• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

80 ‘Sıcak nokta’ belirleyip, tarihi ‘halka açacaklar’

06 Kasım 2019 Çarşamba 07:00
12
14
16
18

     2 bin 500 yıllık tarihe sahip olan Kemeraltı, Kadifekale ve Basmane bölgelerini kapsayan İzmir Tarihi Kent Merkezi’nin UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesi’ne dahil olabilmesi için geçtiğimiz günlerde ilk adım atıldı. Geçici liste adaylık başvurusu, UNESCO’ya iletilmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı’na teslim edildi. İzmir Valiliği’nin talimatı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Kalkınma Ajansı’nın koordinasyonunda Kentimiz İzmir Derneği ve TARKEM tarafından hazırlanan başvuru dosyası İzmir’in Tarihi Kent Merkezi’nin korunması ve yaşatılması için önemli dönüm noktalarından biri olacak.

     ‘Tarihi Kemeraltı’nın yeniden keşfi’ sloganıyla yola çıkan TARKEM(Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım Ticaret A.Ş.)’in Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Yüce ve Genel Müdürü Sergenç İneler ile konuştuk.
     İlk günden beri TARKEM Projesi’nin içinde olan ve hatta bir anlamda ‘hafızası’  konumundaki Uğur Yüce, 8 projenin önümüzdeki 2 yıl içinde tamamlanacağını söyledi. TARKEM’i 3 yıl içinde halka arz etmeyi planladıklarını bildiren Yüce, buradaki asıl amacın şeffaflık ve tüm İzmirli olan veya kendini İzmirli hissedenlerin katılımı olduğuna dikkat çekti.

     TARKEM projelerinin İzmir tarafından benimsendiğine vurgu yapan Yüce, “İşin sevinilen yönü; bundan sonra İzmir’i yönetecek olanların bu projenin önemini benimsemiş olmasıdır. Bunu sağlamamız yaptığımız en büyük hizmettir. Bundan sonra daha hızlı yol alınacak.  Ama asla bitmeyen bir projeden bahsediyoruz” dedi.
     Bu yıl tanıtıma ağırlık vereceklerini de anlatan Yüce, devam eden projelerin dışında ayrıca 8 yeni proje üzerinde çalışıldığını bildirdi.  Yüce, “İki yıldır ayrı bir projeyi de çalışıyoruz. Tek bir proje ile bugüne kadar yaptıklarımızı 2,5 kat arttırmış olacağız. Alan olarak ise 10’a katlanacak. Bir mahalle üzerinde çalışıyoruz” dedi.
     TARKEM Genel Müdürü Sergenç İneler ise projenin 252 hektarlık alanda 2 bin 500’e yakın tescilli binayı bünyesinde barındırdığına dikkat çekerek “Biz hala Kemeraltı’nı keşfediyoruz” dedi.

Kemeraltı’nın şehir hayatındaki önemini bir kere daha okuyucularımıza hatırlatarak başlayalım mı?
     SERGENÇ İNELER: Kemeraltı, İzmir’in üçüncü kez kuruluşuna tanıklık etmiş. M.Ö. 400’lü yılları temelinde barındırıyor. Bu alan 1500’lü yıllara kadar liman kenti, kervan ticareti nedeniyle yükseliş dönemini yaşıyor. Bu dönemde yangınlar ve depremler yaşıyor. Kent, 1500’lerin başlarında ise önemini yitiriyor. Ama 1600’lü yıllarda Osmanlı döneminde yabancılara verilen hakların etkisiyle Akdeniz çanağında yeniden çok önemli bir liman kenti haline geliyor. 1920’li yıllara kadar bu özelliğini demiryolları ve limanın gelişmesiyle sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde İzmir Tarihi Kent Merkezi’nin UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesi’ne dahil olabilmesi için başvuruda bulunduk. O dosyada da 1600-1900’lü yıllar ön plana çıkarılıyor.
     1922 yılında yaşanan İzmir yangını burayı çok fazla etkilememiş. Ancak 1950’li yıllardan itibaren kentleşme, göçler sonrasında, 1990’lı yıllarda nitelikli iş kollarının başta ayakkabıcılık olmak üzere buradan taşınmasıyla alanda çöküntü oluşmuş.  1995 yılından beri bu binaların boş olduğunu görüyoruz. Sadece Kemeraltı Bölgesi’nde bu binaların oranı yüzde 26 düzeyinde. Bu kötüye gidiş sonrasında 2007 yılında yenileme alanı ilan edildi. Alanın ondan sonra yükselişe geçtiğini görüyoruz. Dünya genelinde de baktığımızda bu alan tarihi kent merkezleri gibi bir alandır.
     Bu alanların dünya örneklerine baktığımızda;  burada yaşayan insanları, sektörleri ve yerel yönetimleri bir araya getirmişler. Çünkü hepsinin burada yapacağı şeyler var.  Sadece belediye yol alamaz, STK’lar veya özel sektör tek başına yol alamaz. Bir bütün olarak yol alınıyor. Siz bir plan çerçevesinde insanları buraya getirip, bir plan çerçevesinde yatırım yapmasını sağlayabilirseniz; işte o zaman bu alanı canlandırmak mümkün olur. Bizim de yapmamız gereken bu…

TARKEM, bu hikâyeye ne zaman dâhil oluyor?
     SERGENÇ İNELER: 2012 yılında 116 kurucu ortak ile birlikte kuruluyor.

Bu fikir kimden çıktı?
     UĞUR YÜCE: Fikir, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’ndan geldi. Bu bölgeye yatırım yapılmasını hep istedi. Burayı kalkındırmak istiyordu. Onun üzerine biz de “Araştıralım” dedik. Konuyla ilgili olarak 6 ay boyunca başarılı-başarısız aklımıza gelen her yeri inceledik.  Ondan sonra iç içe olan kamu-özel sektör yapısını önerdik.  Aziz Bey’e “Bir şirket kurulacak ve herkes burada temsil edilecek. İlk olarak etütler yapılacak. Buna 1 milyon dolar para harcanacak ve bu para geri gelmeyecek” dedik. Ortaklara da bunları peşinen söyledik.  İlk aşamada belediyenin hissesi yüzde 1 idi. İkinci fazda, 10 milyon TL’lik hisse artışına giderken, “Artık belediye büyük hissedar olmalı ve payı yüzde 30 olmalı” dedik.

TARKEM’de kimlerden destek geldi?
     SERGENÇ İNELER: O dönemde Selçuk Yaşar arıyor ve ortak olmak istiyor. Çünkü Yaşar Holding’in temelini oluşturan DYO’nun hikâyesi Kemeraltı’ndan başlıyor. Eczacıbaşı Holding temelinin atıldığı yer de burası. Bülent Eczacıbaşı bu yapının içinde yer alıyor.  116 tane İzmir’e gönül vermiş iş adamı bir araya geliyor.
     Stratejik rapor için ODTÜ’den Prof. Dr. İlhan Tekeli önderliğinde 60 akademisyen bir araya geldi. Bu bölgedeki yerel yönetimler başta olmak üzere bölgeyi ilgilendiren bütün kesimlerle konuştular. Sonrasında rapor haline getirdiler.

Rapordan çıkan ana başlıklar nelerdi?
     SERGENÇ İNELER: Kemeraltı’nın geceleri yaşamadığı, gençleri buraya çekmek gerektiği, çocukların Kemeraltı’nı bilmediği, nitelikli iş güçlerini buraya çekmek gerektiği, kreş-anaokulu yapılması, dokunun korunması gerektiği… Ama iki önemli cümle vardı. Birincisi İzmirlilerin tarihle bütünleşmesinin sağlanması gerektiği idi. İkincisi çöküntü alanlarının çökmesinin önüne geçilmesi gerektiğinin altı çiziliyordu. Rapor, bunlar yapılırsa dünya örnekleri gibi olabilir diyor.

TARKEM’i diğerlerinden farklı kılan nedir?
     SERGENÇ İNELER: Birincisi kamu-özel sektör işbirliği ile yol alması ve vizyonu… TARKEM’in asıl vizyonu; kentimizin kültürel ve tarihi değerlerini, yaşayanları yerinde koruyarak ve katılımcı yönetim anlayışıyla, kamu-özel sektör işbirliği içinde kalkındırmaktır.  Bir diğer farkımız bütün ortaklara 4 sayfalık etik sözleşmesi imzalatıyoruz. Kısacası; buradaki binaları toplayalım ve buraya iş hanı yapalım gayreti yok. Olana da karşıyız.
     UĞUR YÜCE: Aslında yerinde ve üstünde iyileştirme yapıyoruz.  Mevcut doku, buranın güzelliğini yaratıyor. Bütün mesele siz onu maalesef yerinde ve üstünde kötüleştirmişsiniz.  Benim çocukluğumda İzmirli ailelerin büyük bir kısmı bütün aileleri Havra Sokağı’ndan alışveriş yapardı.
     Bu kapsamda İzmir Tarih Projesi oluşturuldu.  Bu, projenin adı ama aynı zamanda İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 41 kişinin çalıştığı bir şube konumunda.  İzmir Tarih Strateji Planı diyor ki; “Gelin kurumlar bu alanda tarihi binalardan bazılarını edinin, kiralayın, satın alın ve restore edin.” Bu söyleme ilk cevap veren EGİAD oldu.  Seda Kaya’nın başkanlığı döneminde Yahudi cemaatinden Portekiz Havrası’nı 20 yıllığına kiraladılar ve restore ettiler. Yap-işlet-devret modeliyle yol alındı. Diğer kurumlara da bunu yapmalarını söylüyoruz, gezdiriyoruz.

Diğer kurumlar neden gelmek konusunda istekli değil?
     UĞUR YÜCE: Mali bakımdan olabilir. Cesaret göstermek lazım… EGİAD, bu cesareti gösterdi.

Bugün geldiğimiz noktada rakamlarla TARKEM’e baktığımızda nasıl bir tablo ile karşılaşıyoruz?
     UĞUR YÜCE: Geçtiğimiz günlerde sermaye artışını yüzde 98 katılım ile gerçekleştirdik. Bugün itibariyle 25 milyon TL sermayesi var.  TARKEM’in ortaklık yapısında % 38’ini kamu, %62’sini özel sektör oluşturmaktadır.  İzmir Büyükşehir Belediyesi %30’luk payı ile kamu kurumları ortaklarının başını çekmekte. Son olarak İzmir Ticaret Borsası’nın payı yüzde 1’den yüzde 3’e çıktı. İzmir Valiliği, kurulmuş bir şirkete ilk defa ortak oldu. Kültür Bakanlığı, DÖSİM(Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü) üzerinden ortağımız oldu. Bugün 150 ortağımız var.

Ortaklık yapısında kamu-özel sektörün oranı hep böyle korunacak mı?
     SERGENÇ İNELER: Hep bu denge korunacak. Dinamizminin bitmemesi gerekiyor.  252 hektarlık alanda 2 bin 500’e yakın tescilli binayı bünyesinde barındıran bir projeden bahsediyoruz. Biz hala Kemeraltı’nı keşfediyoruz.
Tescillenen bina sayısı, projeye başladığımızdan beri her geçen gün artıyor.  Burası SİT alanı… 2007 yılında da yenileme kanunu kapsamına alınmış durumda.  Yenilemede sizin elinize neşter verilir ve ameliyat yaparsınız. Planınız iyi ise iyi sonuç elde edebilirsiniz. Yenileme de elinize çok imkân veriyor.  İyi örnekler var. Kızlar Ağası Hanı, Abacıoğlu Hanı gibi… Buraları destinasyon olarak ‘sıcak nokta’ haline geldi.  Artık yemek için geldiğinizde yer bulamıyorsunuz.
     UĞUR YÜCE: Sergenç önemli bir kelime kullandı.  Sıcak nokta… Batıdaki modellere baktığımız zaman kamu-özel sektör işbirliği, stratejik plan ve yöntem…  Yöntem çok önemlidir. Kızlar Ağası Hanı’nı alıp restore ettiğinizde çevresini de ona göre şekillendiriyorsunuz.

Yani Kemeraltı’na akupunktur tedavisi mi uyguluyorsunuz?
     UĞUR YÜCE: Evet… Çünkü başka türlü olamayacağını anladık.  Sadece Kemeraltı için değil İzmir Tarihi Kent Merkezi’ne de bunu uyguluyoruz. Kemeraltı, bu projenin sadece sekizde birini oluşturuyor.
     SERGENÇ İNELER: Plan, 19 alt bölgeden oluşuyor. Biz 3 bölgeyi çalıştık.  Havralar Bölgesi burada çok önemli. 500 yıllık dip dibe sırt sırta vermiş sinagoglar var.  Dünyanın hiçbir yerinde bu yok.  Bir mücevherin üzerinde oturuyoruz. Restore edebilirse o zaman dünya destinasyonu olabiliriz.
     UĞUR YÜCE: 3 bölgeye yönelik önemli analizler yaptık.  Bu analizleri 5 üniversite ile 3 yıl çalışarak 3 milyon TL harcayarak hazırladık. Doğru analiz yapmazsanız olmaz.  Yoksa büyük yanlışlar yaparız.  Biz önce Tarihi İzmir’in emarını çektik.
     SERGENÇ İNELER: Buraların görsel envanterini topladık. Bütün mülkiyet bilgilerini raporladık ve arşivledik. Sıcak noktalar oluşturuluyor.  80 sıcak nokta olduğunu gördük. 2016 yılına kadar biz bu stratejilerin oluşturulması, sıcak noktaların belirlenmesi, ortaklık yapısının güçlenmesi başlığında çalışmalarımızı yürüttük.
     Halen 8 tane mülkümüz var.  Bugün devam eden projelerimiz; Tevfik Paşa Konakları,  Yusuf Ziya Ofisleri, Tarihi İstiklal Okulu, ALGA, Tarihi Akın Pasajı, Mavi Kortejo, 442 Sokak Ofisleri 1 ve 2 … Bunlar aynı Kızlarağası gibi sıcak noktadır.
     UĞUR YÜCE: En az bu kadar da yeni projeler üzerinde çalışılıyor.  İki yıldır ayrı bir projeyi çalışıyoruz. Tek bir proje ile yaptıklarımızı 2,5 kat arttırmış olacağız. Alan olarak ise 10’a katlanacak. Bir mahallenin üzerinde çalışıyoruz.

Peki,  bu projelerde yeşil alan nerede? Tarih ile yeşil alan entegrasyonu nasıl sağlanacak?
     UĞUR YÜCE: Alan peyzaj düzenlemeleri yapılacak. Bunları belediye ile ortak yürüteceğiz. Kaçak binaların yıkılması gerekiyor. (Tarihi olmayan) Niteliksiz ve kaçak binaların yıkılması ve buranın çevre düzenlemelerinin yapılması belediyelerin inisiyatifinde…  Burada belediye ile entegrasyon çok önemli. 

Projelerin bitiş tarihi için nasıl bir hedef belirlediniz?
    
UĞUR YÜCE: Gerçekçi hedeflerle önümüzdeki 2 yıl içinde 8 projenin tamamlanmasını hedefliyoruz.  Projelerin üzerinde ince ince çalışıyoruz. Bazen bir gayrimenkul alımı için 4,5 yıl bekliyoruz, 20 defa görüşme yaptığımız yerler var.
     SERGENÇ İNELER: İBB ile Hollandalı bir şirkete fizibilite yaptırıyoruz. Esnafın kargo hizmetlerinden faydalanmalarına yönelik bir çalışma olacak. Esnafın gündelik ihtiyaçlarına yönelik bir yapılanma olacak. Kızlarağası’nda ücretsiz internet hizmeti veriyoruz.  Bunu tüm Kemeraltı’nda yaygınlaşmak arzusundayız. İzmir Tarih uygulamasını geliştirdik. Bunu cep telefonunuza indirebiliyorsunuz.  250 tane noktayı orada tanıtıyoruz.  Günlük rotalar sunuyor.  Ayrıca tanıtım filmleri hazırladık. Tüm bunları İzmir Büyük Şehir Belediyesi İzmir Tarih ekibi ile yapıyoruz.
     İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarihi Kent Merkezi’nin iyileştirilmesi konusundaki en önemli lokomotif aktör. Burada İzmir Tarih Projesi stratejisi ile kurgulanmış tüm o yukarıda adı geçen işleri yapabilmek ve işin asıl sahibi olan kentteki vatandaşlarla buluşturmak bu alanın sahiplenilmesini arttırarak, koruma bilincinin geliştirilmesini ve iyileştirilmesini de sağlayacaktır. Bu nedenle biz tüm işlerimizi İzmir Büyükşehir Belediyesi ile beraber İzmir Tarih Stratejisine göre yapmaktayız.
     Sosyo kültürel açısından da faaliyetlerimiz var. İletişim olarak İBB ile birlikte yol alıyoruz. Her ay bir mahalle seçiyoruz ve oraya gidip orada yaşayanları dinliyoruz. Hayallerini dinliyoruz. “…. için Söz İstiyorum” başlığı ile onların fikirlerini projeye dahil ediyoruz. Kalıcı yönetim anlayışını benimsedik. Yaşar Üniversitesi ile birlikte 160 farklı ürünü kapsayan hediyelik eşya konusunda bir çalışma yaptık. Bilgilendirme amaçlı animasyon filmleri yaptırdık. Sosyal medya yönetimini de biz yapıyoruz. Böylelikle İzmir Tarih Projesini çok daha geniş kitlelere yayabiliyoruz.
     “kemeraltı.com.” alan adresini aldık.  İzmir’i keşfetme filmleri hazırlıyoruz.  Özel tanıtım broşürleri hazırlıyoruz. Tarihi Kent Merkezi’ne Yolculuk adındaki kitap Haziran ayında basılacak. Ayrıca 500 kişinin oynadığı kültür hazinelerini bulmaya yönelik bir günlük 150 farklı rota üzerinden Hazine Avı Yarışması’nı yaptık. Gençlerin Kemeraltı’na girmesini sağladık. Bir günde 12 kilometre yürüdüler. Çok eğlenceli bir etkinlik idi. İzmir’de yaşayan gençlerin İzmir’i keşfetmelerini sağladık. Gönüllüler ile yarışmacıların bir araya geldiği güzel bir etkinlik idi. Örneğin; yüzde 86’sının Aya Vukla Kilisesi’ne ilk defa geldiğini gördük. 3 bin TL nakit ödülü vardı. Ödül törenine 300 gencimiz katıldı.

2012’den bugüne bu projeleri yaparken en çok hangi başlıklarda zorlandınız?
     UĞUR YÜCE: Bu işin olmazsa olmazı kamu-özel sektör işbirliğindeki bütün aktörlerin buraya ortak olmasını sağlamak en zor olanı idi. 4 yıldan fazla zamanımızı aldı. Ticaret Bakanlığı, önce Odaların ortaklığını reddetti. Bunu aşmak için çok ciddi çaba harcandı. Vilayet ve Kültür Bakanlığı sonra ortak oldu. Ama bu işin başarısı için stratejik raporda olan tüm paydaşların aktörlerin bir arada olması lazımdı. Olmazsa olmaz bu idi. Stratejik Raporu hazırlamak kolay oldu ama bunun getirdiği olmazsa olmazları gerçekleştirmek güç oldu.
     İkincisi, bürokrasi… Bilhassa belediye bürokrasisi… Belediye başkanlarının bile aşmakta çok güçlük çektiği bürokrasi ile karşı karşıya kaldık.  Kurulun güvenini kazanmamız ve bizim işlerimize öncelik sağlamalarını sağlamamız inanılmaz zaman aldı. Onlar da çok haklı. 1 numaralı Kurulun elinde 26 bin dosya var ve bunun 12 bin tanesi tarihi alan ile ilgili. Kurul bizden gelen talepleri artık ilk toplantısında gündeme alıyor. Bunları ancak karşınızdaki insanlara iyi niyetinizi anlatarak yapabilirsiniz.
     Bu şirketin özelliklerinden bir tanesi; kar payı, huzur hakkı yok. Harcırah yönetmeliğimiz dahi yok.  Yoğun çalışıyoruz ama herkes kendi cebinden harcama yapıyor. Burada çok güzel bir gönüllülük esası var. Ortaklara “Bu şirket bir temettü şirketi değil, kazandığını buraya yatırır” diye baştan söyledik.

TARKEMİ KESİNLİKLE HALKA AÇACAĞIZ
Sonuçta bu yapılanmanın büyümesi gerekiyor. Peki, ortak olmak isteyenler nasıl ortak olacak?
     Biz bu şirketi 3 yıl içinde halka açacağız. O zaman ‘Ben treni kaçırdım’ diye kimse üzülmeyecek. Burada öncelikli hedefimiz SPK kurallarına bağlı bir şirket haline gelip, daha da saydam ve şeffaf olmak.  Denetlenen bir şirket olmak önceliğimizdir. Halka açılarak arzu edenin de bu şirkete ortak olmasını istiyoruz. Ancak ortaklarımız şu anda hisselerini arttıramıyor. Burada bir denge var. Bu akvaryum içine pirena ve köpek balığı sokmadık. Buna çok dikkat ettik. Ortaklarımızın hepsi yüzde 1 pay ile ortak olabilirler.  Onlar buraya bir sosyal sorumluluk projesi olarak girdiler. Onlar da ‘Sokak yıkayım, baştan yapalım’ demiyor. Bir algı yarattık. Bir taraftan da model kurmaya çalışıyoruz. İşin sevinilen yönü; bundan sonra İzmir’i yönetecek olanların bu projenin önemini benimsemiş olmasıdır. Bunu sağlamamız yaptığımız en büyük hizmettir. Zorlanacağımızı işe başlarken biliyorduk ama zevkli olan da bu.  Bundan sonra daha hızlı yol alınacak.  Ama asla bitmeyen bir projedir. 

Gençler bu projenin neresinde?
     UĞUR YÜCE: Gençler burada çok önemli. En zorlandığımız konu; üniversiteler ile olan işbirliğimizdir.  Her yeni gelen rektöre anlatıyoruz. İlgili bölümlerin atölye çalışmalarını buraya taşımalarını istedik. Burası yaşayan bir atölye konumunda. Buradan daha fazla yararlanmak lazım… Hüsnü Özyeğin’e  “mutfak sanatları”  için bir teklif sunacağız.

Bu sistemin içine şirketsel bir çekim alanı yaratabilir miyiz?
     UĞUR YÜCE:  Şirketler ile de görüşüyoruz. İzmir Ticaret Borsası tarihi alana taşınmayı düşünüyor.

Bu rol modeli, talep edilmesi halinde Türkiye’deki farklı illerin kullanımına da sunar mısınız? Danışmanlık yapar mısınız?
     UĞUR YÜCE:  Tabi ki seve seve, bedavaya bu desteği veririz. Biz bu anlamda fazla bilinmiyoruz. Yeni yeni dışa açılıyoruz. 2019 yılı, kendimizi daha çok anlatacağımız bir yıl olacak.  Özel bir sunum için hazırlanıyoruz. Ulusal ve yerelde İzmirli işadamı ve gazetecileri ağırlayacağız. 2019 tanıtım yılı olacak.  Bizim çağrımıza ilk cevap veren EGİAD’ı diğer kurumların takip etmesini çok istiyoruz. EGİAD gençlerini faaliyetlerimize katılmaya davet ediyoruz.  Önümüzdeki günlerde 4 olan kadın yönetim kurulu üye sayımızı 8’e çıkarmak istiyoruz.


+ Benzer Haberler
» İzmir’i teknoloji üssü yapmak için üniversitelere “Güç birliği yapalım” çağrısı
» İklimlendirmede kümelenmeyi başardılar, İzmir’e tersine sanayi göçünü başlattılar
» AAK Gıda, Türkiye’yi gıda bileşenlerinde Orta Doğu’nun Hub’ı yapacak
» “Teşvikleri analiz edin, sanayiciye moral aşılayın”
» ‘Start-up’tan kansere karşı dünyaya umut aşılıyor
» Sosyetenin ‘siyah elmas’ı burs olacak
» “KDV indirimi sürekli hale gelmeli”
» Teknoloji savaşlarına dijital ihracat hamlesi
» “MB, imalatçı firmaların banka borçlarını satın alsın”
» “Sektörel Sosyal Diyalog Komiteleri mutlaka kurulmalı”


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 09.12.2019
  Ticaret 07.12.2019
  Ticaret 06.12.2019
  Ticaret 05.12.2019
  Ticaret 04.12.2019
  Ticaret 03.12.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni