• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Balıkçılıkta bilinçli avcılık, daha fazla tüketim

24 Temmuz 2018 Salı 08:00
12
14
16
18

   ► Yapılan araştırmalara göre kişi başına düşen balık tüketimi dünyada ortalama 15 kilogram iken, ülkemizde bu miktar 5-6 kilogram ile sınırlı kalıyor.

     Cennet vatanımız, ilkokul sıralarından beri öğrendiğimiz gibi üç yanı denizle çevrili çok şanslı bir coğrafyada yer alıyor. Akdeniz, Ege, Karadeniz gibi uygarlığın beşiği olan denizlerimize 8 bin kilometrelik kıyımız olmasına rağmen ne yazık ki ülkemiz deniz ve balıkçılık ülkesi olamadı. Dünya Gıda Örgütü verilerine göre 2015’te 170 milyon ton olan dünya su ürünleri üretiminde 600 bin ton ile yüzde 1 bile payımız yok.

     Yapılan araştırmalara göre kişi başına düşen balık tüketimi dünyada ortalama 15 kilogram iken, ülkemizde bu miktar 5-6 kilogram ile sınırlı kalıyor. Üstelik 16 yıl önce 8 kilogram olan tüketim giderek azalarak 2016’da 5.4 kilograma kadar düştü. Ülkelerin gelişmişlik düzeyi arttıkça balık tüketimi yükseliyor. Örneğin Japonya’da kişi başı balık tüketimi 80 kilograma kadar çıkıyor. Geleneksel olarak kırmızı et ve son yıllarda kanatlı etine dayalı yemek alışkanlığından dolayı su ürünlerine uzak duruyoruz. Oysa balık hem en ucuz hem de çocuklarımızın sağlıklı şekilde büyümesi için müthiş bir protein kaynağı. Dışarıda yediğimiz balık ile tüketimi artırmamız mümkün değil. Sağlıklı nesiller için mutlaka mutfağımıza balığı sokmamız gerekiyor.

Stoklar S.O.S veriyor
     Üstelik karşımızda sadece tüketim kaynaklı değil üretim kaynaklı bir problem de duruyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ülkemizin su ürünleri üretimi giderek geriliyor. TÜİK’in en son açıkladığı 2016 yılı istatistiklerine göre su ürünleri üretimi bir önceki yıla göre yüzde 12 azalarak 588 bin tona düştü. Üretimin yüzde 44.8’ini deniz balıkları, yüzde 43’ünü ise yetiştiricilik oluşturuyor. Geri kalanı diğer deniz ürünleri ve iç su ürünlerinden oluşuyor. 2016’da avcılıkla yapılan üretim 335 bin 320 ton olurken, yetiştiricilik üretimi ise 253 bin 395 ton olarak gerçekleşti.

     İçinde bulunduğumuz av sezonu ise balıkçılar için hayal kırıklığı yarattı. Türk bayraklı teknelerimiz hamsinin peşinde Gürcistan’a, Rusya’ya açılmak zorunda kaldı. Ülkemiz balıkçılığından daha önce umudunu kesen büyük balıkçı teknelerimizin bir bölümü ise Moritanya gibi Batı Afrika ülkelerinde okyanus balıkçılığına yöneldi.
     Avcılığın gerilemesindeki en büyük sebep, iklimin yanı sıra bilinçsiz avcılığın denizlerimizi adeta çöle çevirerek balık stoklarını azaltmasıdır. Balıkçılığımızı geliştirmek için denizlerimizin geleceğini korumak zorundayız. Ülkemizin deniz ürünleri avcılığının yüzde 11.5’i Ege’de yapılıyor. Denizlerimizde azalan balık stokları, Ege Denizi ticari balıkçılığının da en önemli sorunu olmaya devam ediyor.

Balık nesli için yapay resifler
     Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, balıkçı teknelerini avcılıktan çıkaracaklara destek vererek balıkçılık filomuzu planlamaya devam etmelidir. Öte yandan yapay resif çalışmaları ile deniz canlıları popülasyonunu artırmak ve kaçak avcılığın önüne geçmek durumundayız. Bu kapsamda İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi’nin katkılarıyla son yıllarda Karaburun, Kuşadası, Dikili, Çeşme gibi Ege kıyılarında yapay resif projelerini hayata geçirdik. Bu yönde çalışmalarımız devam edecek. Balık stoklarının korunmasıyla beraber yakalanan balıkların kalitesinin korunarak tüketiciye en kısa sürede ulaştırılmasına yönelik lojistik yatırımlar önem taşıyor. Balığımızın katmadeğerini artırmak için üniversiteler ve balıkçılık sektörünün daha fazla dirsek temasında olması şart.

Yetiştiricilik türkiye için büyük şans
     Türkiye’nin su ürünleri yetiştiriciliğinde kaydettiği mesafe ise bizim için büyük şans. 2000 yılında 79 bin ton olan su ürünleri yetiştiriciliği, 2016’da 253 bin tonla zirveye çıktı. Eğer yetiştiricilik olmasaydı, ülkemiz insanı balık tüketimini büyük ölçüde ithal balıklarla karşılayacaktı. Oysa ülkemiz su ürünlerinde net ihracatçı.  Çoğu yetiştiricilik olmak üzere dünyaya 790 milyon dolar değerinde 145 bin ton balık satarken, ithalatımız 82 bin ton ile sınırlı kaldı. Üstelik yetiştiricilikte Avrupa birincisi olan Yunanistan’ı geride bırakmayı başardık. Yetiştiricilik ayrıca nesli tükenmek üzere olan sinarit, trança gibi balıkların da gelecek nesillere ulaşmasını sağlıyor.

Sürecek...
Bir Sonraki Kılıç Deniz

 


+ Benzer Haberler
» “Kültür balıkçılığı, dünyayı sürdürülebilir şekilde beslemeyi vaad ediyor”
» Su ürünleri yetiştiriciliği ve balıkçılık sektörü konusunda Ege ve Türkiye gerçeği
» Kılıç Deniz’de Hedef; Su ürünlerinde dünya liderliği
» Kıyı balıkçısının gündemi; 1380 sayılı kanun, kota, fişbon ve bilimsel yol haritası
» Balıkçının kurtuluşu; Kota
» “Sektörün en önemli sorunu üretim planlaması eksikliği ve yeni üretim alanlarının açılmaması”
» Yasadışı avcılıkla mücadelede etkin denetim dönemi
» Türk balığını ‘havalandırdık’ denizden dolar ‘avladık’


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 21.09.2019
  Ticaret 20.09.2019
  Ticaret 19.09.2019
  Ticaret 18.09.2019
  Ticaret 17.09.2019
  Ticaret 16.09.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni