• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

“Bankacılık sektörüne özel çözümler üretilmeli”

23 Mayıs 2019 Perşembe 16:00
12
14
16
18

“Bankacılık sektörüne özel çözümler üretilmeli”

   ► Kaslowski, yeni çözümlerin bankacılık sektörünün ekonomiye taze kredi sağlayabilmesi açısından son derece önemli olduğunu belirtti.

           HABER MERKEZİ     
     Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Koç Üniversitesi ortaklığı ile oluşturulan Ekonomik Araştırma Forumu (EAF) tarafından ‘Türkiye Ekonomisinde Finansal Riskler ve Fırsatlar’ başlıklı bir konferans gerçekleştirildi. Bankacılık sektöründe kredilerin belirlenmesi, sınıflandırılması ve duruma özel çözümler üretilmesi gerektiğini kaydeden TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, “Kredileri bankaların bilançolarının dışına çıkaracak mekanizmaların tasarlanması, bankacılık sektörümüzün ekonomiye taze kredi sağlayabilmesi açısından son derece önemli” diye konuştu.

“Gelişmiş ülkelerin gıpta ettiği bir bankacılık sistemine sahibiz”
     Bankacılık sisteminin 2001 krizinden sonra yapılan reformlar sayesinde büyük bir gelişim gösterdiğini belirten Kaslowski, “Gerek güçlü sermaye yapısı gerekse teknolojik alt yapısıyla birçok gelişmiş ülkenin gıpta ile baktığı bir bankacılık sistemine sahibiz. Küresel krizden bu yana gelişmekte olan ülkelere akan sermaye Türkiye’de de ağırlıklı olarak bankacılık sektörü üzerinden ekonomiye katkı sağladı. Yüksek büyümeyi ve yatırımlarımızı bu finansman destekledi. Hızlı sermaye girişi büyüme ve yatırımların yanında bir takım finansal risklerin de birikmesine neden oldu. Dış borcumuz hızlı arttı ve reel sektör bugün artan finansman maliyetleri ve borç yükü altında zorlanıyor. TL’nin hızlı değer kaybettiği her dönem bilançolara ek yük biniyor ve reel sektörün yatırım yapma ve istihdam yaratma kapasitesi düşüyor” dedi.

     Bankacılık sektöründe kredilerin belirlenmesi, sınıflandırılması ve duruma özel çözümler üretilmesi gerektiğini kaydeden Kaslowski, “Kredileri bankaların bilançolarının dışına çıkaracak mekanizmaların tasarlanması bankacılık sektörümüzün ekonomiye taze kredi sağlayabilmesi açısından son derece önemli. Elbette bu mekanizmaların işler hale gelmesi önemli bir fon kaynağı gerektirecektir. Bu fonun ne kadar büyüklükte olduğu ancak tüm bankacılık sektöründe uygulanacak analiz ve tespitlerle mümkün olabilir. Özel sektör borç sorunuyla karşı karşıya kalmış tek ülke biz değiliz. Birçok ülke farklı boyut ve koşullarda bu sorunu yaşadı ve çözdü. Bizim de başarmamızın önünde hiçbir engel yok. Ama bunun ilk koşulu yapılan yanlışları kabul etmek ve bir daha tekrarlamamak için gerekli dersleri çıkarmak” diye konuştu.

“Eğitim reformu ekonomik büyüme için çok önemli”
     Finansal sistemde riskleri azaltmak ve yenilerinin oluşmasını engellemek için makro düzeyde de tedbirler alınması gerektiğini belirten Kaslowski, “Finansal istikrarın ilk koşulu düşük ve stabil bir enflasyon oranını sağlamaktır.  Son dönemde enflasyonun döviz kuru artışından beslendiğini görüyoruz. Artan dolarizasyonu engellemek için yapmamız gereken enflasyonu en kısa sürede düşürmektir. Bu doğrultuda adımlar atabilirsek oluşacak güven dalgası ile bugünkü zorluklardan kurtulmamız hızlanacak ve kolaylaşacaktır.  Attığımız her doğru politika adımı sadece kısa vadede değil orta ve uzun vadede de olumlu etki yaratacaktır. Verimliliği ve rekabet gücünü artıracak reformlar bizim için en öncelikli alanlardır. Bunların başında eğitim, işgücü, dijital uyum ve vergi reformları geliyor. Yakın zamanda Milli Eğitim Bakanımız 2023 vizyonunu takiben önemli bir reform adımını açıkladı. Eğitim alanında atılacak adımların ve niteliksel gelişmenin verimliliğe ve ekonomik büyümeye çok büyük katkısı olacaktır” diye belirtti.

     Eğitim reformu ekonomik büyüme için önemli olduğunu dile getiren Kaslowski, “Eğitim, bir ülkenin geleceğine yapılan en kıymetli yatırımdır. Özellikle sosyoekonomik risk altındaki çocukları hedefleyen analizler, erken çocukluk eğitimi programına yapılan harcamanın, eğitimsel, ekonomik, sağlığa ve sosyal çıktılara yönelik katkılarıyla beraber, çocuk başına yılda %13.7 oranında yatırım geri dönüşü sağlayacağını göstermektedir. Programı finanse etmek için harcanan her 1 doların 7.3 dolar değerinde fayda yarattığı ortaya konmuştur. Aynı oranda bir büyümeyi sağlamak için kredi büyüme hızını artırmaya çalışıp, borcumuzu ve kırılganlıklarımızı artırmak yerine, böyle kalıcı reformlar üzerinden gittiğimizde cari açık ve bunun finansmanı sorunlarını da çözmüş olacağız” açıklamalarında bulundu.

“Avrupa Birliği perspektifini canlandırmalıyız”
     Kaslowski, “Türkiye’nin en büyük ticari ortağı olan Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği anlaşmasının revize edilmesi ve yeni serbest ticaret anlaşmalarıyla desteklenmesi durumunda, Türkiye’nin büyümesinin yıllık iki puana yakın artacağı, AB ile olan ihracatımızın %25, toplam ihracatımızın ise %15 artacağı tahmin ediliyor. Gümrük Birliği revizyonu, AB yönelimini güçlendirecek, tam üyelik perspektifini canlandıracaktır. Avrupa Birliği perspektifini canlandırmamız, ülkemize dünyanın tüm bölgelerinden yatırım ve finansman girişlerini tekrar artıracaktır. Bugün karşı karşıya olduğumuz pek çok sorunu aşmak kolaylaşacaktır.  Reform alanları çok geniş. Çalışmamız gereken pek çok alan var. Teknoloji ve inovasyonun geliştirilmesi, enerji sektöründe arz güvenliği, sanayide yüksek katma değerli üretim ve sürdürülebilirlik için yapacağımız çok iş var” açıklamalarında bulundu.

     Türkiye’nin potansiyelinin yüksek olduğunu kaydeden Kaslowski, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son yıllarda ister siyasi ister ekonomik karşılaştığımız pek çok şok karşısında önemli bir direncimiz olduğunu kanıtladık. Bu direncin kaynağında; insan kaynağımız, sağduyulu ve güçlü bir bankacılık sektörümüz ve en kötü belirsizlik ortamında dahi ayakta kalmayı başarabilen güçlü bir reel sektörümüz var. Bugün sorunlarımız küçümsenecek boyutlarda değil ama çözemeyeceğimiz hiçbir sorun da yok. Yeter ki gerçekçi ve kalıcı çözümler üzerinde hep beraber ortak akıl ile çalışalım.”


+ Benzer Haberler
» İthalat ile yayılan böcek palmiyeleri yok ediyor
» Küresel gelişmelere stratejik politikalar geliştirmeliyiz
» Tüketicinin %52’si poşetler ücretsiz olsun diyor
» Eken: İzmir yeniden liman şehri olacak
» Süt sektörünün ‘su haritası’ çıkarılacak
» 7 milyar dolarlık hırdavat sektöründen fuar atağı
» Rusya’yla olan ticaret hacmi artacak
» İZTO’da ‘Balıkçılık Çalışma Grubu’ kuruldu
» Agora duvarlarında 2 bin yıllık ‘WhatsApp’
» Amsterdam’da Metro Chef İzmir Boyozu rüzgarı esti


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 27.06.2019
  Ticaret 26.06.2019
  Ticaret 25.06.2019
  Ticaret 24.06.2019
  Ticaret 22.06.2019
  Ticaret 21.06.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni