• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Bu savaşın kazananı kaybedeni kim olur?

19 Mart 2019 Salı 09:00
12
14
16
18

    ► Dünya, iki dev ekonominin birbirleriyle “kısasa kısas” yöntemiyle mücadele etmelerini tedirginlikle izliyor.

     Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında ABD’nin ithal ürünlere yönelik tarife artışıyla başlayan “Ticaret Savaşı”, global ekonomiyi de etkileyecek.
     ABD ile Çin arasındaki “Ticaret Savaşı”nın fitili, ABD’nin Çin menşeli 34 milyar dolar değerindeki ithal teknoloji ürününe yüzde 25’lik gümrük tarifesi uygulanmaya başlamasıyla resmen yakıldı. Çin yönetimi, bu adıma karşılık olarak daha önce açıkladığı, ABD’den ithal ürünlere yönelik mütekabil tarife artışlarının anında yürürlüğe gireceğini duyurdu. Dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında başlayan ticaret savaşı, iki ülkedeki üreticileri ve tüketicileri olduğu kadar dünya ekonomisini de etkilemeye başladı.
     Artan gümrük tarifeleri ve korumacı önlemler, maliyet artışlarının yanı sıra küresel arz zincirlerinin coğrafi dağılımını da etkileyebilir.
     Trump yönetimi, teknoloji ürünlerine yönelik gümrük vergisi artışı kararı, Çin’in devlet öncülüğündeki sanayi kalkınma stratejisinin yabancı şirketleri teknoloji transferine zorlamasından veya açıkça endüstriyel casusluğa maruz bırakmasından duyulan kaygılar nedeniyle alınmıştı. ABD yönetimi, Çin’i baskı altına alarak daha açık ve şeffaf piyasa koşulları oluşturmaya zorlamayı amaçlıyor ancak uygulamaya koyduğu vergiler, Çin ile iş yapan Amerikan firmalarını da etkileyecek.
     Trump yönetimi, gümrük vergisi getirilecek ürünlerin listesini belirlerken ABD’li tüketicilerin doğrudan etkilenmemesi için tüketici ürünlerini dışarıda tutmaya çalıştı ancak ABD şirketleri, Çin’den daha çok ara madde veya yarı mamul maddeler alıp işleyerek başka ülkelere sattığından bu tedbirler en çok üreticileri etkileyecek.

Arz zincirlerinin coğrafi dağılımı değişebilir
     Syracuse Üniversitesi’nden Mary Lovely ve Yang Liang’ın araştırması, bilgisayar ve elektronik sektöründe tedbir getirilen ürünlerin yalnızca yüzde 13’ünün Çin firmaları tarafından, geri kalan yüzde 87’sinin Çin’de faaliyet gösteren uluslararası firmalar tarafından üretildiğini ortaya koydu. Bu durum, Çin’in küresel arz zincirindeki merkezi konumunu ortaya koyuyor. Raporda tarife artışlarının, bu üretimin Çin dışındaki ülkelere dağılmasına yol açabileceğine işaret edildi.
     Öte yandan San Francisco Merkez Bankasının 2011’de yaptığı araştırma, Çin’de üretilen ürünlere harcanan her 1 doların 55 sentinin ABD’deki hizmet sektörüne kazanç olarak döndüğünü belirlemişti. İki ülke arasındaki ticaret savaşında karşılıklı gümrük vergisi artışlarının 250 milyar dolarlık ticaret kalemini etkilemesi durumunda 2020 itibarıyla küresel ekonomik büyümeyi binde 5 azaltabileceği tahmin ediliyor.
     Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın “Önce Amerika” sloganıyla başlattığı ekonomik ulusalcılık programı, Çin’e yönelik yüzde 25 ek vergiler ile resmen başladı.
     Bu adım giderek tüm dünyayı yeni bir ticaret savaşının içine çekme riskini de beraberinde getiriyor. ABD’nin ticaret ortaklarının alınan kararlara sert tepki göstermesi üzerine, birçok cephede ticaret savaşlarının başladığı görülüyor. Kanaat önderleri, ticari bariyerlerin karşılıklı olarak yükseltilmesinin ekonomi dünyasına büyük zarar vereceğinde birleşiyorlar.

     Aslında birçok kimse ihtimal vermediği dünyanın en büyük ticaret savaşı geçen aylarda atılan adımlarla gerçeklik kazandı. Karşılıklı atılan sert adımlarla küresel piyasaları endişelendiren “ABD-Çin Ticaret Savaşı”nın dünyanın diğer ülkelerini de kapsayacak şekilde ve bir kartopu gibi büyümesi öngörülüyor.
     ABD Başkanı Donald Trump’ın “teknoloji hırsızlığı ile adaletsiz ticaret uygulamaları” nedeniyle Çin menşeli teknoloji ürünlerine uygulama kararı aldığı 50 milyar dolarlık gümrük vergilerinin ilk bölümü, Temmuz ayında yürürlüğe girdi.
     Bu karar Çin’in savunma, havacılık ve imalat sektörlerini hedef alan yüzde 25’lik ek gümrük vergisi, nükleer reaktörler, gaz türbinleri, hava ve gaz sıvılaştırıcı makineler, fırınlar ve ticari bulaşık makineleri gibi 34 milyar dolar değerindeki 818 ürünü kapsıyordu. Amerika ikinci adımı da Temmuzun son haftasında atarak 16 milyar dolar değerindeki 300’e yakın ürüne ek gümrük vergisi koydu. Buna karşın Çin de hemen karşı uygulamalara geçerek Washington’ın yürürlüğe koyduğu gümrük vergilerine eş değerde misilleme tarifelerini devreye soktu.  ABD Başkanı Trump, Çin’in tarifelerine misillemeyle karşılık vermesi halinde ülkeye 200 milyar dolarlık daha gümrük vergisi getirilmesinin talimatını vermişti.

     Bu savaşın tüm dünyayı kapsayacak şekilde yayılması ve telafisi çok zor sonuçların ortaya çıkmasından endişe ediliyor. Çünkü yapılan tahminler ve varsayımlar, ABD’nin başlattığı ticaret savaşının giderek büyümesi halinde küresel ticarete maliyetinin 2 trilyon doları bulabileceğini ortaya koyuyor.
     ABD’nin bu tehditleri, diğer ülkeleri yeni arayışlara zorluyor. Ticaret savaşlarıyla başlayan olumsuzluklar, piyasalarda diplomatik ilişkilere ve sosyal dalgalanmalara kadar tüm alanları etkiliyor. Özellikle İran, Rusya, Çin ve hatta Avrupa Birliği’ne yönelik ABD tacizlerine yenileri ekleniyor. Kanada, kendi üretimini korumak üzere, tüm ülkelere karşı çeliğe ek gümrük vergisi uygulayacağını açıkladı.
     Böyle olmaya devam etmesinin ne anlama geleceğini bilenler ise güvenli limanlar arayışını sürdürmeye devam ediyor. Ticaret hacminin bu nedenle daralması olasılığı, ekonomik, sosyal ve siyasi olmak üzere tüm beklentileri olumsuzlaştırıyor. Ekonominin önde gelen uzmanları, ABD’nin bu korumacılık hamlelerine ilişkin küresel güçlerin ne pahasına olursa olsun gelen tehditlere direneceği yönünde görüş bildiriyor.

Süreç nasıl başladı?
     20 Ocak 2017 tarihinde 45’inci ABD Başkanı olarak göreve başlayan Donald Trump, 2016 yılında yürüttüğü seçim kampanyasında ticarette korumacı bir yaklaşım benimseyeceğinin sinyallerini vermişti. Her fırsatta ABD’nin dış ticaret açığının fazlalığından yakınan Donald Trump, bunu azaltmayı taahhüt etmişti. Ayrıca ülkesindeki yerli sanayiyi de koruma sözü veren ABD Başkanı, ithalatı düşürmek suretiyle üretimi ABD’ye kaydırmak için göreve geldikten sonra düğmeye bastı. Bu süreçte ülkesini Trans-Pasifik Ortaklığı’ndan (TPP) çıkardı, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) görüşmelerini durdurdu ve Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması’nı (NAFTA) yeniden müzakere masasına yatırdı.
     Ancak “ticaret savaşı” senaryolarının geçmişi büyük oranda Mart ayına dayanıyor. 1 Mart 2018’de ABD sanayisini ve istihdamını korumak amacıyla ithal çeliğe yüzde 25 ve ithal alüminyuma yüzde 10 gümrük vergisi getirme kararını kamuoyu ile paylaşan Donald Trump, 8 Mart’ta söz konusu düzenlemeyi “bir seçenek değil, ulusal bir zorunluluk” diyerek imzaladı. Bu karar, ABD Ticaret Bakanlığının 1962 Ticaret Genişletme Yasası’nın 232’nci Maddesi kapsamında, Nisan 2017’den Ocak 2018’e kadar yürütülen ve ithal çelik ile alüminyumun ülkenin ulusal güvenliğine etkilerini masaya yatıran soruşturmanın ardından geldi. Soruşturma sonrasında Donald Trump’a üç öneri sunuldu. İlk öneri; Brezilya, Çin, Kosta Rika, Mısır, Hindistan, Malezya, Rusya, Güney Afrika, Güney Kore, Tayland, Türkiye ve Vietnam’dan oluşan 12 ülkeden yapılan çelik ithalatına en az yüzde 53 vergi getirilmesi, ikinci öneri tüm ülkelere ihracat kotaları uygulanması, üçüncü öneri ise tüm ülkelerden alınan çeliğe yüzde 25 vergi getirilmesiydi. Trump, son seçeneği tercih etti.

     Karar gündeme geldiğinde sadece iki ülkenin ek vergilerden muaf tutulacağı duyuruldu. Bunlar ABD’nin komşuları olan ve NAFTA müzakereleri süren Meksika ile Kanada’ydı. Vergiler 23 Mart’ta yürürlüğe girmeden bir gün önce ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer, Meksika ve Kanada’ya ek olarak AB, Avustralya, Arjantin, Brezilya ve Güney Kore’nin de çelik ve alüminyuma getirilen gümrük vergilerinden geçici olarak muaf tutulacağını duyurdu. Geçici muafiyetin 1 Mayıs’a kadar süreceği ve bu dönemde süresiz ve koşulsuz muafiyetler için tarafların görüşeceği açıklandı. Daha sonra bu tarih 1 Haziran’a kadar uzatıldı. Mayıs ayının sonlarında ABD Ticaret Bakanlığı tarafından tekrar bir açıklama yapıldı ve Kanada, Meksika ve AB’nin geçici muafiyetlerinin devam etmeyeceği; Güney Kore, Avustralya, Arjantin ve Brezilya ile ise mutabakata varıldığı duyuruldu. Bu duruma gerekçe olarak, Meksika ve Kanada ile yürütülen NAFTA görüşmelerinin öngörülenden uzun sürmesi ve ne zaman sonuçlanacağının belli olmaması, AB ile ise koşulsuz ve süresiz muafiyet için yürütülen görüşmelerin olumlu ilerlememesi gösterildi.

     ABD Başkanı Donald Trump, Çin’e karşı verilen 375,2 milyar dolarlık ticaret açığından oldukça rahatsız. Bu açığı düşürme telaşında olan ABD’nin bu konuda başarı sağlayabilmesi de şimdilik imkansız olarak ifade ediliyor. Ekonominin kanaat önderleri; ABD’nin hamlesinin 506 milyar doları bulan Çin’in ABD ihracatında yüzde 2,5’lik maliyet artışı yani 12,5 milyar dolarlık etkiye sahip olacağı görüşü hakim. Çin’in ek vergi getirdiği ürünler ise oldukça sembolik: Örneğin uçak, soya fasulyesi, viski. Ekonomistler, bu süreçte Çin’in tahvil kozunu oynayabileceğinden endişeli...  Çünkü dünyada en fazla ABD tahvili tutan ülke Çin. 1 trilyon 168 milyar dolarlık ABD tahvili Çin’in elinde bulunuyor. Çin’in bu konuda pozisyon değiştirdiği anda küresel piyasaların alt üst olabileceği endişesi var.

Stratejik ürünlere vergi
     ABD’nin hamlelerine karşılık Çin, önce çelik ve alüminyum tarifelerine karşılık ABD’den ithal edilen yaklaşık 3 milyar dolar tutarındaki 128 ürüne yüzde 15-25 vergi uygulanacağını açıklamıştı. Ardından ABD’den ithal edilen 106 ürüne yüzde 25 ek gümrük vergisi getireceğini söyledi. Gümrük Vergisi’ne tabi olacak mallar arasında viski, puro, tütün ve bazı sığır eti türleri, mısır ve başka tarım ürünleri, bazı uçak türleri, bazı plastik ürünler, pamuk, bazı buğday türleri, bazı kamyonlar, elektrikli otomobiller, propan ve daha birçok ürün bulunuyor. Bu ürünlerin seçilmesi de rastgele değil. Bu mallar Çin’in geçen yıl ABD’den en fazla ithal ettiği ürünlerden oluşuyor. Nitekim, Çin geçen yıl uçak, ekipman ve parçalarına 16,3 milyar dolar, soya fasulyesine 12,3 milyar dolar, otomobillere de 10,5 milyar dolar ödemişti.

Çin ABD gerginliği artıyor, DTÖ hiçe sayılıyor
     Çin; ABD’ye çelik ihracatı listesinde yüzde 1 pay ile 11’inci sırada bulunuyor. Buna rağmen Trump’ın Çin’i de hedef alan açıklamaları, asıl meselenin en büyük rakibini durdurma çabası olduğu olarak yorumlanıyor.
     Ekonomistler, Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) kurulmasında etkili olan ve onun hamisi ABD’nin bizzat bu örgütün kurallarını hiçe saydığı bir dönem yaşadığımızı söylüyorlar.  Bu bağlamda ABD’nin bu vahşi tutumu ve diğer ülkelerin kendilerini koruma refleksiyle, küresel ticareti serbestleştirmeye yönelik adımların bu derece sorgulanır hale gelmesi durumunda, bir süre DTÖ’nün varlığının tehdit altında kalabileceği belirtiliyor.
     Trump, ayrıca attığı bir tweet ile AB’nin ABD mallarına ek gümrük vergileri ve engelleri yakın zamanda kaldırmazsa, ABD’ye gelen tüm AB menşeli otomobillere yüzde 20 ek vergi uygulayacağını açıklamıştı. ABD, şu anda AB’den ithal edilen otomobillere yüzde 2,5, kamyonetlere ise yüzde 25 gümrük vergisi uyguluyor. AB ise ABD’den ithal edilen otomobillere yüzde 10 vergi koyuyor.

Ticaret savaşları ve Türkiye…
     ABD’nin ithal çeliğe ve alüminyuma ek vergi getirmesinin ardından 26 Mart’ta AB de artık ABD’ye eskisi gibi ihraç edilemeyecek ürünlerin kendisine yönelmesinin önünü kesmek amacıyla 26 tane çelik ürününün ithalatına ilişkin Korunma Önlemi Soruşturması başlattı. Bunun Türkiye’yi olumsuz etkilemesi endişesi hala geçerliliğini koruyor. 2017 yılında AB’nin söz konusu 26 ürün grubundaki ithalatı 29,4 milyon ton ve bunun 4,6 milyon tonu Türkiye menşeli.
     8 Mart’ta Trump’ın ithal çeliğe yüzde 25 ve ithal alüminyuma yüzde 10 ek gümrük vergisi getirme kararını imzalamasının ardından dünyadaki sekizinci büyük çelik üreticisi olan ülkemizdeki iş dünyası temsilcileri çok fazla umutsuzluğa düşmemişti. Öyle ki vergilerin tüm ülkelere uygulanması durumunda Türkiye’nin ABD’ye çelik ve alüminyum ihracatının devam edeceği belirtilmişti.
     Mart ayında ABD Başkanı Donald Trump’ın kararının ülkemizdeki çelik ve alüminyum sektörlerini tereddüde düşüren tek boyutu, Türkiye ile aynı ürün gamında yer alan Meksika’nın ABD’den vergi muafiyeti almış olmasıydı. Çünkü ABD, Türkiye’den ithal edeceği çelik ve alüminyumu Meksika’dan ikame edebilir, bu da ek vergilerden muafiyet için ABD ile görüşecek olan ülkemizin elini güçsüzleştirebilirdi.

Çelik ihracatında azalma var
     Türkiye Çelik Üreticileri Derneği’nin verilerine göre son iki ayda ihraç edilen çelik miktarında azalma var. Çelik İhracatçıları Birliği’nin açıklamalarına göre sektör, yılın ilk dört ayında geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 6,3 azalışla 6,4 milyon tonluk ihracat yaptı. Değer bazındaki ihracat ise yüzde 19,3 yükselişle 4,7 milyar dolara ulaştı. ABD’ye ihracat ilk dört ayda yüzde 48,3 düşerek, 455 bin tona geriledi. 2018 yılı Nisan ayında ABD’ye miktar bazındaki ihracatımız ise geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 68,1’lik rekor bir azalış ile 83 bin tona kadar düştü. İhracatımızın miktar bazında düşmesinin en önemli nedeni olarak ABD’nin çeliğe ve alüminyuma vergi getirme kararı gösteriliyor. Mevcut durum devam ederse çelik ihracatında yaşanan düşüşün tüm yılı etkisi altına alabileceği ifade ediliyor. Ayrıca nisan ayında ülkemizdeki ham çelik üretiminde yüzde 3,1’lik bir düşüş yaşandı. Oysaki 2018’in ilk çeyreğinde ham çelik üretimimiz yüzde 5,1 artarak, 12,5 milyon tona ulaşmıştı.

Ek vergilerle yaşanacak kayıp 266,5 milyon dolar
     Geçtiğimiz aylarda Ticaret Bakanlığı, Türkiye’nin 2017 yılında ABD’ye ihraç ettiği 1,4 milyar dolarlık çelik ile 60 milyon dolarlık alüminyumda ek vergilerle yaşanacak kaybının yaklaşık 266,5 milyon dolar olacağını duyurdu. Bunun ardından ABD’den ithal edilen 1,8 milyar dolar değerinde kömür, kağıt, ceviz, badem, tütün, pirinç, viski, otomobil, kozmetik, makine ve petrokimya ürünlerine 266,5 milyon dolar vergi yükü getirecek tedbirlerin uygulanmasına karar verildi.
     22 Mayıs’ta Türkiye, ABD Başkanı Donald Trump’ın ithal çeliğe ve alüminyuma getirdiği vergilerle eş değerde olacak şekilde ABD’den ithal edilen 22 ürüne vergi koyacağını DTÖ’ye bildirdi. 21 Haziran’da yürürlüğe giren vergilerden en yüksek olanları yüzde 40 ile alkollü içeceklere ve yüzde 35 ile otomobil ve motorlu araçlara gelmişti. 26 Haziran’da Resmi Gazete’de yayımlanan bir karar ile ABD’den ithal edilen viskiye getirilen vergi yüzde 40’tan yüzde 70’e, otomobillere getirilen vergi de yüzde 35’ten yüzde 60’a çıkarıldı. Kararda 22 üründen beşinin vergisinin artırıldığı, altısının vergisinin ise düşürüldüğü ifade ediliyor.
     Bu durum tabii Mart ayında getirilen ek vergilerin sadece çelik ve alüminyum ile sınırlı kalmayarak, diğer sektörlere sıçrayacağının ve ticari misilleme yaratacağının göstergesi. Mevcut ticaret hacmi ve pazar konsantrasyonu düşünüldüğünde uzmanlar, Türkiye’nin Trump’ın kararından en çok etkilenecek ülkelerden biri olacağını ifade ediyor. AB, Kanada ve Meksika’nın da muafiyetini kaybetmesiyle ve ABD’ye sıfır vergiyle çelik ve alüminyum satacak ülkelerin sadece Güney Kore, Arjantin, Avustralya ve Brezilya’ya düşmesiyle tüm dünyada ticaret sapmalarının yaşanmasını beklemek yanlış olmaz.

Küresel ticarette kim ne kadar etkilenecek?
     ABD, 2017 yılında 29 milyar dolarlık çelik ithalatı ile yurt dışından en çok çelik alan ülke konumunda. Ülkenin ithalat ortaklarını ise sırasıyla Kanada, Brezilya, Güney Kore, Meksika, Rusya, Türkiye, Japonya, Tayvan, Almanya ve Hindistan oluşturuyor.
     Güney Kore ve Brezilya ise mevcut durumda vergilerden süresiz olarak muafiyet alıyor. Diğerlerine baktığımızda ise Mayıs ayı sonunda muafiyetlerini kaybeden Kanada ve Meksika’ya ek olarak uluslararası arenada ticaret savaşı korkusu yaratan ticaret ortakları aslında küresel ekonominin devlerinden AB ve Çin’in olduğu görülüyor.

Sürecek...

 


+ Benzer Haberler
» “Hammadde savaşları başlıyor, herkes kendini hazırlasın”
» “Ticari savaşların kazananı olmaz”
» 10 soruda dünya ticaret savaşı...
» Çin-ABD hattınde gerilim yüksek


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 21.09.2019
  Ticaret 20.09.2019
  Ticaret 19.09.2019
  Ticaret 18.09.2019
  Ticaret 17.09.2019
  Ticaret 16.09.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni