• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Besin alerjisi artıyor

09 Nisan 2019 Salı 11:00
12
14
16
18

Besin alerjisi artıyor

   ► Artışta; modernleşme, batı tipi yaşam, endüstrileşme, ev içi ve ev dışı hava kirliliğine maruz kalmanın etkili olduğu ifade ediliyor.

           SEDA GÖK / ANKARA     
     Dünyada alerjik hastalıkların başında gelen besin alerjisi, sağlık açısından birçok faydasının bulunduğuna bildiğimiz besinlerin, aynı zamanda hayatımızı kabusa çevirebileceğini gösteriyor. Dünya Alerji Örgütü (WAO) bu konuda farkındalık yaratılması amacıyla 7-13 Nisan’daki 2019 Dünya Alerji Haftası’nın konu başlığını “Besin Alerjisi Küresel Bir Sorundur”  olarak belirledi.
     Türkiye Ulusal Allerji ve Klinik İmmünoloji Derneği (AİD) Başkanı Prof. Dr. Bülent Şekerel, besin alerjilerine karşı vatandaşlara uyarılarda bulundu.
     Besin alerjilerinin sık görülen alerjiler arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Şekerel, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ”Bu oran ülkemizde %2-8 arasında değişiyor. Bundan 15-20 yıl önceki verilerimize baktığımızda besin alerjisi görülme sıklığı bu değerin yaklaşık üçte biri kadar olduğunu görüyoruz. Ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada besin alerjisinde hızlı bir artış söz konusu. Bunun nedeni konusunda net bilgi yok. Ama modernleşmenin, batı tipi yaşamanın, endüstrileşmenin, ev içi ve ev dışı hava kirliliğine maruz kalmanın rolü olabileceği kabul ediliyor. İşin en ilginci; son 20 yılda bebek beslenmesinde uyguladığımız yöntemin bu artıştan sorumlu olabileceği hakkında bazı veriler elde edildi” dedi. 

     Son yıllarda alerjik besinleri bebek beslenmesine erken dönemde eklemeyi tercih ettiklerine değinen Prof. Dr Şekerel, bunun nedenlerini şöyle anlattı:
     “Bundan 5-10 yıl öncesinde tüm dünyada alerjik besinleri bebek beslenmesine 1-2 yaştan sonra ekleyerek alerji gelişmesini engellemeye çalışılırdı. Fakat bunun alerjinin gelişmesini azaltmak bir yana arttırdığı gözlemlendi. Alerjinin bağışıklık sisteminin tolere etmeyi öğrenememesinden ileri geldiğini ve toleransın gelişmesi için bebeğin o besinle belirli bir yaş döneminde karşılaşması gerektiği fark edildi. Bebeklik döneminde bağışıklık sitemi bir besini tolere etmeyi öğrenemezse o besine karşı zamanla alerji gelişebileceğini noktasına gelindi. Karşılaşmanın hem belli bir zamanda hem de belli bir miktarda olması gerekiyor. O yüzden de son yıllarda alerjik besinleri bebek beslenmesine erken dönemde eklemeyi tercih ediyoruz.  Özellikle 4. ile 8. aylar arası kritik bir dönem ve bebeğin bu dönemde alerjik besinler ile tanışması besin alerjisi sıklığını azaltabilir diye düşünülüyor. Alerjik besinlerin alerji gelişme riski yüksek bebeklerde beslenmeye nasıl ekleneceğinin belirli yöntemi var ve bunun alerji uzmanı gözetiminde yapılması yerinde olur.” 
     Besin alerjisi sıklığı ülkeler arasında fazla farklılık göstermezken alerjik olunan besinlerin ülkeden ülkeye büyük farklılıklar gösterdiğini vurguladı. Bunda o coğrafyada yaşayanların tüketim alışkanlıklarının belirleyici olduğuna vurgu yapan Şekerel, şunları söyledi:

Mercimek, susam ve fındık ilk sırada…
     “Bundan yaklaşık beş yıl kadar önce Türkiye’nin beş ilindeki ergenleri kapsayan bir araştırma gerçekleştirdik. Bu araştırma ilkokul çocuklarında alerjik hastalıkların sıklığını araştırdığımız bir çalışmanın devamı niteliğinde idi. Ergen çağına gelmiş çocuklarda besin alerjisi sıklığını %0.5 olarak bulduk. Bu oran tıpkı Batı Avrupa’da olduğuna benzer özellikteydi. Fakat Avrupa ve Amerika da görülenlerden farklı besinlere alerji olduğunu gözlemledik. Bizim tüketim alışkanlıklarımız bu farklı tablonun esas belirleyicisiler. Örneğin; bizim ülkemizde kurubaklagil alerjilerinden en çok mercimek alerjisine rastlanırken Amerika’ya Avrupa’ya baktığımızda en çok soya ve bakla alerjisi olduğunu görüyoruz.  Biz susamı tahin, helva ve simit olarak fazlaca tüketen bir toplumuz. O yüzden de ülkemizde susam alerjisine tıpkı Ortadoğu ülkelerinde, Lübnan’da İsrail’de olduğu gibi daha sık. Kuruyemiş alerjilerinden Avrupa, Yeni Zelanda, Avustralya ve Amerika ülkelerinde daha çok yer fıstığı alerjisi görülürken, ülkemizde ilk sıraları fındık ve antep-kaju ikilisi yer alıyor. Farklı şekilde Amerika’da ve Japonya’da kabuklu deniz ürünleri alerjisi sık rastlanırken bizde bu alerjilere çok daha az oranlarda rastlıyoruz. Çünkü bizde hem tüketim alışkanlıklarımızda fazlaca yer bulmaması hem de bulunduğumuz coğrafyada bu ürünlerin kolay ulaşılabilir olmaması nedeni ile daha az oranda bu alerjileri görüyoruz. Ama balık tüketim alışkanlığı toplumda hızla artıyor ve balık alerjilerine eskisine oranla günümüzde daha fazla görür hale geldik.”

Gluten, en yaygın besin alerjenlerinden biri: çölyak hastalığı
     Belli besin alerjilerinin aynı klinik belirtileri göstermediğini de dile getiren Şekerel, “Bazı besinler kişilerde yedikten sonra dakikalar içinde şiddetli reaksiyonlar veriyor, yüzde gözde şişme, nefeste daralma, tansiyonda düşme ve kusma şeklinde kendini belli ediyor. Kimi ise yedikten iki dört saat sonra şiddetli kusmalar şeklinde ortaya çıkıyor” dedi.


+ Benzer Haberler
» İşitme engellilerin ‘engelsiz’ meleği
» Palandöken, “Turizm sadece deniz ve güneşten ibaret değil”
» Skysens’ten ABD’ye modül ihracatı
» Türkiye Finans’tan ihracat destek finansmanı
» 12. Kösedere Üzüm Şenliği’ne yoğun ilgi
» Evdeki açık kapı: Akıllı televizyonlar
» Venezüela ve Türkiye İzmir’in duvarında
» Torbalı İncir festivaliyle şenlendi; üretici ikinci bayramı yaşadı
» ABD pazarında ısrar eden İHKİB’in hedefi bu yıl 700 milyon dolar ihracatı yakalamak
» Bayraklı’da Taekwondo şöleni


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 19.08.2019
  Ticaret 17.08.2019
  Ticaret 16.08.2019
  Ticaret 15.08.2019
  Ticaret 10.08.2019
  Ticaret 09.08.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni