• Anasayfa  • Künye  • Kurumsal  • Reklam  • Üyelik  • Arşiv  • Site Haritası  RSS 
YAZARLAR  |  GÜNCEL  |  GÖRÜNTÜLÜ  |  ÖZEL  |  SOHBETLER  |  FİNANS  |  İHALELER  |  BORSALAR  |  RESMİ GAZETE

2023’te 72 Milyar $ ihracat hedefi

23 Nisan 2019 Salı 14:00
12
14
16
18

2023’te 72 Milyar $ ihracat hedefi

   ► “TİM 2023 Stratejisinde Tekstil ve Hazır Giyim Sanayilerimiz için toplam 72 Milyar Dolar ihracat hedefi öngörülmektedir”

           HABER MERKEZİ     
    5’inci Ulusal Pamuk Zirvesi Sonuç Bildirgesi Ulusal Pamuk Konseyi’nce yayımlandı. Ulusal Pamuk Konseyi, 13 Nisan 2019 tarihinde Kahramanmaraş’ta, ‘Tohumdan Hazır Giyim’e Yerli Pamuk’ sloganıyla düzenlenen ve ilgili bakanlıklar ile pamuk sektörünün üretici, tüccar ve sanayici kesimlerinden iki yüzü aşan sayıda temsilcinin katıldığı 5’inci Ulusal Pamuk Zirvesi’nin sonuç bildirgesini sundu.
     Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Bertan Balçık yayınlanan bilgirgede, zirvede Türkiye pamukçuluğunun sorunlarının tohumdan hazır giyime uzanan katma değer zincirinde yer alan bütün kesimlerin bakış açılarından ele alınıp değerlendirildiğini ve çözüm önerilerinin ortaya konduğunu söyledi. Balçık, “Bununla birlikte Tarım ve Orman Bakanlığımızın sorunlara yaklaşımı,  çözüm için yapılanlar ve sektörümüzün ülke ekonomisine katkısının daha da geliştirilmesi için yapılması planlananlar dile getirildi” diye konuştu.

“72 Milyar Dolar ihracat hedefi”
     Balçık, Türkiye’nin de üyesi olduğu Uluslararası Pamuk Danışmanları Komitesi (ICAC), 2017-2025 döneminde dünya elyaf tüketiminin 121 milyon ton’a, kişi başına pamuk tüketiminin de 3,5 kilodan 4 kiloya çıkmasını öngördüklerini kaydetti. Bu artışın yüzde 28 kadarının pamuk sektörünce karşılanacağına ve bunun pamuklu tekstil ve hazır giyim sanayileri için büyük bir fırsat içerdiğine dikkat çeken Balçık, “Bir başka deyişle, halen 26.27 milyon ton bandında seyretmekte olan dünya pamuk tüketiminin dönem boyunca 7 milyon ton kadar artarak 33 milyon ton seviyesine çıkacağı tahmin edilmektedir. Tekstil ve hazır giyim sanayilerimiz hali hazırda dünya pamuk tüketiminde 1 milyon 475 bin ton ile yüzde 5,5 paya sahiptir. Anılan dönem zarfında bu oranın korunabilmesi için tüketimin her yıl 50 bin ton kadar aratarak dönem sonunda 1 milyon 850 bin ton seviyesine ulaşması gerekmektedir. Öte yandan, Sayın Cumhurbaşkanımızca açıklanan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 2023 Stratejisinde Tekstil ve Hazır Giyim Sanayilerimiz için toplam 72 Milyar Dolar ihracat hedefi öngörülmekte olup, bunun için yaklaşık 4 milyon ton pamuğa ihtiyaç duyulacağı hesaplanmaktadır” ifadelerinde bulundu.

“Pamuk sektörünün önü açık”
     Türkiye’de pamuk sektörünün önü açık olduğunu dile getiren Balçık, “İhracat geliri, cari fazla ve sınaî istihdam değerleriyle ülkemiz ekonomisinin lideri olan Tekstil ve Hazır Giyim sanayilerimizin giderek artacak ihtiyacını karşılamak üzere, bütün imkânlarımızı seferber ederek daha fazla ve daha kaliteli pamuk üretmeliyiz. Bunun için üretimdeki sorunlarımızı hızla çözerek potansiyel kapasitemizi azami düzeyde gerçeğe dönüştürmemiz gerekiyor. Zirve’de yapılan görüşmelerden anlaşılmıştır ki, sorunlarımız konusunda gerek sektörümüzün farklı kesimleri, gerekse sektörümüz ile bakanlığımız yetkilileri arasında tam bir mutabakat vardır. Sorunların çözümünün olmazsa olmaz koşulu ve başarılı sonuçlar için gerekli sinerjinin temel kaynağı olan bu mutabakat geleceğe ümitle bakmamıza neden olmaktadır” dedi.

“Destek primleri aynı dönemde ödenmeli”
     Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Bertan Balçık, 5’inci Ulusal Pamuk Zirvesi’nde pamuk tarımı ve pamuklu tekstil ve hazır giyim sanayilerimizde sürdürülebilir bir gelişme için fikir birliğine varılan önerileri şöyle sıraladı; Pamuk üretiminde girdi fiyatlarının rakip ülkelere kıyasla çok yüksek olmasından kaynaklanan maliyetleri dengelemek üzere pamuk destekleri her yıl enflasyon oranında artırılarak sürdürülmelidir. Bu destek, tekstil sanayimizin ihtiyacının tamamını karşılamak bir yana, mevcut üretimin sürdürülmesi için de elzemdir. Destek miktarının belirlenmesinde alternatif ürünlere gümrük korunması sağlayan dolaylı destek politikaları da dikkate alınmalıdır. Destek primlerinin, halen yapıldığı gibi üretimi izleyen yılda değil, aynı üretim yılı içinde ve ekim sezonunda ödenmesi üreticilerimizi kredi maliyetlerinden kurtaracak, dahası ekim kararlarına ışık tutarak desteklemenin asıl amaçlarından olan yönlendirmeyi sağlayacaktır. Mevcut pamuk alanlarında ekonomiklik, çevrenin korunması ve sosyal açılardan pamuğa eşdeğer bir ürün seçeneği bulunmadığı için, destekleme için öngörülen “münavebe” koşulu, pamuk özelinde yeniden değerlendirilmelidir.

     Yabancı ot mücadelesi, hasat öncesi defolyant uygulaması, hasat ve hasat sonrası depolama, çırçırlama işlemlerinden kaynaklanan verim ve kalite kayıplarını ve yabancı madde bulaşmasını (kontaminasyon) önlemek için gerekli tedbirler acilen alınmalıdır. Çırçır ve preseleme işletmeleri günümüz ihtiyaçları doğrultusunda rehabilite edilmeli, mevcut çalışma usul ve esasları gözden geçirilerek yenilenmelidir. Kaliteli elyaf, GDO’suz yerli çeşitlerin geliştirilmesi ve bağımsızlığımız adına “Yerli Pamuk Tohumculuğumuz” desteklenmelidir. İklim değişikliğinin yarattığı belirsizliklere karşılık hasadı en kısa sürede tamamlayıp, ürün verimi ve kalitesini koruyabilmek için makinalı hasat yaygınlaştırılmalı, bu amaçla; Makinalı pamuk hasadı müteahhitliği teşvik edilmeli, İkinci el makine ithalindeki sınır 10 yaş’a çıkarılmalı, ancak ekonomik ömrünü doldurmuş makine girişini önlemek üzere, ithal makinelerin büyük revizyonla yenilenmiş olması ve bunun yetkili kurumlarca tevsiki zorunlu kılınmalıdır.

     İş güvenliği, çocuk işçi çalıştırılması gibi, sürdürülebilirliğin sosyal tehditlerini bertaraf edebilmek için İyi Pamuk Uygulamaları (İPUD, BCI), Organik Pamuk vb sertifikasyona tabi üretim programları teşvik edilmelidir. Son üç yıldır ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılar, kısa vadede jeopolitik ve risklerin yaratmış olduğu finansal güçlükler, sınai girdilerdeki tekelleşmenin yarattığı zorluklar ve uluslararası markaların güçlenmesiyle birlikte artan fiyat baskısı altında zorlanan tekstil ve hazır giyim sanayicilerimizi rahatlatacak çözümler geliştirilmelidir. Türkiye ile Pakistan arasındaki olası Serbest Ticaret Anlaşması (STA) Tekstil ve Hazır Giyim sektörleri üzerindeki en büyük tehdit konumundadır. STA’nın haksız rekabeti engellemek üzere alınan tedbirleri bertaraf etmemesi için Ek Vergi ve Damping’e tabi ürünler STA kapsamı dışında tutulmalıdır. UPK Başkanı Bertan Balçık, katılımcılar tarafından ilgiyle izlenen, hararetli tartışmalara sahne olan ve yer seçimindeki öngörüye uygun olarak, üretimin yanı sıra pamuğa dayalı sanayimiz sorunlarının da görüşülmesine imkan veren toplantının şu sözlerle sona erdiğini açıkladı: “Bizler üretici, tüccar ve sanayici; ülkemiz pamuk sektörünün ayrılmaz birer parçası olarak, ulusal çıkarlarımızı daime her şeyin üzerinde tutarak, “sürdürülebilir yerli üretim” ve “daha müreffeh bir Türkiye” için, ayni azim ve kararlıkla çalışacağız.”


+ Benzer Haberler
» Türk Eczacıları Birliği hakkında soruşturma açıldı
» “Servis ücretler belirlenmeden anlaşma yapmamalı”
» ASELSAN’dan tarihi sipariş rekoru
» Trafik kazalarında son on yılda 52 bin 95 kişi yaşamını yitirdi
» Ege Perla Bilim Şenliği yoğun ilgiyle devam ediyor
» Haziranda dış borç stoku 122,9 milyar dolar
» Şakir Süter Gazetecilik Yarışması’ndan Ticaret’e ödül
» İhracatı ikiye katlayacak URGE Projesi start alıyor
» İzmir’de konut satışları azaldı
» ‘Endüstriyel pazar yeri’ neeksik.com açıldı


ÇOK OKUNANLAR
bu hafta | bu ay
Foto/Video Galeri
  Ticaret 22.08.2019
  Ticaret 21.08.2019
  Ticaret 20.08.2019
  Ticaret 19.08.2019
  Ticaret 17.08.2019
  Ticaret 16.08.2019
Para Piyasaları
Hava Durumu
Takvim
Üye Giriş
E-Posta :
Şifre :
Beni Hatırla
     
      Üye Olmak İstiyorum
      Şifremi Unuttum
Bu sitenin tüm hakları saklıdır Ticaret Gazetesi    rt.moc.isetezagteracit @ ofni