• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Atatürk OSB’de 40 bin istihdam, yüzde 100 doluluk

27 Temmuz 2018 Cuma 08:00
12
14
16
18

   ► İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Uğurtaş, “619 firma faaliyette, yaklaşık 40 bin kişiye istihdam sağlayan İAOSB’nin yıllık cirosu 7,8 milyar, ihracatı 2,5 milyar ve ithalatı 1 milyar dolar civarında gerçekleşmektedir”

     619 tesisin sanayi faaliyetlerini sürdürdüğü İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) tekstil, hazır giyim, makine, otomotiv yan sanayi, metal, plastik, kimya, gıda, elektrik ve elektronik sektörleri ile ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor. İAOSB’yi çevreye duyarlı, verdiği hizmetlerin kalitesini ve çeşitliliğini sürekli arttıran, sanayici sorunlarına çözüm üreten dünyaca tanınan, üretim, ihracat, teknoloji ve en çok istihdam sağlayan bir bölge olarak tanımlayan İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Uğurtaş sorularımızı yanıtladı.

Atatürk OSB’nde çalışmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
     1990 yılında faaliyete geçen İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi (İAOSB), Türkiye’nin en önemli üretim, ihracat ve istihdam merkezlerinden biridir. Toplam alanı; 6 milyon 240 bin m2 olan Bölge, İzmir ilinin kuzeybatısında, İzmir Limanı’na 20 km, Havalimanına 45 km, TIR gümrüğüne 8 km. uzaklıktadır. Bölgenin çevre yolu ile havalimanı, otogar, liman ve şehir merkezine bağlantısı mevcuttur. 619 firmanın faaliyette olduğu bölgemizde yaklaşık 40 bin kişiye istihdam sağlanmaktadır. Bölgemiz firmaları ağırlıklı olarak; tekstil, hazır giyim, makine, otomotiv yan sanayi, metal, plastik, kimya, gıda, elektrik ve elektronik sektörlerinde yoğunlaşmıştır. İAOSB’nin yıllık cirosu 7,8 milyar, ihracatı 2,5 milyar ve ithalatı 1 milyar dolar civarında gerçekleşmektedir. Bölgemizde yılda 120 milyon m3 doğalgaz; 600 milyon  kWh  elektrik ve 4 milyon m3 su tüketimi gerçekleşmektedir. İAOSB’ deki firmaların elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla, 1996 yılında ATAER Enerji Santrali, Bölgemiz tarafından kurulmuştur. ATAER Enerji Santralimizin gücü, yapılan yeni yatırımla 60 MW’tan 120 MW’a, üretim kapasitesi ise 480 Milyon kWh’ten 960 Milyon kWh’e çıkarılmıştır. Bölgemiz TSE EN ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi ve TSE EN ISO 14001:2004 Çevre Yönetim Sistemi belgelerine sahiptir. Bölgemiz sahip olduğu alt ve üst yapılar ile ülkemizin en gelişmiş OSB’lerinin başında olmakla birlikte, 7 gün 24 saat hizmet anlayışı içinde sanayi kuruluşlarına yönelik destek, eğitim, kültür, sanat, spor faaliyetlerini yürütmektedir. Türkiye’de ilk kreş açan, ilk Eğitim Vakfı’nı kuran, ilk Ar-Ge ve İnovasyon Yarışması’nı gerçekleştiren OSB’si olarak; hizmetlerimizi günün değişen şartları ve ihtiyaçlarına göre yenilemekte ve geliştirmekteyiz.   

Atatürk OSB’de planlanan yapılar, tamamlanan yapılar ve yapım aşamasında olan yapıların durumu nedir?
     Toplamda 641 adet sanayi tesisimiz var. Diğer yapılmayanlar ise Tariş ile hukuki süreci devam eden parsellerimizdir. Onun haricinde boş parselimiz yoktur.

Atatürk OSB’deki mevcut doluluk oranı nedir? Boş arsa var mı?
     Bölgemizde yer alan 641 sanayi parselinin 619 adedi sanayicilerimize tahsis edilmiş bulunmaktadır. Doluluk oranımız yüzde 100’dür. Tahsis edilecek 22 adet sanayi parselimiz bulunmaktadır. Bölgemizin batısı ve güneyinde birinci derece doğal sit alanı, doğusunda Çiğli konut bölgesi, kuzeyinde ise Kâtip Çelebi Üniversitesi bulunmaktadır ve ötesinde gidecek bir metre alanımız yoktur. Bu konuyla ilgili genişleme talepleri geliyor, fakat bizim sadece şu anda davası Yargıtay’da olan Tariş davası neticelendikten sonra satışa çıkabilecek parsellerimiz mevcut. Orada da 3 bin ile 7 bin metrekarelik parseller var. Ama firma sahibi 5 tane 7 bin metrekarelik alanı alıp parselleri birleştirerek kendine 35 bin metrekarelik bir alan yaratabilir. Bölgemiz yaklaşık 40 bin çalışana istihdam yaratmaktadır.

Ekonomide parasal hareketler ya da döviz artışının OSB’lere etkisi sizce ne ölçüde önemlidir?
     Bu tanımı aslında OSB’lerde faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarına etkisi olarak değerlendirmek gerekir. Ülkemizde yaşanan faiz, kur ve enflasyon hareketleri, kısıtlı sermaye yapıları olan özellikle KOBİ’lerimizin hareket alanları daraltmıştır. Bırakın Ar-Ge ve inovasyona ekstra yatırımı, yenileme ve kapasite artırımına yönelik yatırımlarda dahi bekleme ve izleme dönemine girmiştir. Döviz kurlarının ihracatta yaratığı pozitif etki sevindirici olurken, ithalatta daha büyük oranda yarattığı negatif etki, şirketlerimizin karlılık düzeylerini minimuma çekerken, borçlanma oranları artmıştır. Türkiye’nin içinde geçtiği siyasi seçim ve yeniden sistem oluşturma süreci de ekonomik ortamda bilinmezlikleri ve riskleri arttırmıştır.  

Seçimlerden sonraki dönemde para piyasalarında zorunlu sıkışıklıklar yaşanması bekleniyor. Sizce bu gerçekleşecek mi, gerçekleşirse etkisi ne olur?
     Türkiye ekonomisini  çevirmek için  yurt dışından gelecek kaynaklara ihtiyacı olan bir ülkedir. Bu kaynakların sağlanmasında ise ulusal ve uluslararası konjonktürün etkileri büyüktür. ABD ve AB Merkez Bankalarının piyasaya sundukları parasal genişleme politikalarını terk etmeye başlaması dolaşan uluslararası sermayeyi azaltmaktadır. Diğer yandan Türkiye ekonomisinin en kırılgan ekonomiler içinde olması nedeniyle yüksek olan risk primimiz nedeniyle kalıcı ve yatırıma dönük fonlardan ziyade spekülatif fonlar ülkemize ilgi göstermektedir.  

Çevreyi koruma ile ilgili çalışmalarınız nelerdir?
     Dünya Bankası ile birlikte Yeşil OSB projesine imza atıyoruz. Pilot OSB’lerden bir tanesiyiz. Sanayi tesisleri milli servettir. Yanmaları çevresel anlamda da bir sıkıntı yaratır. Bu nedenle yangına müdahale edecek itfaiye ekibimiz ve havuzumuz var. Haşerelere karşı ilaçlama çalışmalarımız var. Ambalaj atıklarına yönelik bir geri dönüşüm çalışmamız var. Bölge genelinde fabrikalardaki ağaçlarla birlikte toplam 100 bine ulaşan ağaç sayımız var. Yol süpürme araçlarımızla yollarımızı temizliyoruz. Kanalizasyonları temizliyoruz. Tıbbi atıkların bertarafı ile ilgili çalışmalarımız var.

Yenilenebilir enerjiye dönük projeniz var mı?
     Günlük 500 KW/saat üretim yapan güneş panellerimiz var. Dünya Bankası ile birlikte atık suyun geri kazanımı üzerinde de bir çalışma yürütüyoruz. Bununla birlikte yağmur suyu hasadı üzerinde de bir projemiz var.

İhtisaslaşma ya da kümelenme modeli konusu gündeme sık olarak gelmektedir. Bu kapsamda OSB’ler bir rol oynayabilir mi? Örneğin ihtisas konusu belli olan bir OSB olabilir mi?
     İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri ve OSB’lerde kümelenme çalışmaları gerçekleştirilmesi, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ve buna bağlı olarak çıkarılan uygulama yönetmeliğinde yer alan iki kavramdır. OSBÜK verilerine göre Türkiye’de şu an 309 OSB bulunmaktadır. Bunların 40’ı aşkını İhtisas OSB’dir. İzmir’de Aliağa Kimya İhtisas OSB ve Menemen Plastik İhtisas OSB bulunmaktadır. İhtisas OSB’lerin kurulması ile özellikle, ana-yan sanayi bütünleşmesine katkı sağlanmakta,  üretimden kaynaklı çevre sorunları minimize edilebilmekte, kaynakların rasyonel ve verimli bir şekilde kullanımı sağlanabilmektedir. Tek bir ana sektör ve bu ana sektörün kapsadığı alt sektörlerin faaliyette bulunması dolayısıyla, ihtiyaçlar ve sorunlar benzeşmekte ve bu ortak sorun ve ihtiyaçlara yönelik alt yapı çalışmaları, test ve laboratuvar merkezleri gerçekleştirilmekte, rekabetçiliği artırmaya yönelik faaliyetler planlanabilmektedir. Elbette ki rekabetçiliği artırabilmek için bir başka araç Kümelenme çalışmalarıdır. Kümelenme, Ortak sorunlara ortak çözümler bulmak ve bölgesel rekabet avantajını kullanarak işletmelerin gelişiminin sağlanmasında önemli bir mekanizmadır. T.C. Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü’nün KOBİ İşbirliği ve Kümelenme Projesi çalışması kapsamında hazırlanan Kümeler İçin Ortak Rekabet Alanları Stratejisi Raporu’na göre Türkiye’de 356 tane küme veya potansiyel küme mevcuttur.
     İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nin (İAOSB) İAOSB Makine Metal Döküm Kümesi çalışmaları 2009 yılında İzmir Kalkınma Ajansı ile birlikte yürütülen bir proje olarak hayata geçmiştir. İAOSB’de yer alan makine sektörü, aynı değer zincirinde yer alan metal ve döküm sektörleri ile birlikte değerlendirildiğinde, bölgemizde en yüksek işletme sayısını oluşturan sektör olarak dikkat çekmektedir.

     Makine imalat sanayi; teknoloji üreten, katma değeri yüksek, tüm sanayilere ana yatırım malı, tezgah sağlayan, ülkelerin gelişmişlik ölçütlerinden birisi olan sektördür. Diğer sektörleri destekler ve geliştirir. Sektörel rekabet gücünün geliştirilebilmesi için orta ve yüksek teknolojili makine üretimine yönelmek gerekmektedir. Makine sektöründe makro ölçekli firmalar olduğu gibi orta ve mikro ölçekli firmalar da bulunmaktadır. Bu firmaların ArGe ve yenilikçilik, nitelikli ara eleman temini, yurtdışına açılabilme gibi konularda gelişiminin sağlanması gerekmektedir. Kümelenme çalışmasının Makine, Metal ve Döküm sektörleri ile başlaması tüm bu değerlendirmelerin sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Kümelenme kapsamında uygulamaya başlanan akaryakıt ve kargo konularında ortak satın alma, devlet destek ve hibe programları konusunda firmaların bilgilendirildiği Proje Masası çalışmaları, Üniversite Sanayi Eşleştirme etkinliği bugün hala devam etmektedir. Küme firmaları arasındaki iletişim ve etkileşimin sağlanabilmesi amacıyla değişen mevzuatlar, kişisel gelişim ve iş dünyasını ilgilendiren konularda bilgilendirme toplantıları, seminerler, tanışma etkinlikleri gibi faaliyetler gerçekleştirilmektedir. Planlı sanayileşmenin sağlanması, kaynakların etkin ve verimli bir şekilde kullanımı, atık yönetiminin çevreci bir yaklaşımla gerçekleştirilmesi, rekabetçiliğin artırılabilmesi açısından Organize Sanayi Bölgeleri ve Kümelenme yapıları önemli araçlardır.

Devletin son eklemelerle genişlettiği teşvik mekanizmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
     Devlet son dönemlerde üretim ve istihdamın artması için pek çok teşvik mekanizmasını devreye sokmaya çalışmaktadır. Ancak, teşviklerin genel yapı olarak üretim ve istihdam yaratacak yatırımlardan ziyade borçların çevrilmesi maksadıyla kullanıldığını görmekteyiz. Türkiye’nin üretim yapısındaki temel sorun ithalata dayalı bir yapının olmasıdır. Bu nedenle yurt dışından ithal ettiğimiz ara malların ülkemizde üretilmesine yönelik proje ve yatırımların desteklenmesi çok önemlidir. Bunun için de bölgesel yaklaşımlardan ziyade ürün  ve sektör bazlı yaklaşımın hakim kılınması ve verilen teşviklerin fayda maliyet analizi ile verimliliklerin takip edilmesi çok önemlidir.

Sürecek...
Bir Sonraki 28 bin istihdam, 7 milyar dolarlık ticaret hacmi

 


+ Benzer Haberler
» “Ülke ekonomisine katkı sağlayan yatırımlara devam edeceğiz”
» Türkiye’nin ‘tek’ kimya ihtisas bölgesi: ALOSBİ
» BAYOSB İzmir’in yükselen yıldızı olmaya aday
» “Yeni yatırımlar ile ekonomiye katkı sağlamayı sürdüreceğiz”
» TOSBİ’nin ayrıcalığını yaşayın
» Menemen Plastik İhtisas OSB, 5 bin kişiye istihdam sağlamayı hedefliyor
» 28 bin istihdam, 7 milyar dolarlık ticaret hacmi
» Üretim kaleleri Organize Sanayi Bölgeleri, büyüyor


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 27.05.2019
  Ticaret 25.05.2019
  Ticaret 24.05.2019
  Ticaret 23.05.2019
  Ticaret 22.05.2019
  Ticaret 21.05.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni