• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

AAK Gıda, Türkiye’yi gıda bileşenlerinde Orta Doğu’nun Hub’ı yapacak

17 Ekim 2019 Perşembe 08:00
12
14
16
18

   ► AAK Gıda Türkiye Orta Doğu Afrika Genel Müdürü Tolga Tanrıöver: Türk gıda bileşenleri yenilikçi, güçlü ve dinamik yapısıyla kazandırıyor.

     AAK’ın 2013 senesinde Unipro’yu tüm markaları ile birlikte ve 2014 senesinde önemli Unilever Food Solutions’ın markası Frita’yı satın almasıyla başlayan süreç; aslında 1871 senesinde Danimarka’nın Aarhus ve 1918 senesinde İsveç’in Karlshamn şehirlerinde kurulan sonrasında 2005 senesinde gerçekleşen şirket birleşmesi ile global bitkisel yağ piyasalarının lider oyuncularından olan şirketin büyüme planının en önemli adımlarından biriydi.
     Spesiyal ve yarı spesiyal yağ çözümleri sunan AAK Gıda’nın Türkiye Ortadoğu Afrika Genel Müdürü Tolga Tanrıöver, AAK’nın Türkiye’yi gıda bileşenleri konusunda ‘hub’ olarak konumlandırdığını ifade ediyor. Türkiye pazarındaki potansiyele dikkat çeken Tanrıöver, bunu “Türk gıda bileşenleri ve gıda üreticileri sektörlerinin, yenilikçi, güçlü ve dinamik yapısıyla pek çok fırsatı içinde barındırdığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim” diye anlatıyor.
     AAK olarak “The Co-Development(Ortak Gelişim)” yaklaşımını benimsediklerini ve müşterilerinin hayalindeki ürünü onunla birlikte hayata geçirmek için çalıştıklarını anlatan Tanrıöver ile bu alandaki faaliyetleri, yeni hedefleri ve Türkiye pazarındaki gelişmeler üzerine sohbet ettik.

AAK Gıda olarak Türkiye pazarını Unilever’den Unipro’yu alarak girdikten sonra Türkiye’deki büyüme stratejiniz nasıl gelişti? Ekip sayınız, istihdam, şirket yapılanmanız nasıl?
     AAK’ın 2013 senesinde Unipro’yu tüm markaları ile birlikte ve 2014 senesinde önemli Food Solutions markası Frita’yı satın almasıyla bizler için başlayan süreç aslında, 1871 senesinde Danimarka’nın Aarhus ve 1918 senesinde İsveç’in Karlshamn şehirlerinde kurulan sonrasında 2005 senesinde gerçekleşen şirket birleşmesi ile global bitkisel yağ piyasalarının lider oyuncularından olan şirketin büyüme planının en önemli adımlarından biriydi.

Neden Türkiye’nin lider markalarının alınması AAK için bu kadar önemli?
     Buradaki iki kilit konudan birisi elbette 40 yıllık geçmişi ve uzmanlığı ile Türk pastacılık sektörünün öncü markalarını portföye katmak bir diğer konu ise – ki bu pek çok açıdan hem kişisel olarak benim için hem de ülkemiz için çok daha değerli – AAK Türkiye’yi tüm Orta Doğu Bölgesi ve Afrika için bir hub haline getirmekti. Şu anda İstanbul merkezinden iş arkadaşlarım ile birlikte bölgemize spesiyal ve yarı spesiyal yağ çözümlerini biz sunuyoruz. Tüm bu coğrafyada, hem direkt müşterilerimiz ve hem de bizimle exclusive çalışan her biri kendi ülkesinde – şehrinde lider konumdaki distribütörlerimiz ile hizmet vermekteyiz.

Türkiye pazarına nasıl bakıyorsunuz?
     Türkiye’nin tamamını kapsayan ve her karış toprağına ulaşan geniş ve prestijli distribüsyon ağımız sayesinde Türk pastacılık ve unlu mamuller piyasasına oldukça hakimiz. Türk pazarı için şunu söyleyebiliriz ki, hem Avrupa, hem Asya ve hem de Amerika kıtalarına baktığımızda bizimki kadar yetenekli ve bol çeşitli pek az pazar var.  Avrupa’da asla Türkiye ile kıyas götürmese de iyi pastacılık örneği olarak Belçika’yı gösterebilirken, Asya’da Çin ve Hindistan, Amerika’da Kolombiya ve Meksika önde geliyor diyebiliriz. Endüstriyel tarafta ise öncü pek çok yerli firmamız olduğunu, yurt dışında taklit edilen bisküvi, şekerleme, gofret ürünlerinin Türkiye’den de çıktığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Dünya’da ve Türkiye’de gıda bileşenleri ne kadarlık bir sektör? Sektörün parasal hacmi nedir? Burada nasıl bir rekabet yaşanıyor? Kaç oyuncu yer alıyor?
     Gıda bileşenleri sektörü baş döndürücü bir hızla büyüyor ve büyümeye devam edecek diyebiliriz. 2019 yılında yayınlanan çalışmalara göre 2017 yılında dünya gıda bileşenleri pazarının hacmi 298,9 milyar dolar olarak ölçülürken aynı rakam 2018 senesi için 316,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 2022 tahminleri de 400 milyar dolar olarak verilmektedir. Ülkemizde çok net veriler olmasa da hazır gıda ve ev dışı tüketimlerdeki artış gıda bileşenleri profesyonellerinin beklentilerini karşılıyor diyebiliriz. Pazarda bundan 10 yıl öncesine göre pek çok oyuncu ve pek çok yenilikçi ürün var, bunu bitkisel yağ segmenti dışında pek çok farklı gıda bileşeni için belirtiyorum diyebilirim.

Sektörün büyüme hızı nedir? Bugün sektörün gündemindeki en önemli konular, sorunlar, fırsatlar neler? AAK Gıda olarak baktığınızda Türkiye’nin bu sektördeki fırsatları neler?
     TÜİK verilerine göre pek çok sektör sıkıntı yaşarken, Türk gıda sektörü geçtiğimiz yıl 4 milyar dolar dış ticaret fazlası veren güçlü bir sektör. Son on yıllık verilere bakıldığında paketli gıdalar, unlu mamuller ve yağ sektörlerinin senede ortalama %4 ile 7 büyüme oranlarına sahip olduğunu görüyoruz ve gelecekte de benzer büyüme oranları bekliyoruz.
     AAK olarak bizim bölgemize ve ülkemize sunduğumuz en önemli hizmet ise eşsiz “The Co-Development” yaklaşımımız ki bu kavramı müşterimizin hayalindeki ürünü onunla birlikte hayata geçirmek olarak açıklayabiliriz. Elbette burada en önemli araçlarımızdan biri spesiyal ve yarı spesiyal yağ çözümlerimiz ve bir diğeri de konusunda uzman, yetenekli teknik ekibimiz diyebiliriz. “Customer Innovation Manager” olarak adlandırdığımız, Teknik Destek ve İnovasyon Müdürlerimiz ile sadece ürün için en uygun yağ çözümünde değil ayrıca üretim sürecinin her aşamasında müşterimizin her türlü soru ve sorununa çözüm getiriyoruz.

Son birkaç yıldır gıda bileşenleri konusunda talep ne düzeyde ve talebin yönü özellikle ne tür ürünlere çevrilmiş durumda?
     Gıda sektöründe pek çok farklı alanda büyüme devam ediyor, ev dışı tüketim son 10 yıldır kendine her gelir grubunda pek çok oyuncuyla yer buldu. Ayrıca pastane ve cafeler kabuk değiştirerek pek çok farklı ürünü de bünyelerine kattı, sadece bir öğünü değil günün her öğününü sunan işletmeler haline geldiler.
Dondurulmuş gıda sektörü 10 – 15 sene önce sadece bezelye, ıspanak ve belki pizza olarak karşımıza çıkarken, şimdi her türlü geleneksel yiyecek hazır ve dondurulmuş olarak raflarda.
     Ayrıca, batıdaki kadar hızlı olmasa da glütensiz, şekersiz, vejetaryen ve vegan beslenme biçimleri tüketici tarafından talep edildikçe bu ürünleri üreten sunan işletme sayıları arttı.
     Yukarıdakiler gibi sayılabilecek pek çok örnek var ama uzatmayalım; tüm bu ürünlerin üretilmesi, uzun süre sağlıklı ve taze kalması, iştah açıcı görünmesi, çıtır veya yumuşak olması gibi özellikler elbette kullanılan gıda bileşenlerinin kalitesi ve çeşitliliği ile sağlanıyor. Fonksiyonel ürün üretmek için doğru tedarikçi ve doğru bileşene ihtiyacınız var; bu arz talepte bizim sektörümüzü canlandırıyor.

Sektörün önümüzdeki yıllarda nasıl bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor?
     Dünyadaki büyüme oranlarından çok fazla sapma beklemiyoruz Türkiye’de de, hatırlarsınız 5 yıllık global projeksiyona baktığımızda 2022’ye kadar büyüme toplam %33 civarında öngörülüyor. Hem nüfus artışı hem de çalışan insan sayılarındaki artış, hem paketli gıdalarda hem restoran, cafe ve pastane tarzı işletmelerde iş hacmini arttıracaktır. Sağlık algısının artması ve genç ve orta yaşlı şehirli nüfusun etiket okuma alışkanlığı kazanmasıyla pek çok ürünün de temiz, sürdürülebilir ve kaliteli olduğu sürece varlığını devam ettireceğini düşünüyoruz.

AAK gıda olarak 2019 yılı nasıl geçirdiniz? 2020 yılı yol haritanız nedir? Yeni projeler, hedeflerinizden bahseder misiniz?
     AAK Türkiye, Ortadoğu ve Afrika ekibi 2013 yılından beri her yeni seneyi bir önceki seneden daha güçlü daha başarılı geçiriyor diyebiliriz. Elbette son aylar ülkemiz açısından çok kolay olmadı. Yine de AAK olarak Türk insanının zorluklarla mücadelede çok başarılı olduğunu biliyoruz. Türkiye’de üretim ve yatırımlarımız devam edecek, ülkemiz bölgemiz içinde merkez konumunu koruyacak, İstanbul ofisimiz ve saha satış personelimiz ile Türkiye’den bölgeyi en iyi şekilde yönetmeye devam edeceğiz.

☆ ☆ ☆

Shea yağının dünyadaki en büyük tedarikçisi oldu, 230 bin kadına güvenli ve şeffaf iş imkânı sağladı

AAK olarak global kimliğimizin bir parçası olan iki başlığı tekrar özetlemek isterim; sürdürülebilirlik ve inovasyon.
     Endonezya’nın en ücra kasabalarından, Meksika’ya, Gana’nın kırsalından İsveç’e kadar dünyanın her yerinde yağ tedariği yapıyoruz. Böylesi hassas bir işi yürütürken, geleceğimizi ve dünyamızı korumak en önemsediğimiz başlıklardan biri. Örneğin RSPO (Round Table Sustainable Palm Oil) kurucu üyesiyiz, tüm tedarikçi ve üreticileri sürdürülebilir tarım için destekliyor ve eğitiyoruz. Ayrıca sadece Batı Afrika’da bulunan Shea yağının dünyadaki en büyük tedarikçisiyiz; en güzeli de tamamen köylü kadınlar tarafından toplanan ve 2009 yılına kadar kârı hep aracılar tarafından paylaşılan Shea çekirdeği için kurduğumuz Kolo Nafaso programı sayesinde tüm aracıları sistemden çıkartarak direkt toplayıcı kadınlardan alım yapmaya başladık. AAK öncesinde çocukları okula göndermeyerek tam zamanlı çalışan yerel halk artık AAK etik kuralları sayesinde çocukları okul saatlerinde çalıştıramıyor, ödeme sadece kadınlara yapılıyor ve sezon başında mahsulüne kilo başına ne kadar kazanacağını biliyor.

     Tüm ödemeler aynı anda ve aynı rakamlar üzerinden yapılıyor, hatta kadınlar arzu ederlerse kredi sisteminden faydalanarak faiz ödemeden paralarını sezon başında alabiliyorlar ve kendi projelerine yatırım yapabiliyorlar. Gana ve Burkina Faso’da o kadar başarılı olduk ki 60 bin kadının katılımıyla başlayan projede 2019 itibarıyla 230 bin kadına ulaştık.  Dediğim gibi bir diğer önemli konu da inovasyon, AAK’nın spesiyal ve yarı spesiyal yağlar segmentlerinde bu denli başarılı olmasının nedeni dünyanın dört bir yanında açtığı inovasyon merkezlerinde gıda güvenliğinden, ürün işlevselliğinin arttırılmasına, gıda trenlerinin ürünlere adaptasyonundan daha sağlıklı çözüm arayışlarına kadar pek çok alanda gelişime katkıda bulunmaktayız. Sadece geçtiğimiz yıl San Francisco, Tokyo, Singapur ve Kolombiya’da 4 yeni inovasyon merkezi açtık ve yeniliğe yaptığımız yatırım ile AAK ekibi olarak gurur duyuyoruz.

☆ ☆ ☆

     Spesiyal ve yarı spesiyal yağ çözümleri sunan AAK Gıda’nın Türkiye Ortadoğu Afrika Genel Müdürü Tolga Tanrıöver, AAK’nın Türkiye’yi gıda bileşenleri konusunda ‘hub’ olarak konumlandırdığını ifade ediyor.  Türkiye pazarındaki potansiyele dikkat çeken Tanrıöver, bunu “Türk gıda bileşenleri ve gıda üreticileri sektörlerinin, yenilikçi, güçlü ve dinamik yapısıyla pek çok fırsatı içinde barındırdığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim” diye anlatıyor.


+ Benzer Haberler
» 80 ‘Sıcak nokta’ belirleyip, tarihi ‘halka açacaklar’
» İklimlendirmede kümelenmeyi başardılar, İzmir’e tersine sanayi göçünü başlattılar
» “Teşvikleri analiz edin, sanayiciye moral aşılayın”
» ‘Start-up’tan kansere karşı dünyaya umut aşılıyor
» Sosyetenin ‘siyah elmas’ı burs olacak
» “KDV indirimi sürekli hale gelmeli”
» Teknoloji savaşlarına dijital ihracat hamlesi
» “MB, imalatçı firmaların banka borçlarını satın alsın”
» “Sektörel Sosyal Diyalog Komiteleri mutlaka kurulmalı”
» 2023’te nakit kullanımı tarih olacak!


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 15.11.2019
  Ticaret 14.11.2019
  Ticaret 13.11.2019
  Ticaret 12.11.2019
  Ticaret 11.11.2019
  Ticaret 09.11.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni