• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  TİCARET SOHBETLERİ  |  FİNANS  |  İHALELER  |  TİCARET BORSALARI  |  RESMİ GAZETE

Akhisar ‘Zeytinlik Denizi’ ile ticaretin kalbi olacak

07 Nisan 2018 Cumartesi 10:00
12
14
16
18

   ► Alhat: Akhisar çiftçisi en başından beri sofralık zeytin üretmeye odaklıdır. Bunun sebebi sofralık zeytin biraz daha meşakkatli olmasına rağmen daha iyi para kazandırır. Sofralık zeytin elde edebilmek için her zeytin danesine ağaçta büyümeye başladığından sofranıza gelinceye kadar özenli korumak gerekir.

     Mustafa Alhat, Akhisar’da 2. kuşak zeytin üreticisi… Alhatoğlu markası ile üretim ve ihracat yapan Alhatoğlu Gıda Limited Şirketi Genel Müdürü Mustafa Alhat aynı zamanda Zeytin Üreticileri ve Sanayicileri Derneği(ZEYDER) Başkan Vekili ve Zeytindostu Derneği Onur Kurulu Üyesi olarak tecrübelerini sektör ile paylaşıyor.
     Akhisar’ın 1980 yıllarda tütünden kopuşu sonrasında alternatif ürün olarak yöneldiği zeytincilikteki rol model olma hikâyesini konuştuğumuz Mustafa Alhat, o dönemin önde gelen çiftçilerinin dönemin tarım teşkilatının olumsuz görüşlerine rağmen zeytin fidanlarını dikmeye başladığını anlatıyor.
     Bugün kuruluşu tamamlanan Zeytin İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yakın zamanda inşaatların başlayacağına vurgu yapan Alhat, “Buradaki yeni tesisler ile birlikte Akhisar’dan bir kilogram zeytin bile işlenmek için başka bölgelere gitmeyecek. Akhisar, ülkenin çeşitli yerlerinden getirilen çiğ zeytinlerin işlendiği, alınıp satıldığı zeytin ticaretinin kalbi haline gelecek” diyor. Mustafa Alhat ile Akhisar’ın zeytincilik konusundaki başarısı üzerinden Türkiye’deki pazarın mevcut durumu, yaşanan sorunlara yönelik çözüm önerileri ve firma olarak hedeflerine ışık tuttuk.

Akhisar, zeytincilik ile 1980 sonrası tanıştı. O günden bugüne nasıl bir gelişim yaşandı?  
     Aslında Akhisar’ın kuzeyinde Zeytinliova ve çevresinde zeytin yetiştiriciliği hep vardı. Bakanlık kayıtlarında Domat ve Uslu çeşitleri Akhisar orjinli olduğu tescillidir. Ayrıca Edremit-Ayvalık çeşidi olarak isimlendirilen zeytin ağaçlarından Akhisar ilçesine bağlı köylerde ve Kırkağaç ile Soma’da da anıt ağaç sayılacak kadar yaşlı pek çok ağaç vardır.
     Orjin bölgelerinden sayılma şartlarını taşıdığımızı düşünüyorum. Belki Bakanlık bu konuda bir düzeltme yapabilir. Eskiden elbette ekonomik boyutta bir zeytincilikten bahsetmek mümkün değildi. 1970’lerin başında rahmetli babamızın da dahil olduğu bölgenin önde gelen çiftçileri Marmara Bölgesi’nde ilk kez üretilmeye başlanan Gemlik çeşidi fidanlarını dönemin tarım teşkilatının olumsuz görüşlerine rağmen dikmeye başlamasıyla şehrin tarım deseni tütünden zeytine doğru kaymaya başladı.
     Bu fidanlar çoğalıp büyüdükçe Akhisar’da bu meyveleri işleyip pazarlayacak firmalarda gerekti. Yine babamız bu ihtiyacı görerek Akhisar’ın ilk bir kaç sofralık zeytin firmasından birini kurdu. 1990’lara kadar aktif pazarlama yaptı.
     Sofralık zeytin ve zeytinyağı işleri çok endüstriyel şeyler değildir. Yüksek eğitim ve yüksek teknoloji olmadan da “Home Made” tarzı üretilebilirler. Bu nedenle 80’lerin ortalarından itibaren Akhisar’da büyük çiftçi olup yüksek tonajlı zeytin elde edenler hem kendisinin hem de çevresindekilerin ürününü işlemeye ve pazarlamaya başladı. Bir ara kayıtlı işletme sayısı 400’leri geçti. Kayıtsız evinin altında kaçak yapanların ise hesabı belli değildi.

Günümüzde nasıl bir tablo ile karşılaşıyoruz?
     Günümüze gelirsek Akhisar’ın zeytinde hem kalite hem de miktar olarak yüksek seviyelere gelmesi bol ve uygun fiyatlı tedarik imkânının cazibesi özellikle başka bölgelerin zeytinci büyük firmalarının Akhisar’da yüksek kapasiteli modern tesisler kurmalarına neden oldu. Sonuçta ölçek büyüdükçe maliyetler azalıyor. Birde daha iyi fiyata satabiliyorlar.  Bu sayede yüksek fiyata çiftçiden zeytin alabiliyorlar. Bu saydığım nedenlerle birçok çiftçi kendi işleyip pazarlamakla uğraşmak yerine bu firmalara çiğden satmayı tercih etmeye başladı. Ama tesislerini bozmuyorlar gerekirse zeytin işlemeye hazırlar.  Mesela bu sene Domat fiyatları bir ara gevşemişti hemen aile işletmeleri devreye girdi ve fiyatlar bir anda yükseldi ve başladığı seviyenin bile üstüne çıktı.

Ağaç varlığında durum nedir?
     Yıldan yıla artan zeytin ağaçları sayesinde Akhisar’ımızda ‘zeytin denizi’ diyebileceğimiz kadar geniş alanlarda göz alabildiğince zeytinlikler oluştu.
     Bu ağaçların meyvelerin bir kısmı eskiden başka şehirlerdeki işletmelere taşınırdı. Kuruluşu tamamlanan Zeytin İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde yakın zamanda inşaatlar başladı. Buradaki yeni tesisler ile birlikte Akhisar’dan bir kilogram zeytin bile işlenmek için başka bölgelere gitmeyecek. Akhisar, ülkenin çeşitli yerlerinden getirilen çiğ zeytinlerin işlendiği, alınıp satıldığı zeytin ticaretinin kalbi haline gelecek.

Akhisar’ın sofralık zeytindeki başarı hikâyesi muhteşem… Bu başarı zeytinyağına nasıl yansıdı?
     Öncelikle altını çizerek söylemeliyim ki; Akhisar çiftçisi en başından beri sofralık zeytin üretmeye odaklıdır. Bunun sebebi sofralık zeytin biraz daha meşakkatli olmasına rağmen daha iyi para kazandırır. Sofralık zeytin elde edebilmek için her zeytin danesine ağaçta büyümeye başladığından sofranıza gelinceye kadar özenli korumak gerekir. Haşereler meyveye zarar vermemeli. İyi bakıp, irileşmesi sağlanmalı.  Sırıkla vurmadan elle tek tek toplanıp hava alan plastik kasalarda sevk edilmeli ve işletmede hemen işlenmelidir. Sofralık zeytin özeni ile işletmelere getirilen zeytinlerin içinde sofralık olarak değerlendirilemeyecek kadar küçük boyda olanlar da çıkar. İşte onları yağ için sıkarız. Yemeklik zeytin kalitesinde zeytinlerden elde edildiği için Akhisar’ın yağları düşük asitli yüksek kaliteli olur. Akhisar’da 5 farklı zeytin çeşidi yetişir. Bunların bir kısmı yeşil iken bir kısmı da siyahlaştıktan sonra toplanır. Yeşil zeytinlerin yağları Erken Hasat tabir edilen buruk-acı lezzette, siyah işlenen zeytinlerin yağları ise daha yumuşak olur. Bu farklı çeşitler sayesinde her zevke hitabeden yağları Akhisarlılar üretebilmektedir.

Siz kardeşinizle birlikte kurduğunuz Alhatoğlu firmasında bölgenizin genel eğiliminin aksine zeytinyağı üzerine yoğunlaştınız. Bunun sebebi neydi?
     Dediğiniz gibi herkes sofralık zeytine odaklı idi. Akhisarlılarca zeytinyağı işi o kadar ihmal edilmişti ki o dönemde çiftçinin emeği sömürülme boyutunda ciddi fiyat farkları vardı.  Bu ülkede çok da eski olmayan zamanlarda sadece birkaç şehrin yağları kaliteli diğer bölgeler rafinajlık olarak nitelendirilirdi. Bizden üç kuruşa alınan yağlar başka bir şehrin sınırlarına girdiğinde ne hikmetse birden değerlenirdi. Bizim bu işe soyunmamız para kazanma kaygısından değil daha çok bir şeyleri ispatlama çabasıdır. Çok şükür artık Akhisar yağları hiç bir bölgeden daha ucuza alınıp satılamıyor müstahsil hakkı neyse alabiliyor. Bunun huzuru ve gururunu yaşamak paradan daha değerli. Kazandığımız paraları da yine işimize yatırarak hedeflerimize yürümeyi sürdürüyoruz.

Peki bu başarıyı görüp sizi örnek alan başka şehirler oluyor mu?
     Yıllarca sektörün sivil toplum örgütlerinde gönüllü çalışıp şehir şehir gezdim. Deneyimlerimi aktarma ve onları cesaretlendirmeyi kendime misyon olarak gördüm. Bu aydınlanma zaten er geç olacaktı. Bunu engellemeye çalışanlar kendi haksız kazançlarının devamı gayreti ile hareket ediyorlar.  Ama süreç kartopu gibi gittikçe büyüyor ve önünde duranı ezip geçecek.

ALHATOĞLU HAKKINDA:
     Alhatoğlu firması 1998 yılında Mustafa ve Alper Alhat Kardeşler tarafından Akhisar’da kuruldu. Hem zeytin çiftçiliği hem de ürettikleri zeytini işleyen kardeşler zeytinyağı üzerine odaklanarak modern ve yüksek kapasiteli zeytinyağı dolum tesisi kurdular. Öncelikli yönelimleri şişelenmiş halde ihracat olsa da iç tüketime yönelik private label üretim de yapıyorlar. Akhisar’ın ‘Zeytinkent’ olmasına öncü rol oynayan Hüseyin Alhat’ın çocukları onun izinden giderek ülke ve bölge zeytinciliği adına daha fazla katkıda bulunmak için çeşitli sivil toplum kuruluşlarında gönüllü görev alıyorlar.

Sürecek...
Bir Sonraki ► Murat Çetin: Yastık altında bekleyen zeytinyağları lisanslı depolarda olsa DİR’e gerek kalmayacak

 


+ Benzer Haberler
» “Yastık altında bekleyen zeytinyağları lisanslı depolarda olsa DİR’e gerek kalmayacak”
» “Sektörde bilgi kirliliğine fırsat verilmemeli”
» “Prim desteği 1.5 TL olsa üretici zeytin ağacının altında yatar”
» “Üreticiye verilen destek ödemeleri arttırılmalı”
» “Vergi korkusu, üreticiyi kayıt altına almayı engelliyor”
» Bayraktar: Zeytin üretimi ilk kez 2 milyon tonu aşacak
» Zeytindeki rekor, bayram havası estirdi


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 19.09.2018
  Ticaret 18.09.2018
  Ticaret 17.09.2018
  Ticaret 15.09.2018
  Ticaret 14.09.2018
  Ticaret 13.09.2018
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni