düşürmediğini vurgulayan May, “Ticaret savaşları ve sıkılaşan likidite koşullarına ilişkin endişelere rağmen, 2018 ve 2019’a ilişkin küresel ekonomik büyüme tahminlerimizi değiştirmedik. Biz küresel ekonomik büyümenin 2018’de yüzde 3,1 ve 2019’da yüzde 2,9 düzeyinde gerçekleşeceği beklentimizi koruyoruz” dedi.
     May, dolardaki son güçlenmenin, büyük ölçüde ABD’ye kıyasla dünyanın geri kalanındaki zayıf büyümeden kaynaklandığını belirterek, şunları kaydetti: “Biz bu trendin tersine dönmesini bekliyoruz. ABD ekonomisi 2018’de yüzde 3’e yaklaşan büyüme oranıyla, son 13 yılın en güçlü performansını kaydedebilir ancak ticaret riski yükseliyor. Bu da ülkenin ekonomik büyümesine önemli ölçüde zarar verebilir. Çin tarafına bakıldığında ise ülke ekonomisi bu yılın başında ticaret gerilimine esneklik gösterdi. Biz ticaret gerilimindeki artışa karşın, 2018 için Çin büyümesine yönelik tahminimizi yüzde 6,3’ten yüzde 6,4’e yükselttik. Küresel ticaret savaşları giderek hız kazanıyor ve kilit bir risk olmayı sürdürüyor, ancak dünya ekonomisinde bir durgunluğa yol açması olası görünmemektedir. Bununla birlikte, dolardaki güçlenmenin küresel ekonomideki zayıflığa katkı sağlamasına ilişkin riskler büyüyor.”
     Ticaret savaşı endişeleri sonrasında Çin yuanında baskının arttığına işaret en May, dolardaki güçlenmenin devamının küresel likiditede azalma, faaliyetlerde zayıflama ve risk hassasiyeti oluşturma gibi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
     May, Çin yuanındaki son zayıflamanın likidite şokunu tetikleyeceğine dair oldukça endişeli olduklarını da aktararak, “Politika yapıcıların aşağı yönlü baskıların devam etmesi durumunda en kısa sürede müdahale edeceğini düşünüyoruz. Küresel likiditedeki sıkılaşma, korumacılıktan kaynaklanan tehlikeleri artırabilir ama finansal koşulların sıkı olmaması ve diğer likidite önlemlerinin kırmızı alarm vermemesi nedeniyle henüz korkulacak seviyede değil” diye konuştu.
Savaş alevleniyor
ABD, Çin’e karşı kritik vergi adımını attı. ABD yönetimi yaklaşık 200 milyar dolar değerindeki Çin menşeli ürünlere uygulanacak gümrük vergisi oranını yüzde

10’dan yüzde 25’e yükseltti
     ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer, Ağustos ayında yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump’ın Çin’e misillemeler nedeniyle getirilecek yüzde 10’luk tarife oranının yüzde 25’e çıkarılması direktifi verdiğini bildirdi. Yaklaşık 200 milyar dolarlık ürünü etkileyecek bu talimatı yerine getireceğini belirten Lighthizer, şunları kaydetti:
     “Başkan Trump bana 18 Haziran’da Çin’in ABD ürünlerine misilleme tarifeler getirmek suretiyle Amerikalı işçilere, çiftçilere ve şirketlere daha fazla zarar vermesine cevaben yüzde 10 oranında gümrük vergisi getirilecek 200 milyar dolar değerindeki Çin ürünlerini belirleme direktifi verdi. Bu süreci 10 Temmuz’da başlattım. Başkan Trump, bu hafta ise öngörülen tarife oranını yüzde 10’dan yüzde 25’e yükseltmeyi değerlendirmem yönünde talimat verdi. Yüzde 25’lik tarife oranı, 10 Temmuz’da açıklanan ürünlere uygulanacaktır.”

5 bin ürünü etkileyecek
     ABD Ticaret Temsilciliğinin (USTR), Trump’ın 18 Haziran’da verdiği talimat doğrultusunda hazırladığı 5 bin Çin menşeli ürünün bulunduğu listede deniz mahsullerinden spor eldivenine, doğal ve kimyasal minerallerden sebze-meyvelere, tütün mamullerinden otomobil lastiğine kadar pek çok çeşitte ürün yer alıyor.
     Trump yönetiminin, bu adımı tıkanan müzakerelerin yeniden başlaması için Pekin hükümetine yönelik baskıyı artırmak için aldığı belirtiliyor. Bu arada, USTR tarife oranındaki artış nedeniyle kamuoyuna verilen yorum süresinin 30 Ağustos’tan 5 Eylül’e uzatıldığını bildirdi. Bu süreç, Amerikalı şirketlere söz konusu tarifelerin, faaliyetlerini nasıl etkileyeceğini USTR’ye aktarma imkanı veriyor. Şirketlerin yaptıkları yorumlar haklı bulunursa USTR açıkladığı ürün listesinde değişiklik yapabiliyor.

ABD-Çin ticaret savaşının gelişimi
     ABD ile Çin arasında bir ticaret savaşının başlangıcı olarak görülen gelişmeler, Trump yönetiminin 23 Mart’ta ithal çelik ve alüminyuma sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 ek gümrük vergisi getirmesiyle başladı.
     Çin, Washington’ın çelik ve alüminyum ürünlerine yönelik ek gümrük vergilerine cevaben nisan başında ABD menşeli 128 ürüne yüzde 15 ila yüzde 25 arasında değişen tarifeler getirdi.
     ABD yönetimi, ayrıca Çin’in, Amerikalı şirketlerin teknolojilerini ve fikri mülkiyetlerini ele geçirmeye yönelik usulsüz faaliyetleri gerekçesiyle 50 milyar değerindeki bini aşkın Çin menşeli ürüne iki aşamalı olarak yüzde 25 ek gümrük vergisi getireceğini açıkladı.
     Pekin yönetiminin, ABD’nin sadece Çin’i hedef alan bu hamlesine tepkisi gecikmedi. Çin Ticaret Bakanlığı, bu karara cevaben ABD’den ithal edilen 50 milyar dolar tutarındaki 659 ürüne yüzde 25 gümrük vergisi getirileceğini bildirdi.
     ABD Başkanı Donald Trump, 18 Haziran’da Çin’in daha önce açıkladığı tarifelere misillemeyle karşılık vermesi halinde 200 milyar dolar değerindeki ürünlere de yüzde 10 gümrük vergisi uygulanması talimatını verdi.
     Takvimler 6 Temmuz’u gösterdiğinde, ABD yönetimi Çin’den ithal edilen 34 milyar dolar değerindeki 800’den fazla ürüne yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulamaya resmen başladı. Çin yönetimi, Trump’ın tüm tehditlerine rağmen ABD’nin ithal ürünlere yönelik mütekabil tarife artışlarının anında yürürlüğe girdiğini duyurdu.
     ABD’nin şimdiye kadar attığı korumacı ticaret adımlarına “kısasa kısas” yanıtlar veren Pekin yönetiminin, daha önce yüzde 10 olarak açıklanan ek vergi oranının yüzde 25’e yükseltilmesine nasıl karşılık vereceği merakla bekleniyor.

Ticaret savaşı fabrikaları yavaşlattı
     Dev ekonomilerin savaşı, ticari ortaklarını da gerdi. Küresel ekonominin görünümüne ilişkin kaygılar nedeniyle Asya ve Avrupa’da üretim frene bastı.
Dünyanın en büyük iki ekonomisi ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret savaşı küresel ekonomiye şok dalgaları yaymaya başladı. Dünyaya hakim olmaya başlayan korumacı politikalar küresel üretimin frene basmasına neden oldu. Hem Asya hem de Avrupa’dan gelen imalat verileri ticaret savaşları nedeniyle fabrikalarda çarkların yavaşladığına işaret ediyor. Analistler, durumun daha da kötüleşebileceği uyarısı yapıyor.
     Çin’de açıklanan imalat PMI verisi ve diğer veriler beklenti altında kalarak Çin ekonomisinde nispeten soğumaya işaret etti. Çin’de resmi satın alma yöneticileri imalat endeksi (PMI), Temmuz ayında ABD ile olan ticarete ilişkin anlaşmazlığın etkisiyle geriledi. Ülkede imalat verisi temmuz ayında 51,5’ten 51,2 seviyesine geriledi. İmalat dışı PMI verisi bir önceki ay kaydedilen 55 seviyesinden 54’e geriledi ve son 8 ayın en düşük hızına indi.

Asya’da üreticilerin morali bozuk
     Avustralya, Japonya, Malezya, Vietnam ve Tayvan’da da PMI verisi Temmuz ayında geriledi. Güney Kore’nin ihracatı da beklentilerin altında kaldı. Rusya’da imalat sanayi PMI, temmuzda bir önceki aya göre 1,4 puan gerileyerek 48,1 puana düştü. Rusya’da ekonomi araştırma kuruluşu Markit, Haziran ayında 49,5 seviyesinde olan PMI verisinin, geçen ay 48,1 puana düştüğünü bildirdi. Markit Ekonomisti Sian Jones, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Veriler, Rusya’da imalat sektöründeki gerilemenin devam ettiğini gösteriyor. Ülkedeki imalat sanayi Nisan 2016’dan beri gösterdiği yükselişe rağmen üretim ve yeni siparişlerdeki düşüş nedeniyle 2 ay üst üste geriledi” ifadelerini kullandı.

Euro Bölgesi’nde de zayıf kaldı
     Euro Bölgesi’nde imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), Temmuzda hafif toparlanarak 55,1 puana çıkmasına karşın düşük seviyelerde kalmaya devam etti. Ekonomi araştırma kuruluşu IHS Markit Economics in nihai verilerine göre, imalat sanayi PMI, haziranda kaydedilen son 18 ayın en düşük seviyesi olan 54,9 puandan temmuzda hafif toparlanarak 55,1 puana çıktı. Endeks, 2017’nin sonundaki rekor seviyenin 5 puan altında kaldı. Temmuz ayı PMI verisi, Euro Bölgesi imalat sektörü performansının üçüncü çeyrek başında azalmaya devam ettiğine işaret etti. İngiltere’de imalat sektörünün son iki yılın en kötü dönemden geçtiği belirtiliyor. Temmuzda PMI, 54,0 ile 2016 yılından bu yana ikinci en kötü seviyeye indi.

Daha kötüsü gelebilir
     IHS Markit Economics Başekonomisti Chris Williamson, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “PMI daki marjinal artış, 1,5 yıldan daha uzun bir süre için ikinci en zayıf seviye olduğu için çok memnun etmedi” ifadesini kullandı. Williamson, daha olumsuz bir durum oluşabileceğini belirterek, “Geçtiğimiz 2 ay, 2016 sonundan bu yana fabrika çıktı büyümesindeki en bastırılmış dönemi gördü. Daha da kötüsü gelebilir” değerlendirmesi ile dikkat çekti.

Sürecek...

 


+ Benzer Haberler
» “Hammadde savaşları başlıyor, herkes kendini hazırlasın”
» “Ticari savaşların kazananı olmaz”
» 10 soruda dünya ticaret savaşı...
» Bu savaşın kazananı kaybedeni kim olur?


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 22.07.2019
  Ticaret 20.07.2019
  Ticaret 19.07.2019
  Ticaret 18.07.2019
  Ticaret 17.07.2019
  Ticaret 16.07.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni