• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

Asgari ücretle çalışanların oranında Avrupa birincisiyiz

09 Ocak 2021 Cumartesi 14:00
12
14
16
18

Asgari ücretle çalışanların oranında Avrupa birincisiyiz

   ► Asgari ücretin Türkiye genelini ne kadar ilgilendirdiğine dair bir göstergenin de asgari ücretin “ortanca ücrete” oranı olduğunu belirten Süphandağ, “Bu oran bize ülkedeki ücretlerin asgari ücrete ne kadar yakın olduğunu gösteriyor. OECD verilerine göre Türkiye bu oranda 1.71 ile OECD ülkeleri içinde ikinci sırada. Yani Türkiye’de asgari ücret genel olarak diğer ücretlere çok yakın durumda seyrediyor” dedi.

           KÜBRA TOPAL      
     Geçtiğimiz hafta belirlenen asgari ücret zammı ile birlikte istihdam teşvikleri de devreye girdi. Artı365 Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Berat Süphandağ,  asgari ücret zammı ve istihdam teşviklerindeki son durum ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çalışanların hangi oranda asgari ücretle çalıştıklarının resmi kurumlar tarafından açıklanmadığını söyleyen Süphandağ, “Yabancı kaynaklar, yurt içinden sivil toplum örgütü ya da sendika kaynaklı araştırmalar gösteriyor ki ülkemizde çalışanların yarıya yakını asgari ücret alıyor. Yine bu araştırmalara göre asgari ücret alanların diğerlerine olan oranlarında ülkemiz Avrupa birincisi konumunda bulunuyor” dedi.
     Asgari ücretin yüzde 21 oranında artarak “asgari geçim indirimi” dâhil net 2 bin 825 lira 90 kuruş olduğunu belirten Süphandağ, “Vergiler ve sigorta primleri ile birlikte işverene toplam maliyeti ise 4 bin 203 lira 56 kuruş. Tabi yeni yılda uygulanacak asgari ücretin belirlenmesi özellikle bizim ülkemizde ayrıca önem taşıyor. Bunun sebebi ise asgari ücretle çalışanların diğer ücret gruplarına oranının çok yüksek olması” diye konuştu.

“Belirlenen asgari ücret işveren maliyetini doğrudan etkiliyor”
     Asgari ücretin ülke genelini ne kadar ilgilendirdiğine dair bir başka gösterge de asgari ücretin “ortanca ücrete” oranı olduğuna değinen Süphandağ “Bu oran bize ülkedeki ücretlerin asgari ücrete ne kadar yakın olduğunu gösteriyor. OECD verilerine göre Türkiye bu oranda 1.71 ile OECD ülkeleri içinde ikinci sırada. İlk sırada ise Kolombiya yer alıyor. Yani Türkiye’de asgari ücret genel olarak diğer ücretlere çok yakın durumda seyretmektedir. Dolayısıyla bu iki göstergeyi dikkate aldığımızda asgari ücretin seviyesinin çalışanların çok büyük kısmını doğrudan etkilediği sonucuna varmaktayız. Çünkü sadece asgari ücretle çalışanların değil maaşı asgari ücrete çok yakın olan büyük bir kesimin de maaşı asgari ücrete göre belirleniyor. Dolayısıyla asgari ücretin seviyesinde çalışanlar açısından ülkemizde diğer Avrupa ya da OECD ülkelerine nazaran kat ve kat önemli ise işveren maliyetleri açısından da benzer kritik bir öneme sahip. Yani asgari ücret alan ya da asgari ücrete göre belirlenen çalışan sayısı çok yüksek olduğundan belirlenen asgari ücret işveren maliyetini doğrudan etkiliyor” ifadelerini kullandı.  
     Konunun işveren tarafında “istihdamdan kaçış” ve “sigortasız çalıştırma” gibi iki şekilde ortaya çıktığını söyleyen Süphandağ, “Belirlenen asgari ücretin maliyetinin fazla olduğunu düşünen işverenin bu yollara başvurma ihtimali artıyor. İşte tam da burada toplumda kritik öneme sahip olan, işsizliğin ve sigortasız personel sayısının artmasının önüne geçmek için uygulanan istihdam teşvikleri devreye giriyor. Burada bu amaca yönelik olan ilave istihdamı teşvik eden kanunlar işverenin sırtından bu yükü belli düzeyde alırken bir yandan da ilave istihdam sağlanması konusunda işvereni teşvik ediyor. Örneğin; yeni asgari ücret tutarına göre ücret alan bir personel için teşvikten faydalanması halinde 733 liradan,  bin 341 liraya kadar teşvik alabiliyor” diye konuştu.

“Teşviklerin orta ve uzun vadeli etkilerini de dikkate almak gerekiyor”
     Sigortasız çalıştırmanın önüne geçmek konusunda ilave istihdam teşvikleri kısmen etkili olduğunu belirten Süphandağ, “17256 sayılı teşvik doğrudan sigortasız çalıştırmanın önüne geçmek için yürürlüğe kondu. Tabi teşviklerin bahsettiğimiz gibi doğrudan ve kısa vadeli etkileri olduğu gibi orta ve uzun vadeli etkilerini de dikkate almak gerek. Mevcut teşvikler yalnızca ilave istihdamı teşvik etmekle kalmıyor bunların dışında kadın, genç ve mesleki yeterlilik belgesine uygulanan teşvik ile genç ve kadın istihdamını ekstra teşvik ediyor. Ayrıca mesleki yeterlilik belgesi ile nitelikli işgücünü de teşvik ediyor. Bunun yanı sıra “İşkur İşbaşı Eğitim Programı” ile belli kriterlere sahip niteliksiz iş gücünü sisteme katıp işi öğrenene kadar (6 aylık süre boyunca) asgari ücrete tekabül eden tüm maliyeti işveren üzerinden alıyor. Bu da yine nitelikli iş gücünü arttırma adına önemli bir teşvik” ifadelerini kullandı.

“Teşviklere amacının ötesinde bir görev yüklenmemeli”
     Teşviklere amacının ötesinde bir görev yükleyerek işlevinin yeterli olup olmadığını değerlendirmenin vahim bir hata olduğunu dile getiren Süphandağ, “Sonuçta adı üstünde ‘teşvik’. Yani ana ekonomik ve sosyal koşulların uygun olması durumunda ilave istihdamı hızlandıracak, diğer bir deyişle işsizliğin azaltılmasını ivmelendirecek bir görev yüklenilmeli ve buna göre değerlendirilmeli. Ya da mevcut durumdaki gibi ağır pandemi koşullarında işsizliğin artmasına kısmen de olsa etki edebiliyor mu buna bakılmalı. Bundan fazlasını beklemek hatalı olur. Zaten bunun adı da teşvik olmaz. Örneğin, pandemi sebebi ile kapalı bir restoran ya da kafe, sırf devlet istihdamı teşvik ediyor diye ilave istihdam yapar mı? Ya da teşvik uygulamasında bu beklenmeli mi? Tabi ki beklenmemeli, zaten bunun için yürürlükte olan mekanizma ‘Kısa Çalışma Ödeneği’ ya da ‘Nakdi Ücret Desteğidir’ ki onun adı da teşvik değil ‘destektir’. Bakanlık tarafından açıklanan rakamlara bakıldığında 3,5 milyon kişi için Kısa Çalışma Ödeneği vasıtası ile 20 milyar yardım yapılırken yaz sonunda yaşadığımız kısmi normalleşmede 2,1 milyon kişinin işe dönüşünü teşvik edip 1,7 milyar lira harcamış. Bu da uygun şartlar oluştuğunda teşviklerin ne kadar verimli olduğunu gösteriyor” diye konuştu.


+ Benzer Haberler
» “Çalışma hayatının sorunlarını raporlarla hükümete sunmaya devam ediyoruz”
» Vak’a sayısında hızlı düşüş devam ediyor
» Günlük vak’a sayısı hızla azalıyor
» Çelikte ihracat hedefi; 23 milyon ton
» İklimlendirme sektörü ihracatta 5 milyar doları aşmaya odaklandı
» Anadolu Efes’e ‘Sıfır Atık’ belgesi
» E-ticaret ile birlikte iş gücü açığı da büyüyor
» Şirketler dijitalde daha aktif olmayı planlıyor
» Palandöken, “Emekliliği gelen esnaf sicil engeline takılmamalı”
» “İnsana yatırım yapmaya devam edeceğiz”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 18.01.2021
  Ticaret 16.01.2021
  Ticaret 15.01.2021
  Ticaret 14.01.2021
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni